
19/05/2010
KATiLi TANIYORUZ
Maden ocağındaki patlamanın sorumlusu aynı: Güvenlik önlemi almadan çalıştıran taşeron ve maden ocaklarında artan kazalara rağmen önlem almayan yetkililer!..
Zonguldak’taki Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Maden Ocağı’ndaki grizu patlamasında eksi 540 metrede mahsur kalan 30 işçiye, aradan geçen 24 saat içinde ulaşılamadı. Endişeli bekleyişlerini sürdüren madenci yakınlarından sinir krizi geçirenler oldu. Kurtarma çalışmalarını yürüten madencilerden gazdan etkilenenler oldu.
Sinir krizi geçiren madenci yakınlarından biri güçlükle sakinleştirilirken, patlamanın ardından olay yerine gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı ve Enerji Bakanı Taner Yıldız, ailelerin tepkileriyle karşılaştı. Bakan Dinçer’in gazetecilere açıklama yaptığı sırada bazı madenciler, bölgede yol sorunu olduğunu belirterek tepki gösterdiler. Dinçer, yol problemini bildiklerini, bu konuları tekrar tekrar paylaşmaya gerek olmadığını belirtti.
EKSİKLİK GÖRÜLMEMİŞ!
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Dinçer, şunları dile getirdi: “Şu anda sorumlu, sorunlu aramıyoruz. Teknik düzeyde herhangi bir ihmal gözükmüyor. Çünkü en son ekim ayında burada çok kapsamlı denetim yapılmış. İş güvenliği konusundaki denetimlerde herhangi bir eksiklik görülmemiş. Bu açıdan bakıldığında, burası kamu kurumu ve iş güvenliği konusunda profesyonelce çalışılan bir alandı. Bizim gördüğümüz bir şey yok şu anda. Ancak patlama sebebiyle bir ihmal, hata var mı, onu göçüğü kaldırdıktan sonra göreceğiz. Şimdiden bir şey söylemek mümkün değil.”
Zonguldak’ın Kilimli beldesinde bulunan Türkiye Taşkömürü Kurumu’na bağlı Karadon Maden Ocağı’nda önceki gün meydana gelen patlama, bakanın aksine birçok kişide ‘Madenlerde neler oluyor’ sorusunu akıllara getirdi. Neredeyse rutin halde her üç ayda bir meydana gelen maden kazalarının ardından hiçbir önlem alınmamasına tepki gösteren sendika ve odalar, bir kez daha taşeron sisteminden vazgeçilmesi çağrısı yaptılar. Ağır çalışma koşullarının ve düşük ücretin hakim olduğu madenlerde, denetimlerin yeterince yapılmaması ve taşeronlaştırmanın artması nedeniyle patlamaya hazır daha binlerce maden ocağı bulunduğuna dikkat çeken sendika ve odalar, madenciliğin devlet eliyle yapılmasını istediler.
GMİS Genel Başkan Ramis Muslu, bu tür kazaların önüne geçilmesi için bir kere taşeronlaştırmanın önüne geçilmesi gerektiğine dikkat çekti. “Bizler ciddi bir şekilde, yeraltı madenciliğinin taşeronla değil devlet eliyle yapılmasını istiyoruz. Taşeronun iş güvenliğine ne kadar önem verdiğini biliyorsunuz, denetimini yapamıyorsunuz. Aynı zamanda buralarda örgütlenemiyoruz. Örgütlenme faaliyetlerimiz engelleniyor” diyen Muslu, bu nedenle yapılan işin denetimini sağlayamadıklarını dile getirdi. Bursa’da yaşanan maden kazasından sonra yaptığı açıklamada patlamaya hazır binlerce maden ocağı olduğunu söylediğini hatırlatan Muslu, “Alın işte, göçüklerin ardı arkası kesilmiyor. Eğer ciddi bir şekilde önlem alınmazsa yeni patlamalar sürpriz olmayacak” şeklinde konuştu.
İŞ GÜVENCESİ SAĞLANMALI
“Elbette ki yeraltı kaynakları yeryüzüne çıkmalı. Ama bu insanlar ölerek o yeraltı kaynaklarının çıkmasına karşıyım. Eğer ölümler olacaksa madencilik yapılmasın” diyen Türkiye Maden-İş Genel Başkan İsmail Aslan, yaşamını yitiren insanların değerinin hiçbir şeyle ölçülemeyeceğini dile getirdi. Maden şirketlerinin bir an önce para kazanmaya dikkat ettiğine, ancak iş güvenliği için bu kadar dikkat edilmediğine değinen Aslan, her ölümlerde ‘Bu insanlara yazık oldu’ diyerek yüreklerin soğutulduğunu ifade etti. Madenlerde insanların 650-700 bin lira ücretle çalıştığını aktaran Aslan, “Orada çalışan insanlar, madene inerken vedalaşıp iniyor. Ağır bir işkolu, insanca çalışma koşullarından uzak bir ortamda çalışıyorlar. Bu ücretlerle, bu koşullar altında çalışılmamalı muhakkak. Bunları söylüyoruz, söylüyoruz ancak herhangi bir aşama sağlanmıyor. Taşeronlaştırma kaldırılmalı, iş güvencesi sağlanmalı” dedi. (Zonguldak/EVRENSEL)