İstanbul Bayrampaşa Cezaevi’ndeki “Hayata Dönüş” operasyonu için “orantısız güç kullanıldı ve yaşam hakkı ihlal edildi” kararında imzası olan İstanbul 2. İdare Mahkemesi üye hâkimi Nilgün Kurtoğlu ile eşi davacı avukatı olan hâkim Zühal Yavuz’un sürgün ve soruşturma nedeniyle mesleği bıraktıkları ortaya çıktı.

Operasyonda yaşamını yitiren 12 kişi arasında bulunan tutuklu Mahmut Murat Ördekçi’nin (28) ailesinin açtığı davada İstanbul 2. İdare Mahkemesi, 2004 yılında verdiği kararda, “orantısız güç kullanıldığı, operasyonun iyi planlanmadığı, ölçülülük kuralına uyulmadığı, idarenin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirmediği” kanaatine varmış, Adalet ve İçişleri Bakanlığı’nı kusurlu bularak 109 bin lira tazminata mahkûm etmişti. Oybirliğiyle alınan kararın hâkimlerinden Nilgün Kurtoğlu, manevi tazminatı az bulmuş ve karara şerh koydurmuştu. Eşinin davalı avukatı olması nedeniyle Hâkim Zuhal Yavuz ise bu davada görev almamıştı.
SUÇSUZ BULUNDULAR
Ancak mahkemenin bu kararının basında yer almasından hemen sonra Hâkim Nilgün Kurtoğlu ve Hâkim Zühal Yavuz hakkında, “kararları geç yazdıkları” gerekçesiyle soruşturma açıldı. Mahkeme Başkanı Oğuz Özkan da, “kararların geç yazılmasına göz yummakla” suçlandı. Hâkim olması nedeniyle ağır cezada yargılanan ve suçsuz bulunan Hâkim Kurtoğlu’nun tayini Sakarya’ya çıkarıldı. Eşi Ümit Yavuz’un Ördekçi Ailesi adına davayı açması nedeniyle bu davanın dolaylı tarafı olan Hâkim Zühal Yavuz da yargılama sonunda suçsuz bulundu, ancak o da Trabzon’a gönderildi.
‘TESADÜFİ DEĞİL’
Dava ve sürgünler üzerine Kurtoğlu emekliliğini isterken 10 yıllık hâkim Zühal Yavuz istifa etti.
Şimdi avukatlık yapan Zühal Yavuz, Trabzon ve Sakarya’nın sıradan şehirler olmadığına dikkat çekerek, sudan gerekçelerle soruşturma geçirip, tehdit edilircesine bu kentlere sürgün edildiklerini söyledi.
Avukat Ümit Yavuz, “Yargının, orantısız güç kullanıldığı yönünde zaten bir kararı var. Ve bu kararın bedelini o kararı veren hâkimler ağır bir şekilde ödedi. Bu arada öldürülen Ördekçi, 7 yıl cezaevindeydi ve hüküm giymemişti, Anayasa ve Ceza Yasası gereği ‘masum’ olarak öldü. Mahkeme heyeti bunun bedelini ağır ödedi. Bundan sonra ‘orantısız güç’ demeleri mümkün mü?” diye sord

Operasyonda yaşamını yitiren 12 kişi arasında bulunan tutuklu Mahmut Murat Ördekçi’nin (28) ailesinin açtığı davada İstanbul 2. İdare Mahkemesi, 2004 yılında verdiği kararda, “orantısız güç kullanıldığı, operasyonun iyi planlanmadığı, ölçülülük kuralına uyulmadığı, idarenin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirmediği” kanaatine varmış, Adalet ve İçişleri Bakanlığı’nı kusurlu bularak 109 bin lira tazminata mahkûm etmişti. Oybirliğiyle alınan kararın hâkimlerinden Nilgün Kurtoğlu, manevi tazminatı az bulmuş ve karara şerh koydurmuştu. Eşinin davalı avukatı olması nedeniyle Hâkim Zuhal Yavuz ise bu davada görev almamıştı.
SUÇSUZ BULUNDULAR
Ancak mahkemenin bu kararının basında yer almasından hemen sonra Hâkim Nilgün Kurtoğlu ve Hâkim Zühal Yavuz hakkında, “kararları geç yazdıkları” gerekçesiyle soruşturma açıldı. Mahkeme Başkanı Oğuz Özkan da, “kararların geç yazılmasına göz yummakla” suçlandı. Hâkim olması nedeniyle ağır cezada yargılanan ve suçsuz bulunan Hâkim Kurtoğlu’nun tayini Sakarya’ya çıkarıldı. Eşi Ümit Yavuz’un Ördekçi Ailesi adına davayı açması nedeniyle bu davanın dolaylı tarafı olan Hâkim Zühal Yavuz da yargılama sonunda suçsuz bulundu, ancak o da Trabzon’a gönderildi.
‘TESADÜFİ DEĞİL’
Dava ve sürgünler üzerine Kurtoğlu emekliliğini isterken 10 yıllık hâkim Zühal Yavuz istifa etti.
Şimdi avukatlık yapan Zühal Yavuz, Trabzon ve Sakarya’nın sıradan şehirler olmadığına dikkat çekerek, sudan gerekçelerle soruşturma geçirip, tehdit edilircesine bu kentlere sürgün edildiklerini söyledi.
Avukat Ümit Yavuz, “Yargının, orantısız güç kullanıldığı yönünde zaten bir kararı var. Ve bu kararın bedelini o kararı veren hâkimler ağır bir şekilde ödedi. Bu arada öldürülen Ördekçi, 7 yıl cezaevindeydi ve hüküm giymemişti, Anayasa ve Ceza Yasası gereği ‘masum’ olarak öldü. Mahkeme heyeti bunun bedelini ağır ödedi. Bundan sonra ‘orantısız güç’ demeleri mümkün mü?” diye sord