Büyük bir kararlılık ve coşkuyla direnişlerini sürdüren TÜMTİS üyesi UPS işçileri, aktarma merkezleri önünde sürdürdükleri mücadelelerini geniş kesimlerin gündemine sokabilmek için çeşitli merkezlerde gerçekleştirdikleri eylemlerini hızlandırdılar.
Amerika merkezli kargo devi UPS’nin İstanbul Mahmutbey ve Kurtköy’deki aktarma merkezlerindeki direnişlerini sürdüren Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası (TÜMTİS) üyesi UPS işçileri 31 Temmuz günü Taksim’de yürüyüş gerçekleştirdiler.
Taksim Tramvay Durağı'nda saat 18.00'de biraraya gelen UPS işçileri direnişlerinde kendilerini yalnız bırakmayan eş ve çocuklarının yanısıra ilerici ve devrimci güçlerin de desteğini aldılar.
Sloganlarla Galatasaray Lisesi'ne yürüyen işçilerin, en önde "UPS direnişimizin 88. günü" dövizini taşıdıkları görülürken "UPS'de işçi kıyımına, sendika düşmanlığına son! / İşten Atılan UPS Kargo İşçileri TÜMTİS" pankartı arkasında TÜMTİS flamaları ve dövizlerle yüzlerce işçi sıralandı. İSKİ ve TEKEL işçilerinin de katıldığı yürüyüşe T. Harb-İş Sendikası Anadolu Yakası Şubesi ve Tez-Koop-İş İstanbul 5 No’lu Şube de destek verdi.
AİLE BOYU DİRENİŞ
Direnişçi işçilerin eş ve çocuklarının da katıldığı kitlesel yürüyüşte UPS işçilerinin “UPS” damgalı işyeri kıyafetleri ile katılımı dikkat çekti.
Direnişçi işçilerin çocukları ise, "UPS patronu emeğimize, sendikamıza, babamıza dokunma!", "Babam sendikalı oldu copu kafasına yedi!", "Babam onurlu bir gelecek için mücadele ediyor, destek ver!" dövizlerini taşıyarak babalarına destek verdiler. İşçi eşleri ise eyleme, "Eşimin onurlu mücadelesini destekliyorum!" yazılı dövizlerle katıldılar.
Yürüyüşün ardından Galatasaray Lisesi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi.
Basın açıklamasını okuyan TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk, tüm baskı ve saldırılara rağmen sendikal örgütlenmeyi engelleyemeyen UPS patronunun, İzmir'de sendika yöneticilerine silahlı saldırıda bulunacak kadar pervasızlaştığını söyledi. “Anayasa referandumu”nu da eleştiren Öztürk, şunları söyledi:"Bu ne çelişkidir ki; bir taraftan demokratikleşme adına Anayasa referandumları yapılıyor, Başbakan Anayasayı demokratikleştiriyoruz diye meydan meydan geziyor ama İstanbul'un, İzmir'in orta yerinde bir Amerikan şirketi, pervasızca Anayasayı çiğniyor. "Demokrasi diye mangalda kül bırakmayan Başbakana sesleniyoruz; Sayın Başbakan, burada 90 gündür alenen ve kasten Anayasa çiğneniyor. Sendikaya üye oldukları için işçiler işten çıkartılıyor. Sendikacılara silah sıkılıyor."
“İşçileri köle olarak görmeye alışmış, hak, hukuk tanımayan, en temel anayasal haklara tahammül göstermeyen bu işverenlere ve onlarla aynı köhnemiş zihniyete sahip yandaşlara karşı mücadele etmekte kararlı olduklarını” söyleyen Öztürk, "Hiçbir saldırı UPS'ye sendikalı, toplu sözleşmeli bir düzenin hakim olmasını engelleyemeyecektir. Sendikamız ve üyelerimiz kararlıdır" diyerek açıklamasını sonlandırdı.