Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Seul’daki G20 zirvesine gitmeden önce yaptığı havalimanında basın mensuplarına yaptığı açıklamalara TRT sorusu ve cevabı damgasını vurdu. Başbakan Erdoğan’a gazeteci Abdi İpekçi’nin katili Mehmet Ali Ağca’nın yurttaşlardan alınan vergiler ve elektrik faturalarından yapılan kesintilerle finanse edilen devlet televizyonu TRT’de ağırlanması soruldu. Erdoğan Ağca sorusunu soran gazeteciyi azarladı.
Gazetecinin ‘Dün TRT kanalında Mehmet Ali Ağca’nın bir tartışma programına katılmasına tanıklık ettik. Abdi İpekçi cinayetinin faili Papa’ya suikast düzenleyen bir ismin devlet kanalına çıkması ve bir tartışma programına katılmasını siz nasıl değerlendiriyorsunuz.’ sorusuna Başbakan Erdoğan’dan şu cevap geldi:
HÂLÂ DEVLETÇİLİĞİ Mİ SAVUNUYORSUNUZ?
“Bunu devlet kanalı özel kanal diye niye ayırıyorsunuz? Bak demin siz basın özgürlüğünden bahsediyordunuz. Devletin kanalı, devletçilik.. Siz hala devletçiliği savunuyor musunuz? Devletçilik artık çok gerilerde kaldı. Bu konuda özgürlükler öne çıktı. Rahat hareket edilecek. Bu kanallarda da artık bu konular konuşabilecek, tartışılabilecek”
Milliyet gazetesi Genel Yayın Müdürü Abdi İpekçi’yi öldüren Mehmet Ali Ağca önce akşam TRT’nin Kozmik Odası’nda ağırlanmıştı. TRT Haber’deki programda İpekçi cinayetine ilişkin tek bir kelime dahi geçmemesi tepki çekmişti.
“Bunu devlet kanalı özel kanal diye niye ayırıyorsunuz? Bak demin siz basın özgürlüğünden bahsediyordunuz. Devletin kanalı, devletçilik.. Siz hala devletçiliği savunuyor musunuz? Devletçilik artık çok gerilerde kaldı. Bu konuda özgürlükler öne çıktı. Rahat hareket edilecek. Bu kanallarda da artık bu konular konuşabilecek, tartışılabilecek”
Milliyet gazetesi Genel Yayın Müdürü Abdi İpekçi’yi öldüren Mehmet Ali Ağca önce akşam TRT’nin Kozmik Odası’nda ağırlanmıştı. TRT Haber’deki programda İpekçi cinayetine ilişkin tek bir kelime dahi geçmemesi tepki çekmişti.
ÇANAK SORULAR SORULMUŞTU
Önceki akşam saat 23.00’de başlayan Kozmik Oda programında Rıdvan Memi tarafından Ağca’ya yöneltilen sorular hep Ağca’nın İpekçi cinayetini işleyip hapishaneden kaçtıktan sonra teşebbüs ettiği Papa suikastıyla ilgiliydi. Programda ağırlıklı olarak Mehmet Ali Ağca’nın yeni yazdığı kitabı tanıtmaya yönelik sorular ön plandaydı.
Önceki akşam saat 23.00’de başlayan Kozmik Oda programında Rıdvan Memi tarafından Ağca’ya yöneltilen sorular hep Ağca’nın İpekçi cinayetini işleyip hapishaneden kaçtıktan sonra teşebbüs ettiği Papa suikastıyla ilgiliydi. Programda ağırlıklı olarak Mehmet Ali Ağca’nın yeni yazdığı kitabı tanıtmaya yönelik sorular ön plandaydı.
2 MİLYON DOLAR ÖDENDİ Mİ?
Programda ‘yasalar karşısında suçsuz olduğu’ ilan edilen Ağca’nın röportaj için para talep etmediği ifade edildi. Oysa İpekçi’nin katili Ağca, cezaevinden çıktıktan hemen sonra özel röportaj isteyen televizyon kanallarından 2 milyon dolar istediğini açıklamıştı. Ağca’nın geçmişteki açıklamaları basın çevrelerinde ‘acaba TRT, Ağca’nın istediği meblağı ödedi mi?’ sorusunu gündeme getirdi.
CHP: Katili TV’ye çıkarmak gazetecilik değil
CHP Grup Başkanvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, Meclis’te yaptığı açıklamada TRT’nin Ağca’yı programa çıkarmasını ve Başbakanın buna sahip çıkmasını eleştirdi. “Katilleri ekranlara çıkarmak gazetecilik olayı değildir" vurgusunu yapan Hamzaçebi, "TRT'yi kınıyorum. Geçmişte de yine ne olduğu belli olmayan bazı kişileri TRT’ye çıkartarak CHP’nin o zamanki Genel Başkanı Deniz Baykal aleyhinde yayın yapmıştır" dedi.
Çelebi: TRT basının duyarlılığını delmek istedi
DİSK Başkanı Süleyman Çelebi: Bizim daha ilk günden medyanın Ağca için medyaya bir yarışa girerek onu unvanlaştırmaması konusunda bir çağrımız olmuştu. TRT bu programla katilleri yeniden gündeme getirerek, onları sempatik gösteriyor. Bunu şiddetle reddediyoruz. TRT bağımsızlığını tamamen yitirmiş bir kurumdur. Bu anlamda gündeme gelmesi gereken o kadar çok şey var ki Türkiye’de bunun yerine, katilleri gündem yapıyor. Bizim paralarımızla, verdiğimiz vergilerle TRT, kendi anlayışını ve yaklaşımını ortaya koyan bir anlayış içerisindedir. Bunun gazetecilikleilgisi yoktur. Gazetecilerin bu konudaki duyarlılığını TRT delmek istemiştir, bunu aşmak istemiştir, buna öncülük yapıyor. Esas sorgulanması gereken budur.
Gazeteciler ne dedi...
Ercan İpekçi, TGS Genel Başkanı:
»Bir gazeteci öldürdü. İpekçi'nin katili. 12 Eylül'e giden yolun taşlarını döşeyenlerden biri. Böyle birini televizyona çıkarıp, asıl sorulması gereken hiçbir soruyu da sormadan, konuşturmak ancak bir katilin şovuna aracı olmaktır. Kamu yayıncılığı yapan bir kanalın bu tavrı kabul edilemez.
Programda ‘yasalar karşısında suçsuz olduğu’ ilan edilen Ağca’nın röportaj için para talep etmediği ifade edildi. Oysa İpekçi’nin katili Ağca, cezaevinden çıktıktan hemen sonra özel röportaj isteyen televizyon kanallarından 2 milyon dolar istediğini açıklamıştı. Ağca’nın geçmişteki açıklamaları basın çevrelerinde ‘acaba TRT, Ağca’nın istediği meblağı ödedi mi?’ sorusunu gündeme getirdi.
CHP: Katili TV’ye çıkarmak gazetecilik değil
CHP Grup Başkanvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, Meclis’te yaptığı açıklamada TRT’nin Ağca’yı programa çıkarmasını ve Başbakanın buna sahip çıkmasını eleştirdi. “Katilleri ekranlara çıkarmak gazetecilik olayı değildir" vurgusunu yapan Hamzaçebi, "TRT'yi kınıyorum. Geçmişte de yine ne olduğu belli olmayan bazı kişileri TRT’ye çıkartarak CHP’nin o zamanki Genel Başkanı Deniz Baykal aleyhinde yayın yapmıştır" dedi.
Çelebi: TRT basının duyarlılığını delmek istedi
DİSK Başkanı Süleyman Çelebi: Bizim daha ilk günden medyanın Ağca için medyaya bir yarışa girerek onu unvanlaştırmaması konusunda bir çağrımız olmuştu. TRT bu programla katilleri yeniden gündeme getirerek, onları sempatik gösteriyor. Bunu şiddetle reddediyoruz. TRT bağımsızlığını tamamen yitirmiş bir kurumdur. Bu anlamda gündeme gelmesi gereken o kadar çok şey var ki Türkiye’de bunun yerine, katilleri gündem yapıyor. Bizim paralarımızla, verdiğimiz vergilerle TRT, kendi anlayışını ve yaklaşımını ortaya koyan bir anlayış içerisindedir. Bunun gazetecilikleilgisi yoktur. Gazetecilerin bu konudaki duyarlılığını TRT delmek istemiştir, bunu aşmak istemiştir, buna öncülük yapıyor. Esas sorgulanması gereken budur.
Gazeteciler ne dedi...
Ercan İpekçi, TGS Genel Başkanı:
»Bir gazeteci öldürdü. İpekçi'nin katili. 12 Eylül'e giden yolun taşlarını döşeyenlerden biri. Böyle birini televizyona çıkarıp, asıl sorulması gereken hiçbir soruyu da sormadan, konuşturmak ancak bir katilin şovuna aracı olmaktır. Kamu yayıncılığı yapan bir kanalın bu tavrı kabul edilemez.
Ahmet Abakay, ÇGD Genel Başkanı:
»Katilden bir fikir adamı yaratmak TRT'nin görevi değil. Kamu yayıncılığı yapan bir kuruluş cinayet işleyen birini genç kuşakların karşısına kahraman gibi çıkardı. Bu kamu yayın kuruluşunun işi olamaz. Daha önce de Tuncay Güney'de aynı şey yapılmıştı. İpekçi konusunda soru sorulmaması skandaldır. Sunucu neredeyse esas duruşta duracaktı, bir meslektaşının, meslek büyüğünün katili karşısında. İpekçi'nin katili olduğu gizlendi adeta.
»Katilden bir fikir adamı yaratmak TRT'nin görevi değil. Kamu yayıncılığı yapan bir kuruluş cinayet işleyen birini genç kuşakların karşısına kahraman gibi çıkardı. Bu kamu yayın kuruluşunun işi olamaz. Daha önce de Tuncay Güney'de aynı şey yapılmıştı. İpekçi konusunda soru sorulmaması skandaldır. Sunucu neredeyse esas duruşta duracaktı, bir meslektaşının, meslek büyüğünün katili karşısında. İpekçi'nin katili olduğu gizlendi adeta.
Ali Yılbaşı, Haber-Sen Genel Başkanı:
»TRT yöneteminin yasa, yönetmelik mesleki etik ve kurulları tanımayan yaklaşımının en açık göstergelerinden birisidir bu yayın. Özel yayın kuruluşlarının Ağca'nın yayına çıkarılmaması konusundaki konsensüsü varken TRT'nin çıkarması kamu hizmeti yayıncılığı sorumlululğu ile badaşmamaktadır. Biz 5 yıldır ve özellikle son 3 yıldır TRT'nin hukuksuzlukla yönetildiğini söylüyoruz. Tuncay Güney'in canlı yayındaki hakaretleri nedeniyle daha birkaç ay önce 87 bin lira tazminat ödeyen TRT yönetimi anlaşılıyor ki kural tanımaz tavrını sürdürecek. Bu yayın TRT yasası açısından da suç teşkil etmektedir.
Fatih Altaylı, HaberTürk Yayın Yönetmeni: »TRT yöneteminin yasa, yönetmelik mesleki etik ve kurulları tanımayan yaklaşımının en açık göstergelerinden birisidir bu yayın. Özel yayın kuruluşlarının Ağca'nın yayına çıkarılmaması konusundaki konsensüsü varken TRT'nin çıkarması kamu hizmeti yayıncılığı sorumlululğu ile badaşmamaktadır. Biz 5 yıldır ve özellikle son 3 yıldır TRT'nin hukuksuzlukla yönetildiğini söylüyoruz. Tuncay Güney'in canlı yayındaki hakaretleri nedeniyle daha birkaç ay önce 87 bin lira tazminat ödeyen TRT yönetimi anlaşılıyor ki kural tanımaz tavrını sürdürecek. Bu yayın TRT yasası açısından da suç teşkil etmektedir.
»Başbakan, 'Ne var canım TRT de artık bir özel televizyon gibi hareket ediyor. Siz devletçiliği mi savunuyorsunuz?' diyor. Başbakanın haklı olmadığı yer şu; özel televizyonlar devletten para almıyorlar, benim vergilerimle yayın yapmıyorlar. O zaman madem TRT özel yayın mantığıyla çalışacak lütfen bütçeden desteklenmesin, elektrik paralarından TRT için kesinti yapılmasın. Vatandaşın paralarıyla desteklenmesin. Bence ilkesel bir yaklaşımınız yoksa herkesle konuşursunuz. Mehmet Ali Ağca’yla da bir ilkeniz yoksa konuşabilirsiniz, bence bir mahsuru yoktur. İnsanı sadece ilkeler bağlar. TRT’nin de bu konuda bir ilkesi olmadığı ortaya çıkıyor