23.4.10

Onları Korumak Şuça Ortak Olmaktır..


Siirt’te 14 yaşındaki ilköğretim öğrencisi H.T’nin rehberlik öğretmenine, okul müdür yardımcısı tarafından taciz edildiğini anlatmasıyla ortaya çıkan olay Eğitim Sen tarafından kınanırken sorumluların ortaya çıkarılması istendi.
Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Siirt’te gerçekleşen vahşi olaya karşı yazılı bir açıklama yaparak olayın sorumlularının ortaya çıkarılmasını istedi. Eğitim Sen MYK tarafından yapılan açıklamada yaşanan vahşi olayın, “Çocuk istismarının, toplumun muhafazakarlık görüntüsü altında yaşadığı yozluğun, kız çocuklarına yönelik bir tecavüz olayında dahi zanlı erkeklerin adının gizlenmesine yol açan ‘dayanışmacılık’ın tüyler ürpertici boyutlarını gözler önüne” serdiği kaydedildi.
'TÜYLER ÜRPERTİCİ'
Eğitim Sen MYK açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Siirt’teki tecavüz vahşeti 14 yaşındaki HT’nin rehberlik öğretmenine, okul müdür yardımcısı F.K. tarafından taciz edildiğini anlatması ve olayın savcılığa iletilmesiyle ortaya çıktı. Soruşturmada 14 yaşındaki ilköğretim öğrencisinin, ablasının da ilköğretim 5. sınıftayken benzer istismara maruz kalarak okulu terk ettiği ve ayrıca bu iki kız kardeş gibi çok yoksul ailelerden gelen başka kız öğrencilerin de istismara maruz kaldığı ortaya çıktı. Savcılığın başlattığı soruşturma esnasında yaşları 16-70 arasında olup aralarında ilde tanınmış ailelerden erkeklerin de bulunduğu yüzün üzerinde kişinin ifadesi alındı. Şimdiye kadar ifadesi alınanlardan 25 kişinin tutuklandığı tüyler ürpertici istismar olayı, geleneksel aile değerlerini ön plana çıkaran, korumacı-dayanışmacı bir görünüm sergilemeye çalışan muhafazakar bir iktidar döneminde ve muhafazakarlığı ile ön plana çıkan bir ilde ortaya çıkması üzerinde durmaya değerdir.”
'İNSANLIK SUÇUNA ORTAK OLMAYIN'
Eğitim Sen MYK ilde olayın ve olaya karışanların gizlenmesine yönelik çabanın da ayrıca önemli, üzerinde durulmaya değer olduğuna dikkat çekerken, açıklama şöyle devam etti: “Duyarlılıkla ve hassasiyetle üzerinde durulması gereken durum, ilköğretim çağındaki kız öğrencilerin yoksulluklarını, ailelerinin çaresizliğini fırsat bilen yüzün üzerindeki kişinin tecavüzüne uğramış olmaları mıdır yoksa Siirt’in adının ya da Siirt’in tanınmış ailelerinin, esnafının, resmi görevlilerinin korunması mıdır? Kentin adını, tanınmış aileleri ya da resmi görevlileri korumaya çalışanlar bu insanlık suçunun ortakları olmaktan kurtulamazlar.”
AKP'li vekilin akrabası da zanlılar arasında
Sİİrt Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polisler iki yıldır olayı bilmesine ve tecavüz akışını takip etmesine rağmen, müdahale etmedi. Zanlıların arasında asker ve polis olmasının müdahalenin gecikmesine neden olduğu yönündeki kuşkuları arttırdı. Özellikle polislerin olayın akışını takip etmelerine rağmen, mağdur kız çocuğunun Rehberlik Öğretmeni'ne durumu anlatmasıyla olay açığa çıktı. Eğer Rehberlik Öğretmeni diğer Müdür Yardımcısı'na olay anlatmasa ve şikayet edilmeseydi, bu skandal tecavüz olayı hala sır gibi korunacaktı.
AKP’Lİ ŞEYH VE İMAMLAR DA VAR
Soruşturma kapsamında 2 yıldır devam eden tecavüz olayının başaktörlerinden Gazi İlköğretim Okulu Müdür Yardımcısı Fahrettin Kuzu'nun ise, olayın açığa çıkmasıyla birlikte İstanbul'a kaçarak adı öğrenilemeyen özel bir hastanede tedavi edildiği iddia edildi. Olayın failleri olan ancak ismi hala sır gibi saklanan şeyh ve imamların kız çocuklarına evlenme vaadiyle tecavüz ettikleri belirtilirken, bu kişileri seçim döneminde AKP için oy çalışmalarına katıldıkları iddia edildi.
İsmi tecavüz olayına karışan bazı zanlıların isimleri şöyle: AKP Siirt Milletvekili Yılmaz Helvacıoğlu'nun akrabası Mehmet Nedim Helvacıoğlu, Ayhan Bişkin, Abdulhakim Elçi, Hammat Beşir Ayyıldız, Sinan Çeken, Hasan Bulgaz, Hamza Çelik, Ömer Zing, Zeki Filik, Yusuf Kezer, Hilmi Yıldırımtan ve oğlu Mehmet fatih Yıldırımtan, İsmail Toprak, Fereç Kezer, Abdulkadir Özer, Ahmet Ünal, Barış Ekinci, İsmail Toprak, Metin Aldemir ve Murat Akkyon.

'Siirt'te yaşananlar erkek- devlet şiddeti’
Ankara Kadın Platformu Siirt’te dördü kardeş, 7 ilköğretim okulu öğrencisi kız çocuğuna 14-70 yaş arası onlarca erkeğin tecavüz etmesini Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde protesto etti. Platform, Adalet Bakanı, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı ile Milli Eğitim Bakanı'nın istifasını istedi.
Platform adına açıklama yapan Çağrı Yurttaş, “Siirt halkı gibi tüm Türkiye susturularak bu suça ortak olmaya teşvik ediliyor. Ancak biz kadınlar öfkemizi, isyanımızı dile getirmekten dün olduğu gibi bugün de çekinmiyoruz. Çünkü kadına yönelik şiddet suçtur ve bu suça göz yuman erkek egemenliğine esastan itirazımız var” dedi.
'GİZLİLİK KİSVESİ'
Yurttaş,” Aile içi şiddet derinleşirken, cinsel istismar, taciz ve tecavüzler kadınların yaşadığı veya yaşayabileceği münferit olaylar olarak anılmaktadır. Bu suçu işleyen erkeklerin ve devletin arasındaki dayanışma ise 'gizlilik' kisvesi altında güçlendirilmektedir. Bunun içindir ki olaya ilk müdahale edebilecek Vali ve Emniyet Müdürü organize bir biçimde çalışarak Siirt’in adı kötüye çıkmasın diye, 7 kız çocuğunun tecavüz edildiği bilgisini ilin sınırları dışına taşırmayacak kadar 'itinalı' hareket etmişlerdir.” dedi. Sibel Güneş Ankara
ÖDP'Lİ KADINLAR: Münferit vakalar değil
ÖDP Kadınlar Siirt'te yaşananların münferit bir vaka olmadığını ve bu yaşananların bir ilk olmadığını söyledi. ÖDP'li Kadınlar yaptıkları bir açıklamayla Siirt'te cemaaetlerin hakim olduğuna değinerek açıklamada şu bilgilere yer vedi: "Siirt'te 7 kız çocuğumuzun maruz bırakıldığı tecavüz dehşeti ilk değildir. Yoksulluğun pençesinde kıvranan bir ailenin kız çocuklarına 50 kruşluk kraker paketleri vererek tecavüz eden erkekler topluluğu, toplumsal çürümenin geldiği boyutu gözler önüne sermektedir."
'TOPLUMASL ONAY ÜRETİLDİ'
Kentte erkekler topluluğunun korunup kollandığı belirtilen açıklama şöyle devam etti: "Çocuklarımızı korumakla yükümlü eğitimci, polis, asker başta olmak üzere, her yaştan ve her meslekten erkeğin saldırısına uğrayan bu kız çocuklarımız, kapitalist sistemin ürettiği çürümenin ne denli ağır olduğunu en acı haliyle açığa çıkardı ve hepimize bir ayna tuttu. Ve o aynada gördük ki, Siirt gibi cemaatlerin hakim olduğu bir kentte, böylesi iğrenç bir saldırının sürmesi için toplumsal bir onay üretilmiştir. Yüksek ahlaki değerlerden dem vuran bir anlayışın hüküm sürdüğü kentte, suçluların açığa çıkartılması önünde engeller oluşturulmuş ve suçlu erkekler topluluğu korunup kollanmaya çalışılmıştır. 7 çocuk kadının trajedisi, çürüyen bu sistemin sonucudur. Kız çocuklarında evlenme yaşını 15 yaşa kadar indiren AKP Hükümeti bilerek ve isteyerek, çocuk tecavüzünü kendinde hak olarak gören erkekler türetmiştir."
‘Çocuk ve kadınlardan ellerinizi çekin’
Halkevcİ Kadınlar Siirt’te yaşanan toplu tecavüz mağduru çocuklar için dün TBMM önünde bir basın açıklaması yaptı. Grup adına konuşan Dilşat Aktaş "Bir yandan 'Ulusal egemenlik ve Çocuk Bayramı' ülkenin dört bir yanında çeşitli etkinlikler ile kutlanırken, bir yanda sanki ülkede 1 milyon çocuk işçimiz yokmuş gibi, sanki dördü kardeş 7 kız çocuğu Siirt’te toplu bir tecavüzün mağduru edilmemiş gibi davranılıyor. Bugün bayram kürsülerinde ve alanlardaki büyükleri ise sanki bu ülkede çocuklar gerçekten bayram kutlayabilirmiş gibi tüm ayamazlıklarıyla kutlama mesajları verecekler.
‘KAVAF İSTİFA ETSİN’
Sanki bu çocukları, kadınları mağdur eden onlar değilmiş gibi. Biz kadınların da söyleyecek sözü var. Susturarak bizi suç ortağınız yapamayacaksınız” dedi.
Aktaş, Kadın ve Aileden sorumlu Devlet Bakanı Aliye Kavaf'ın istifa etmesini de istedi. Sibel Güneş Ankara

Yaşamını yitiren çocuklar için...
Devletİn bir yandan “göstermelik renkli törenler” düzenlerken diğer yandan 4000'e yakın çocuğu hapse mahkum etmesi protesto edildi. TMK Mağduru çocuklara Kadıköy, Beşiktaş ve Taksim’de yapılan eylemlerle dikkat çekildi. Hakların Kardeşliği İçin Gençlik Platformu ( HKİGP) ve Üniversite Öğrenciler Galatasaray Meydanı’nda Taksim Tramvay Durağı’nda yürürken Beşiktaş Meydanı’nda bölgede devlet görevlileri tarafından acımazıca öldürülen Uğur Kaymaz, Ceylan Önkol, Rozerin Aksu, Mizgin Özbek ve Tüm TMK Mağduru çocukların dramını yansıtan siyah balonlar uçuruldu. ZEYNEP KURAY