7.8.10

Şair-Şiir Nihat Behram



1946 yılında Kars'ta doğdu. On şiir kitabı yayınlandı. Yayınlanmış yirmi  kitabı bulunmaktadır. Çeşitli yapıtları yabancı dillere çevrilmiştir.  "Halkın Dostları", "Militan" ve "Güney" dergilerini çıkaranlar   arasındadır. Yazdıklarından ötürü 12 Mart döneminde 2 yıl tutuklu kaldı.  70'li yıllarda bir süre gazetecilik yaptı. 12 Eylül döneminde Bakanlar Kurulu kararıyla T.C. vatandaşlığından çıkarıldı. Uzun yıllar yurdundan uzakta yaşamak zorunda kalan Behram, 17 yıllık politik sürgünlükten  sonra 1996 yılında yurduna dönebildi.
HAPİSHANEDEKİ ARKADAŞIMA 
ULAŞTIRILAMAYAN BİR NOT 
Sevgili kardeşim: 
Belli ki 
gömleğinin yakasında kuruyan ter 
bu bahar 
tarlaların tozunu taşımayacak 
kasketinin gölgesini 
küçük üzümleri andıran gözlerini 
bir selvi yaprağı gibi korumayacak 
Sana 
tomurcuklu bir dal yollamıştım 
bir kaç kitap 
bir kilo portakal 
Ve 
"dostları özlemle kucaklamayı unutma" dizesini 
almadılar 
geçen yaz-hatırlarsın- 
ilk meyvasını veren bir fidandan 
ham zerdaliler toplayıp 
uzun yollar boyunca 
esaret ve zafer üstüne 
marşlar söylemiştik 
yaşadığın günlerin hesabını soranlara 
bildiğin marşları söylemeyi unutma 
....................................................................
            ANACAN YİĞİTLEMELERİ
            I
            Canımdan can yolundu
            Uğuldar anacanım
            Dalı diken bürüdü
            Filizim darda benim
            Oy çakıl da çakıl kuduz dişleri
            Körpe cani parçalamak işleri
            Canımdan can duruldu
            Sızıldar anacanım
            Baharı kan surudu
            Çiçeğim harda benim
            Oy sinsi de sinsi hain güçleri
            Aydınlığa tuzak kurmak işleri
            Canımdan can budandı
            Çağıldar anacanım
            Bir sevdaya adandı
            Yiğidim sırda benim
            Oy civan da civan umut kuşları
            Anaların can can açan düşleri 
            II
            Gün doğar günüm olur
            Solurum dünüm olur
            Birisi benim yavrum
            Gerisi gülüm olur
            Vay kanlı da kanlı cellat elleri
            Cellat ellerinde halkın gülleri 
            Işığı gözde cağır
            Sözünü özde cağır
            Yüreğin dağ rüzgarı
            Acını közde çağır
            Vay çatal da çatal yılan dilleri
            Yılan dillerinde halkın gülleri  
            III
            Yavrum benim çağıl çağıl
            Sularda ışıldanır
            Zulüm ona ölum değil
            Bin canda yankılanır
            Oy seni de seni yavru ceylanım
            Öcünü hıncıma yemin ettiğim
 
            Tomurcuğum güne durmuş
            Dal üstünde hızlanır
            Düşmanları pusu kurmuş
            Kan içinde gizlenir
            Oy seni de seni yavru ceylanım
            Ölümlerde gülüşüne kurbanım
            IV
            Can zulüm bağlarında
            En güzel cağlarında
            Alevlenmiş kuşum benim
            Özgürlük dağlarında
            Oy seni de seni yavru kartalım
            Rüzgarını doruklarda tutanım
            Bir yanım uzaklarda
            Bir yanım tuzaklarda
            Öfkeyle bilendi acım
            Dişlenmiş kucaklarda
            Oy seni de seni kanlı bağlarım
            Günü gelir hesabını sorarım