21.4.10

İŞŞİZLİK GERÇEK BİR SORUN


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, TOBB'a yaptığı ‘bir işçi alın, işsizlik sorunu çözülsün’ önerisi ile başlayan polemik sürüyor. patronlara “Talepleriniz hiç bitmiyor" diye çıkışan Başbakan, “Bir kişi alın dedim. Bunu hükümete saldırı aracı olarak kullanmaya kalktılar. Bırakın maaşınızı da biz ödeyelim o zaman” diye belirterek tartışmayı sürdürdü. Patronlar ise yasal düzenleme istiyor. Ancak dikkat çekici olan şu, Başbakan toplantıda, işsizlik için “sanal” demişti. Şimdi ise, “Devasa ve aciliyet arz eden bir konu” diye belirtiyor.
Başbakan Erdoğan, parti grup toplantısında ekonomik gelişmelere ve işsizlik rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İşsizlik oranının Ocak ayında yüzde 14,5 olarak açıklanmasının yanlış bir değerlendirme olduğunu belirtti. Mevsimsel olarak oranların her zaman yüksek çıktığını ileri sürdü. TÜİK, Ağustos’tan beri yüzde 13 düzeyinde seyreden işsizlik oranının, Ocak 2010’da bir önceki aya göre 1 puan arttığını açıklamıştı. İşsizlik oranlarının tırmanışını sürdürerek 3 milyon 591 bin kişiye ulaştığı Ocak ayında, 476 bin kişi işsiz kaldı. Verilere göre, hâlâ 4 gençten 1’i işsiz, 827 bin kişinin de iş umudu kalmadı.
‘İŞSİZLİK SANAL BİR SORUN’ DEMİŞTİ
Başbakan, grup konuşmasında daha önce “sanal bir sorun” dediği işsizlik konusuna değindi, sözü TOBB ile tartışmaya getirdi. Erdoğan şöyle konuştu: “Çok açık söyledim; önce bu alanda üzerlerine düşenleri yapacak olurlarsa, o zaman bunun, şu milli sorun haline gelen istihdam konusunda bir katkısı olacağını düşünmelidirler. Ortalama bir kişi alın' dedim. Ama bunu bile hemen hükümete saldırı aracı olarak kullanmaya kalktılar. Hep siz vereceksiniz. Hükümet verecek.... Bırakın maaşınızı da biz ödeyelim o zaman.”
Erdoğan, patronlara yüklenmeyi sürdürdü. 7,5 yıldır özel sektöre her türlü desteği sağladıklarını ifade etti. “Biz özel sektör için ön adım atıyoruz, özel sektörümüzün de bir adım atmasını beklemek hakkımızdır diye düşünüyorum” dedi. Erdoğan şöyle devam etti: “İşsizlik gibi devasa ve aciliyet arz eden bir konunun, sadece ve sadece hükümetin, kamunun gayretleriyle çözülemeyeceği aşikârdır.”
KİM NE DİYOR?
Tartışma sadece Başbakan ile TOBB arasında kalmadı. Köşe yazarları ve ekonomistler konuyu tartışmayı sürdürdü. Uzmanlar, önerinin gerçekçi olmadığını tekrarladı.
Güngör Uras, bir an önerinin yaşama geçtiğini kabul ederet, 1 milyon kişinin istihdamın maliyetine dikkat çekti. “1 milyon kişiye iş, 10.6 milyar TL ücret 3.7 milyar TL vergidir” diyen Uras şöyle belirti: “Erdoğan’ın iyi niyetini takdir edelim ama görülüyor ki, işyerlerinin birer kişiyi işe almalarıyla işsizlik sorununu çözmek mümkün değil”
26 BAKANLIK 400 BİN KİŞİYE İŞ SAĞLAR
Ekonomi yazarı Erdoğan Aktaş, konuya “kamu sorumluluğu”ndan yaklaştı. Şöyle dedi: “TOBB’un üyeleri fedakârlık yaparak, birer kişiye iş imkânı yaratırken en büyük işveren olan devlet de herhalde boş durmayacak. Türkiye’de 26 bakanlık, bu bakanlıklara bağlı olarak da merkezde faaliyet gösteren 40’a yakın bağlı ve ilgili kuruluş var. 26 bakanlığın her biri en az 1.000 kişi istihdam edebilir. Bakanlıklara bağlı ve ilgili kuruluşların gücü de herhalde 500’er kişi istihdam etmeye yetecektir. Bakanlıklar 26 bin kişi, bakanlıklara bağlı kuruluşlarla ilgili kuruluşlar 20 bin kişi, valilikler 8 bin kişi, illerdeki resmi kuruluşlar en az 20 bin kişi, hastane, okul ve camiler 320 bin kişi. Yani toplamda devlet de neredeyse 400 bin kişiye iş imkânı yaratacak.”
HÜKÜMET TARAF’I
Taraf gazetesinden Süleyman Yaşar, tartışmaya “İşadamları Başbakan Erdoğan’a niye karşı” diye sorarak katıldı. Yaşar, vergi ve sosyal güvenlik primleri gibi düzenlemelerle sosyal güvenlik açığına aktarılması planlanan bütçeye dikkat çekti, “Peki, bütün bu paralar devlet tarafından karşılanmasaydı kimin cebinden çıkacaktı? İşadamları, bu paraları, ödemek zorundaydılar. Kendilerine sağlanan kolaylıklara rağmen işadamları, ‘işçi alın, istihdamı arttırın’ denince, bunun serbest piyasa ekonomisine aykırı olduğunu ileri sürüyorlar. Peki, aldığınız devlet yardımları serbest piyasa ekonomisine uygun mu? Değil. O halde serbest piyasa koşullarını ileri sürerek savunma yapamazsınız” diye yazdı.
BAŞBAKAN KENDİNİ TEKZİP ETTİ
Hürriyet gazetesinden Erdal Sağlam, “Hani işsizlik ‘yapısal sorun’ değildi” diye sordu. Başbakan’ın, “sanal sorun” açıklamasını hatırlatan Sağlam, “Başbakan dün TBMM Grup toplantısında da bu söylemini devam ettirdi ama bu kez işsizlikle ilgili kayıtdışı ekonomi üzerinde çok durdu. Yani ilk söylediğini fiilen tekzip etmiş oldu. Çünkü işsizliğin kayıtdışı ile ilgisi, zaten yapısal sorun olduğunu gösterir” diye belirtti.

SÖNMEZ: İLAHİ BAŞBAKAN
İktisatçı Mustafa Sönmez ise yaptığı değerlendirmeye “İlahi Başbakan” diye başlamıştı. Şöyle devam etmişti: “Absürtlükte devamlılık esastır. Duyan da, Türkiye’de 1,3 milyon ‘sömürücü’ girişimci olduğunu sanır. Başbakan da sanır ve inanır. Ama, gerçeği öğrenince, bunun hesabını soracaktır, beni yine yanılttınız, diye. Çünkü 1,3 milyon TOBB üyesinin üçte ikisi, yani 787 bini 3 kişilik işyeri sahipleri!... Adamcağız, 3 kişilik işyerine, nasıl yeni bir işçi eklesin?..10’dan az işçisi olan kuruluşlar toplam kayıtlı işyerlerinin yüzde 85’inin üstünde. Ortalama çalışanı 4’ü bile bulmayan ama sayıları 1 milyon 140 bini bulan küçük işyerlerine, hem de “hür teşebbüs düzeni”nde, “işçi al” emri, abesle iştigal değil de nedir?” Sönmez, bu tartışmanın geçmiş yıllara göre büyümesine ilişkin ise, “Başbakan biraz şov yapıyor. Dönüp seçmene diyor ki; ben sizin için gerekirse bunlarla da çatır çatır kavga ederim, sizin sorununuzla ilgiliyim. Bu mesajı vermeye çalışıyor" demişti