13.5.10

Başbakan, Mehmet Akif Dalcı'yı hatırlar mı?



Başbakan Erdoğan'ın "Birileri 1 Mayıs'ı kopara kopara aldık diyor. Kimsenin bu iktidardan kopara kopara aldığı bir şey yok. Bu böyle bilinsin" demesi karşısında BirGün yazarı Mehmet Süha Alparslan, Taksim için verilen mücadeleyi ve özellikle de 1989 yılı 1 Mayıs'ında Taksim'e çıkmak isteyen grubun içinde polisin ateş açması sonucu alnından vurulan 18 yaşındaki Mehmet Akif Dalcı'yı hatırlattı.

Alparslan'ın işte o yazısı yazısı


77 katliamının üzerinden 12 yıl, Türkiye devrimcilerinin üzerinden silindir geçeli ise 9 yıl olmuştur.
Kitle pasifikasyonu alabildiğine sürmekte, askeri-sivil cezaevleri tıka basa dolmaya, sosyalist sistem ise çatırdamaya devam etmektedir.
Umutsuzluk, yılgınlık henüz aşılamamıştır.
Sıkıyönetim mahkemelerinde toplu davalar dava olmaktan çıkmış, yargısız infaza dönüşmüş durumdadır.
Yine 1 Mayıs yaklaşmaktadır.
Sübjektif koşulların alabildiğine olumsuzluğuna karşın, 1 Mayıs’tan Taksim’den vazgeçmek söz konusu değildir.
Her ne pahasına olursa olsun.
Şişhane’de toplanan devrimciler, meşhur Şişhane yokuşunu ağır ağır çıkmaya başlar.
Hedef Taksim’dir.
Önlerinde uzun bir mesafe vardır.
Yüreklerde Kazancı yokuşunda hayatlarını kaybeden 36 can.
Güvenlik güçleri derhal müdahale ederler devrimcilere.
Durumdan kendisine vazife çıkartan trafik polisi Mehmet Kazım Çakmakçı silahını devrimcilere doğrultur.
Mehmet Akif Dalcı alnının tam ortasına isabet alır.
Oracığa yığılıvermiştir M. Akif Dalcı.
1977’den 12 yıl sonra İstanbul’un bir başka yokuşunda, M. Akif Dalcı hayatını kaybetmek üzeredir.
Düşünür, genç devrimci M. Akif Dalcı.
İstanbul’un ne tepesi biter, ne yokuşu; hayatını bu mücadelede ne ilk kaybedendir, ne de son.
Oracıkta can verir.
M. Akif Dalcı’nın arkadaşları 68’in o meşhur sloganının bilincindedir.
“Barikatlar yolları kapatır, ama perspektifleri açar.”
Uzun süre Şişhane yokuşunda direneceklerdir.
Taksim’e doğru giden yolda ilk barikattır “Şişhane barikatı”.
Sonraları, daha sonraları her 1 Mayıs’ta ne sendikacısı, ne işçisi, ne devrimcisi 1 Mayıs’ta Taksim’den vazgeçer.
Bugün Taksim 1 Mayıs alanı oldu ise, 500.000 emekçi, genç, devrimci, öğretmen alanı doldurdu ise, bu coşkunun perde gerisinde M. Akif Dalcı’ların hayatları, mücadele perspektifleri vardır.
İktidarın bir lütfu falan değildir 1 Mayıs 2010.
M. Akif Dalcı’yı arkadaşları unutmaz.
Grup Yorum ona bir ağıt yakar, şimdi dilden dile geçen,
Onu yaşatan.
Devrimcilerin direnme azimlerini artıran.
1 Mayıs 2010’da alanda,
1 Mayıs alanında M. Akif Dalcı’nın türküsü de söylenmiştir.
O gün yüreğimizde mavzer
Güneş kırmızı yakıyor
Beş bin kardeş yürüyor güneşe
Mehmet kavgayı öğretiyor.
...
Zapt ettiğimiz alanlarda
Sesini tanıyacağız
Kanımızla yazıyoruz tarihi
Haklıyız, kazanacağız.