Emre Aköz’ün öğrenci eylemlerinden sonra köşesinde girdiği “parasız eğitim” mevzusunu bir türlü bitirmemesinin arkasında da böyle bir eğilim görüyorum. Kaldı ki, Ekşi Sözlük’te köşe yazarlarının aslında gerçek hayattaki troller olduğuna ilişkin görüşler de var. Aköz’ün millet tepki verdikçe coşmasının başka bir anlamı yok bence. Kendisine gelen tepki maillerinden keyif alıyormuş gibi de bir hâli var. Aköz’ün öğrencilerin ücretsiz eğitim taleplerine karşı çıkmak için sıraladığı argümanları burada tekrar yazarak sözcük ziyanı yapmak istemiyorum. Merak eden varsa Sabah gazetesinin internet sitesinden okur. Madem “parasız eğitim” mevzusunun tartışılması için birilerinin saçmalamasına ihtiyaç var, ben de bu haftaki Köşe Vuruşu’nda Emre Aköz ve Emre Aköz olmak isteyenler için alternatif dikkat çekme taktikleri yazmak istiyorum. Bu sayede bakarsınız başka konular da aynı hararetle tartışılır.
POLİSE FAZLA MESAİ ÜCRETİNİ KİM VERECEK?
Madem Emre Aköz dikkat çekme amacına gençlerle ulaştı, o kanaldan devam etmesinde fayda var. Hazır öğrenciler bu kadar tepkiliyken suyu sıcak tutmak lazım. Şöyle bir konuya girebilir mesela: Şimdi bu öğrenciler haftasonu filan demeden habire eylem yapıyor. Devletin polisi de bunların peşinde mesaide. Madem eylem yapmak istiyorlar, peşin peşin polisin fazla mesai ücretini yatıracaklar arkadaş. Adam o copları bedava sallamıyor. Hem o biber gazları da bedava değil. Kaç tüp sıkıldıysa hepsi eylemci öğrencilere fatura edilmeli. Sonra o panzerlerin, araçların benzin masrafı da var. Hepsi vergilerden karşılanmıyor ki birader. Alacaksın hepsinin parasını, bak bir daha eylem yapıyorlar mı?
OTEL PARALI, HASTANE NİYE BEDAVA?
Gençlerin parasız eğitim taleplerine, her şeyi devletten beklemeyin tadında yaklaşan Aköz’ün şu “parasız sağlık hizmeti” mevzusuna da bir an önce el atması lazım. Şöyle bir şeyler yazabilir belki de: Millet hasta oluyor, devlet bakıyor. Oh ne âlâ memleket. Kardeşim otele gidince sabah resepsiyonda parasını ödemiyor musun? Eee, hastanede niye devletten bekliyorsun. Devlet enayi mi? Hem sonra restoranda bir şey içince parasını vermiyor musun? Peki serumdu ilaçtı niye bedava? Bastıracak parasını içecek serumu arkadaş. Devlet biraz katkı payı alıyor ama yetmez. Araba bozulunca servise çatır çatır parasını yatırmasını biliyorsun. İnsan da bir makine. Bozuldu mu parasını ödeyip tamirini yaptıracaksın. Yok öyle bedavacılık.
EMEKLİLER YAN GELİP YATIYOR!
Emre Aköz’ün şu mezarda emeklilik konusunda da bir şeyler yazması lazım. Ben onun da hoşuna gideceğini düşündüğüm bazı doneleri veriyorum, o devamını getirir: Tutturmuşlar bir mezarda emeklilik gidiyor. Bu devirde kim kime oturduğu yerden para veriyor muhterem. Yaşlanınca yan gelip yatacakmış hazretler. Yok öyle yağma. Ölene kadar çalışacaksın, elinden ne geliyorsa artık. Devlet yaşı geçmiş arabayı vergiden düşürmüyor mu? Madem çalışmak istemiyorsun, sen de yaşlanınca maaştan düşersin. Birikmişin varsa ne âlâ. Birikmişin yoksa çalışacaksın. Gücünün yetmediği yerde ölür gidersin.
BEYİN BEDAVA
Şimdi Emre Aköz, eğitim filan paralı olsun, okumak isteyen yoksul borçlansın diyor, ama ben yukarıdaki üç alternatif yazı konusunu da bedava verebilirim kendisine. Kelimesi kelimesine bile kullanabilir. Ne diyordu Youtube’taki KPSS sınavına giren abi: “Attım hafızaya beyin bedava.” Emre Aköz abimiz de “atsın hafızaya, beyin bedava.” Bu kıyağımı da unutmasın. Hem serde sosyalistlik var, mevzu Emre Aköz de olsa, bazı şeyleri bedava paylaşmaya hazırım yani. Bir sözüm de Emre Aköz’ün sözlerine öfkelenip kendisine küfür kıyamet saldıranlara: Öfke samimi bir duygudur. Hakedene karşı gösterilir. Neye öfkelenip neye öfkelenmeyeceğinize karışacak değilim. Üzerime vazife değil. Ama kimileri öfkeyi bile hak etmez diye düşünüyorum. Onların sadece mavrası yapılır. Atarsın hafızaya. Beyin bedava.
ÜMİT ALAN
