Ekrandan görüntüler akıyor...Ajanslardan fotoğraflar...
‘Kıyamet böyle bir şey olsa gerek’ diye düşünüyorum...
Japonya’nın kuzeyinde meydana gelen deprem ve tsunamiyi sizler gibi ben de ekranlardan ‘canlı’ izliyorum. Galiba insanlık teknoloji sayesinde bir gün ‘topyekûn yok oluş’ anlamına gelen ‘kıyamet’i de böyle ‘canlı’ izleyecek diyorum...
Kendi felaketini canlı yayında izleyen bir gelecek!
* * *
Körfez Savaşı, filmlerde izlemeye alışık olduğumuz savaşın ilk kez canlı yayında izlendiği savaş olmuştu.
Japonya’da yaşanan son 300 yılın en büyük depremi ise neredeyse tüm aşamalarını canlı yayında izlediğimiz ‘ilk canlı felaket’ oldu.
Bu yüzden dün konuştuğum herkesin ilk tepkisi aynıydı...
‘Kıyamet provası...’
* * *
Avrupa’da yaşanan volkanik patlamanın ardından aykırı filozof Zizek şunları yazmıştı:
“İzlanda’daki volkanın da ispatladığı gibi, hem doğayı değiştirme yetisine sahip olduğumuz hem de onun insafına her zamankinden daha çok muhtaç olduğumuz bir çağda yaşıyoruz. Uçak korkusu olan pek çok insan, bu tarz karmaşık bir makinenin havada kalabilmesi için bileşenlerinin kaçta kaçının kusursuzca çalışması gerektiği düşüncesini aklından çıkaramaz. Bir yerlerde küçük bir levyenin kırılması, uçağın süzülerek yere çakılmasına sebep olabilir. Ne kadar çok aksiliğin çıkabileceği düşünüldüğünde paniklemek dışında yapılabilecek bir şey yoktur.”
Teknoloji sayesinde doğaya hükmettikçe aslında doğanın daha fazla esiri oluyoruz...
Bu yüzden doğal felaketler, ölümsüz gibi yaşayan biz modern insanlara hemen ‘kıyameti’ hatırlatıyor...
Bakın, Zizek bu çelişkiye nasıl dikkat çekiyor:
“Doğa kaotik; vahşi, öngörülemez ve idrak edilemez felaketlere meyilli ve biz de onun amansız hilelerine karşı savunmasızız. Bize göz kulak olan bir Doğa Ana yok. Dahası, volkanik bir patlamada tehlike yeryüzünün derinliklerinden geliyor; uzaydan değil de ayaklarımızın altından. Geri çekilebileceğimiz bir yer yok. Böyle küçük bir püskürmenin yol açtığı ciddi sosyoekonomik etki, teknolojik gelişimimizin bir sonucu, bir asır önce, bu tarz bir patlama hiç fark edilmeden atlatılabilirdi. Teknolojik gelişme insanları doğadan bağımsız kılmakla beraber farklı bir düzlemde doğanın yasalarına daha fazla bağımlı kılıyor. On yıllar önce, insanoğlu Ay’a ilk adımını attığında, şimdilerde efsaneleşen sözleri şöyleydi: ‘İnsan için küçük, insanlık için büyük bir adım.’ İzlanda’daki patlamaysa ‘doğa için küçük bir geri adım, fakat insanlık için büyük bir geri adım’dı.”
* * *
Çıkarın İzlanda’daki patlamayı, yerine Japonya’daki depremi koyun... Sonuç değişmiyor...
Değişen tek şey...
Artık insanlık ‘kendi felaketini’ canlı yayında izliyor...
Eyüp Can