6.8.10

ÇEL-MER nasıl kazanacak?

Referandumdu, YAŞ’tı, linç girişimleriydi, asker-polis cenazeleriydi gibi gündeme “yukarıdan düşen” gelişmelerin gölgesinde kalsa da, Kocaeli-Çayırova’da, ÇEL-MER fabrikasının 23 işçisinin direnişi kararlılıkla devam ediyor.
Yüz dolayında işçinin çalıştığı ÇEL-MER’de işçiler, Birleşik Metal-İş Sendikası’na üye oldukları için işten atılmıştı. Bunun üzerine direnişe geçen işçiler, çalışan arkadaşlarının da desteğini almış, ancak patronun işten atılan işçileri geri almama v
e sendikayı tanımamakta ısrarı nedeniyle fabrikayı işgal ederek direnişlerini daha ileri bir mevziye taşımayı amaçlamışlardır. Sendikanın bugüne kadar patronlarla görüşmelerinden de bir sonuç çıkmış değil.
Direnişin başlangıcından itibaren atılan işçilerle çalışan işçilerin sıkı bir dayanışması olmuş, yanı sıra bölgedeki işçi ve emek yandaşı çevrelerden dayanışma ziyaretleri ve öteki türden dayanışma girişimleri de artarak sürmüştü; bugün de bu desteğin sürdüğü belirtilmektedir.
Aslında ÇEL-MER’de olanlara Evrensel okurları yabancı değil. Son yıllarda oluşan klasik şöyle: İşçiler sendikaya üye olmak ya da çok haklı oldukları bir başka nedenle direnişe geçer, duruma göre fabrikayı işgal ederler; sonra işçi aileleri, yakındaki fabrika işçileri, emekten yana çevrelerden destekler gelir. Ve direniş, bazen çok uzun bazen de kısa sürede biter. Nadiren de başarıyla biter!
Bu çerçevede bakıldığında; bu tür eylemlerin olmazsa olmazı; fabrikada çalışan işçiyle atılan işçilerin sıkı bir birliğinin oluşmasıdır. Bu etkene sendikanın içten bir desteğini, ailelerin, çevredeki işçilerin, ilerici, emekten yana güçlerin desteğini de eklemek gerekir. Ve elbette bütün bunlar da patrona geri adım attırmazsa, bölgedeki sendikaların, tüm emek güçlerinin harekete geçirilmesi, toplantı ve mitinglerden iş yavaşlatmaya, iş bırakmaya kadar eylemlerle patronun direnişini kırmak gerekir.
Şimdi ÇEL-MER’de böyle bir süreç işliyor.
Gelen haberlerden öyle anlaşılmaktadır ki;
- Fabrikada çalışan işçilerle atılan işçiler birlik içindedirler.
- Birleşik Metal-İş Sendikası, işçilere ve taleplerine sahip çıkmakta, işin başarılması için çaba harcamaktadır.
- Yine işçi aileleri direnişçi işçilerin yanında olduklarını fabrika önüne çadır kurarak da göstermişlerdir.
- Yakın iş yerlerinden ve yöredeki emek yanlısı çevrelerden destek de artmaktadır.
Ancak bunlara karşın patron, işçileri geri almamak, sendikayı kabul etmemekte ısrar etmektedir.
Eğer patron bu ısrarını sürdürürse açıktır ki; işçiler de kendi güçlerini artırma ve hem patronun hem de bölgedeki ÇEL-MER patronunun arkasında yer alanların direncini kırmak için eylemlerinin etkinliğini artırmak zorundadır. Bunun yolu da havzadaki örgütlü örgütsüz işyerlerini ve tüm dinamik odakları birleştirerek aynı hedefe yönelik ortak bir mücadeleye girişmesinden geçmektedir.
Burada mücadeleden kasıt, sadece ziyaret ve moral verici basın açıklamalarını aşan bir mücadeledir. Ve bu mücadele; emekçi semtlerinden kentin kalabalık caddelerine, işletmelerden servislere, her mekânda toplantılardan mitinglere, iş yavaşlatma ve iş bırakmalara varan bir mücadele çeşitliliği içinde ele alınmak durumundadır.
Aslında son yıllarda başarılı-başarısız tüm ekmek mücadelelerinin en somut dersi budur. Eğer bir yerde sendika, işçiler başarılı olacaksa, o mücadele etrafında tüm sendikaların birleşip örgütlenmesi, havzadaki tüm emek güçlerinin birleşmesi ve patronu ve arkasındaki güçleri o somut durumda yenecek kadar bir güç oluşturulması, mantıksal bakımdan bile bir zorunluluktur.
ÇEL-MER direnişi hızla böyle bir safhaya doğru evrilmektedir. Ve gerekli hamleler yapılıp havzadaki, her iş kolundan, her konfederasyondan sendikalar başta olmak üzere tüm dinamik güçlerin harekete geçirilmesi başarı için son derece önemlidir. Dahası bu aynı zamanda mücadelede, sendikal anlayışta bir dönüşümü başlatmanın da gerçekçi yoludur.
Bu durum, Gebze ve Kocaeli’ndeki sendikal platformlara, emekten yana partiler ve sınıfın ileri unsurlarına elbette doğrudan görevler yüklemektedir.
ÇEL-MER işçisinin direnci, ona bu desteğin verilmesini hak eden bir noktadadır.
Bu, havzada sendikal mücadelenin ayakları üstüne dikilmesi için de bir fırsattır. 

İ. Sabri Durmaz