Anayasa değişiklik paketinin 12 Eylül'de referanduma sunulmasına bir ay gibi bir süre kala paketin geçmesi için her yolu deneyen AKP Hükümeti, PTT Genel Müdürlüğü'nü de devreye koydu.
Bazı illerdeki PTT başmüdürlüklerine gönderilen emirle, şimdiye kadar sadece muhtarlıklardan alınabilen seçmen kartlarının postacılar tarafından vatandaşlara ulaştırılması istendi.
12 Eylül'de halk oylamasına sunulacak kısmı anayasa değişiklik paketinin oylamadan geçmesi için elinden gelen her türlü yolu deneyen AKP Hükümeti, bunu sağlamak amacıyla Türkiye'de bir ilke daha imza attı. Bugüne kadar genel veya yerel seçimlerde, referandumlarda vatandaşların oy kullanmak için sadece bağlı bulundukları muhtarlıklardan alabildiği seçmen kartları, özel olarak belirlenen bazı illerde vatandaşlar tarafından muhtarlıklardan alınmak yerine postacılar eliyle dağıtılması gibi bir uygulama yoluna gidildi. Belirlenen 20-25 il için PTT Genel Müdürlüğü tarafından söz konusu illerdeki PTT Başmüdürlüklerine gönderilen emirle, İl Yüksek Seçim Kurulları'na gidilerek seçmen kâğıtlarının PTT eliyle dağıtılması için anlaşma yapması istendi. Genel müdürlükten gelen bu yönlendirme doğrultusunda da PTT Başmüdürlükleri İl Yüksek Seçim Kurullarına başvurarak seçmen bilgi kartlarının postacılar eliyle vatandaşlara imza karşılığı teslimini sağlamak için YSK ile sözleşmeler imzalamaya başladı.
Postacılara start Bingöl'den verildi
Seçmen kartlarının postacılar eliyle tesliminin yapılması için seçilen ilk il ise son derece ilginç. Kartların postacı eliyle imza karşılığı seçmene teslimi uygulaması ilk olarak Başbakan Recep Tayip Erdoğan ve AKP'nin Anayasa referandumunda sembolik önem atfettiği Bingöl'de başladı. Bingöl'ün ardından Mardin, Şanlıurfa ve son olarak Denizli'de de PTT Başmüdürlükleri illerindeki YSK'lara başvuruda bulunarak seçmen kartlarını postacıların dağıtması için anlaşma yaptı. Anayasa değişikliği referandumunda halkı sandık başına götürememe ve istediği oy oranını alamayacağı konusunda duyulan tedirginlik nedeniyle AKP Hükümeti tarafından bazı illerde gidilen bu "yenilik" için, ticari bir kılıf da hazırlandı. PTT tarafından il içerisinde imza karşılığı teslimi yapılacak taahhütlü bir gönderinin en düşük ücreti 3,55 TL, yine imza karşılığı teslimi yapılan bir tebligat ücreti ise 5,00 TL. Üstelik söz konusu bu türden gönderilerde postacı adrese bir sefer gitmekte ve alıcı adreste bulunmadığı takdirde de ihbar kâğıdı bırakarak alıcının gönderiyi PTT'den alması sağlanıyor ve aynı adrese ikinci bir kez gitmemektedir. Belirlenen bu söz konusu özel illerde ise durum biraz farklı. Bu illerdeki PTT Başmüdürlükleri tarafından İl Yüksek Seçim Kurulları'yla yapılan anlaşmaya göre her bir seçmen bilgi kartının dağıtımı karşılığında 0,06 kuruş gibi cüzi bir rakam belirlenmiş. Mevcut ödeme tutarının yanında belirlenen bu rakam, PTT'nin kendi çapında hükümete bir desteği olarak ta algılanabilir.
HABER-SEN: Siyasi bir talimat
Hükümetin Anayasa değişikliği referandumunda postacıları kendi çıkarları doğrultusunda kullanma yoluna gitmesine, postacıların örgütlü olduğu KESK'e bağlı HABER-SEN Genel Merkezi de yayınladığı bildiri ile karşı çıktı. AKP'nin bu yöntemle, bu seçimin diğer seçimlerden çok daha önemli olduğu izlenimi yaratırken, diğer taraftan boykotu kırmaya çalıştığına dikkat çekilen söz konusu bildiri de, dağıtımın 0,06 kuruş karşılığında yapılacak olmasının da bu işin ticari değil, siyasi olduğunun kanıtı olduğuna vurgu yapıldı. Ayrıca, yayınlanan bildiride seçmen bilgi kartlarının dağıtımında herhangi bir aksama olması veya yanlışlık yapılması halinde postacıların seçim suçu işlemiş sayılarak haklarında yasal işlem yapılacağına da işaret edildi. 11 bin postacının, 53 bin muhtarın bulunduğu Türkiye'de İl Yüksek Seçim Kurullarının muhtarları değil de postacıları tercih etmesinin kendilerinde soru işareti yarattığını dile getiren Haber-Sen, "Bu kadar az postacı normal posta hizmetlerini bile sürdürememektedir. Postacıların 49,5 milyon adet seçmen kâğıdını üstelik imza karşılığı dağıtması imkânsızdır. Ve görevi de değildir. Seçmen kartlarının dağıtımında ileriki günlerde yaşanacak aksamalar veya yanlışlıklarda postacının sorumlu tutulmasını kabul etmeyeceğimizin bilinmesini istiyoruz" dedi.
(DİHA)
