
Uluslararası Af Örgütü yıllık değerlendirme raporunu açıkladı. Rapora göre Türkiye’de 2009 yılında insan hakları açısından ilerleme sağlanamadı. Raporda, ifade özgürlüğünün hiçe sayıldığı belirtilerek, ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması için Türk Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesinde değişiklik yapılması istendi. Bu bağlamda DTP'nin kapatılması eleştirildi.
Raporda, kamuoyunda ”taş atan çocuklar” olarak bilinen 18 yaşın altındaki çocuklara yönelik yargılama süreci de eleştiriliyor. Örgütün Almanya Genel Sekreteri Monika Lüke, hükümete çağrı yaparak ”Lütfen gösterilerde karşılaştığınız çocukları gözaltına almayın. Bu durum adil yargılama konusundaki her türlü standarda ve Türkiye’nin de imzaladığı Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne aykırı düşüyor” dedi.
Emniyet görevlilerinin insan haklarını ihlal ettiğine ilişkin iddialar hakkında kapsamlı soruşturma yürütülmemesi eleştirilirken, hâlâ işkence ve kötü muamele yapıldığına dair haberler geldiği de belirtildi.
Raporda, Türkiye’deki kadınların yaklaşık yüzde 30’unun eşleri tarafından dövüldüğü belirtilerek, asıl sorunun kadınların eşlerinden kaçabileceği yeterli sayıda sığınma evinin bulunmaması olduğu ileri sürüldü.
ERDOĞAN HÜKÜMETİNE EL BEŞİR KINAMASI
Türkiye rapora, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından tutuklama kararı bulunan Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir'i destekleyen tavrı nedeniyle de girdi. Türkiye, El Beşir konusunda uluslararası hukuk çabalarına uzak durduğu gerekçesiyle, örgütün eleştirisine uğradı.
Örgütün Genel Sekreteri Claudio Cordone, "Çin, Hindistan, Endonezya, Rusya, Türkiye ve ABD uluslararası adalet çabalarına kasıtlı olarak balta vurmak değilse bile, katkı vermekten uzak durdular" dedi.
Aralarında Türkiye, ABD ve Çin’in de bulunduğu 81 ülkenin Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taraf olunmasını sağlayacak ilgili sözleşmeyi imzalamaması da eleştiriliyor. Af Örgütü, Türkiye'nin de yer aldığı G20 ülkelerini Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin yetkilerini tümüyle tanıyarak örnek teşkil etmeye çağırdı. Örgüt, ABD, Çin, Rusya, Hindistan ve Endonezya gibi ülkelerin, bu mahkemeyi desteklemeyerek dünyaya yanlış bir mesaj verdiğini söyledi.