Bitlis'te Tugay Komutanı olarak görev yaptığı 1992-1994 yıllarında oluşturduğu iddia edilen Mutki'deki toplu mezarların açılmasıyla adı bir kez daha gündeme gelen Emekli Tuğgeneral Korkmaz Tağma, ölen gerillaların kafalarını askerlerine kestirdiği iddiasıyla alk arasında 'kafatasçı' general olarak tanınıyor. Emekliliğinden sonra 'cemaatin generali' olarak da bilinen Korkmaz Tağma hakkında daha önce de basına açıklama yaparak Tağma'nın bölge halkına yaşattığı vahşete vurgu yapan İHD Bitlis temsilcisi Hasan Ceylan ve oğlunu Tağma'nın döneminde kaybeden İshak Tepe, BirGün'e Tağma dehşetinin ayrıntılarını verdi. Ceylan, Tağma'nın bir gazetede kendini 'demokrat' diye tanımlayarak yazı yazmasının şaşırtıcı olduğunu belirtirken, Tağma ile yüzyüze gelmekten korkmadığını ve basından isteğinin Tağma ile yüzyüze getirilmesi olduğunu söyledi. Ceylan sözlerine şöyle devam etti:"Tağma dönemin Tatvan tugay komutanıydı. Tağma'nın ne olduğu ne yaptığı Bitlis'te herkes tarafından biliniyor. Biz o dönem Bitlis İHD temsilcisi avukat Şevket Epözdemirle beraber insan hakları çalışmalarımızı yürütüyorduk. Biz o dönem hem parti temsilcisiydik, hem insan hakları savunucusuyduk. Şevket Epözdemir o dönem hem Bitlis temsilcisiydi hem de Tatvan DEP ilçe başkanıydı.Hiç unutmuyorum Tağma bir gün beni çağırdı ve tehdit etti. Bu tehditten iki gün sonra, 25 Kasım 1993'de Epözdemir'in cenazesini Gürırmak yolunda bulduk. Tağma gizli saklı birşey yapmadı. O dönem yaptığı katliamlar herkes tarafından biliniyordu.
Fakat ne yazık ki kafatasçı diye bilinen komutan şu an Zaman gazetesinde, demokrat olduğunu iddia edip yazılar yazabiliyor."
'OĞLUMU ÖLDÜRÜP BENDEN FİDYE İSTEDİ'
Tağma'nın Bitlis'de görev yaptığı süre içinde katledilen isimlerden Özgür Gündem gazetesi Bitlis muhabiri Ferhat Tepe'nin babası, eski DEP başkanı ve insan hakları savunucusu İshak Tepe, oğlunun Tağma ve Cem Ersever tarafından öldürüldüğünü iddia etti. Tağma ile diğer parti başkanları ile yapılan bir görüşme sırasında tartıştıklarını ve ardından net bir dille tehdit edildiğini söyleyen Tepe, çok kısa bir zaman sonra da oğlunun Tağma tarafından katledildiğini belirtti. O dönem bölgede Tağma vahşeti olduğunu öne süren baba İshak Tepe oğlunun katlediliş sürecine dair şunları söyledi:
"Tağma 1992-1994 yıllarında Tatvan'da Tugay Komutanlığı yapıyordu. O dönem Bitlis çevresi olağanüstü halle yönetiliyordu. Tağma hergün Bitlis İlçelerinin siyasi partileri, esnafları, kurum ve kuruluşları, köy muhtarları, öğretmenleri ve hatta imamları topluyor önce ajitasyon yapıyor ardından toplantıya katılan isimleri tehdit ediyordu. Ben DEP İl Başkanı'yken bir toplantıya beni de davet etti. Benimle beraber toplantıya katılan isimler arasında CHP, ANAP, Refah Partisi il başkanı ve ilçe yöneticileri de vardı. Toplantı Tatvan Orduevi'nde yapıldı. Daha sonra kaçırılıp öldürülen avukat Şevket Epözdemir de bizimle beraberdi o toplantıda. O zaman biz Tağma'yla tartışırken diğer partililer fazla konuşmadı. Onunla bir tartışma yaşandı aramızda. Bu tartışmaya o dönem CHP İl Başkanı olan Muzaffer Ahlatlı da şahittir. Biz tartışırken Tağma benim ailemi çocuklarımı sordu. Kaç çocuğum olduğunu, ne iş yaptıklarını sordu. Aslında biliyordu. Fakat beni korkutmak amaçlı bu soruları sordu. Bu aleni bir tehditti. Zaten bu tehditin ardından, 16-17 gün sonra benim oğlum Ferhat kaçırılıp öldürüldü. Kaçırıldığı zaman bana gizli bir telefon geldi. Aynı günün sabah ezanından önce. Benden oğlumu serbest bırakmaları için fidye istediler. Ayrıca il başkanlığını bırakacaksın, o partiyi kapatacaksın yoksa senin çocuğunun cenazesini sana yollayacağız dendi."
'SEN KORMAZ TAĞMA'SIN' DEDİM
İshak Tepe, telefondaki ismin Tağma olduğunu söylerken, telefonda duyduğu tehditlerle toplantı sırasında Tağma'dan duyduğu tehditler'in aynı olduğunu belirterek şunları söyledi: "Beni arayan kişinin sesi tam olarak Tağma'nın sesine benziyordu ve ben ona 'Sen Korkmaz Tağma'sın!' dedim. Bunu inkar etmesine rağmen, duyuyordumki karşıdaki ses Tağma'nın sesi. Daha önce bir iki kez onunla görüşüp tartıştığım için hem ses tonunu, hem de onun savurduğu bazı tehditleri, kullandığı bazı deyimleri ona benzetiyordum. Zaten telefonda da söyledim bunu ona. Biz o olaydan sonra bir daha yüzyüze gelemedik. O zamanın il valisi onunla görüşmem için bir randevu istedi. Ben eşim Zübeyde Hanım'la beraber Tatvan'a gittim. Yardımcıları bize onun tatil için Antalya'ya gittiğini söyledi. Fakat sonra öğrendik ki Tağma hiçbir yere gitmemiş! Ben o zaman bütün basına ve televizyonlara; 'Benimle konuşan şahıs Tatvan tugay komutanı tuğgeneral Korkmaz Tağma'dır' dedim. Biz cenazeyi aldıktan sonra ben bu katliamı kimin yaptığına dair bir dilekçe verdim Adalet Bakanlığı'na. Orada da açık ve net yazdım, Beni hedef gösteren Tağma'dır, kaçırma görevini üstlenen binbaşı Cem Ersever, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ve ekibidir."
İLKEM EZGİ AŞAM