24.5.11

Parasız Eğitim Talebine Yine Tahliye Yok

14 Mart 2010'da Abdi İpekçi Spor Salonu'nda düzenlenen Roman Çalıştayında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan konuşma yaparken "Parasız Eğitim İstiyoruz" yazılı pankart açan ve 14 ay 10 gündür tutuklu olan Gençlik Federasyonu üyesi Ankara Üniversitesi öğrencisi Berna Yılmaz ve Trakya Üniversitesi'nden Ferhat Tüzer, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada 3. kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada mütalaa öncesi Ferhat ve Berna'ya soru sormak istediğini dile getiren savcı, her iki sanığa katıldıkları iddia edilen eylemleri nereden öğrendiklerini ve Halk Cephesi , Halkın Özgürlükler Cephesi ve Gençlik Federasyonu'na üye olup olmadıklarını sordu. Ferhat Tüzer, örgütlerle herhangi bir ilgisinin olmadığını belirterek, eylemi basından internet aracılığıyla öğrendiğini ve demokratik bir tepki olduğunu düşündüğü için eyleme katıldığını kaydetti. Herkesin talebi olan parasız eğitim ve ulaşım taleplerini dile getirdikleri aktaran Tüzer, Hakime " Sizlerinde mutlaka çocukları vardır" dedi. F tipi cezaevine işkenceye maruz kaldığını söyleyen Tüzer, işkence gördüğüne dair raporlarının bulunduğunu da belirtti.  Dava 6 Ekim'e ertelendi.

YILMAZ: CEZAEVİNE GETİRİLİRKEN İŞKENCEYE MARUZ KALDIM

Berna Yılmaz ise Gençlik Federasyonu'na üye olduğunu söyleyerek, "Demokratik bir ülkede eğitim herkesin hakkı olmalıdır. Bugün eğitim ücretini karşılayamayıp okuyamayan çok sayıda genç bulunuyor. Parayı bulmak için ağır şartlarda çalışan aileler bulunuyor. Ben bu sorunu dile getirmek istedim. İnsanlar da bizi terörist olarak görmüyor. Bizi sahipleniyorlar. Ayrıca cezaevinden getirilirken işkenceye maruz kaldım.Adliyeye alınırken yanlış bir girişten girdik. Bu durumdan jandarmalar beni sorumlu tutarak, sert kullanarak diğer giriş kapısına aldılar" diye konuştu.

SAVCI 'İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ' DEDİ

Savunmaların ardından savcı örnek bir mütaalaya imza attı. Ferhat Tüzer ve Berna Yılmaz'ın eylemlerini toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ve düşünce ve düşünceyi açıklama kapsamında değerlendirerek, sanıkların tahliye ve beraatlerini talep etti. Anayasa ve uluslararası sözleşmelere göre silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşünün önceden izin alınmadan yapılabileceğini kaydeden savcı, Demokratik toplumlarda ifade özgürlüğünün etkin kullanımı için gerekli düzenlemelerin kanun koyucu ve idare tarafından düzenlenip alınması gerektiğini ifade ederek, bu hakların devletin dikey ve yatay sorumluluğu bakımından etkin olarak kullanılması gerektiğini belirtti. Savcı, sivil toplum örgütlerinin kötüye kullanılmaları ve yönlendirilmeleri konusunda bireyi koruyacak önlemlerin ve iyiyi kötüden ayıracak ölçütlerin devlet tarafından alınması gerektiğini kaydetti.
Mütaalada, haklarında kapatılma ve yasaklanma kararı olmayan ve faaliyetlerine devam eden dernek ve sivil toplum örgütlerinin eylemlerine katılan sanıklara sırf katılımlarından dolayı ceza hukuku anlamında sorumluluk yüklenemeyeceği, bunun Anayasal hakların etkin bir şekilde önüne geçtiği de belirtildi. Savcı, sanıkların şiddet içeren eylemlere başvurmadıklarının anlaşıldığından sanıkların ayrı ayrı beraatlerini ve tahliyelerini istedi.

AVUKAT: EMNİYET EVRAKI DELİL OLAMAZ

Sanıkların avukatı Taylan Tanay, mütalaaya katıldıklarını belirterek, "Eylemler yasal olmasaydı polis tarafından eylemin dağıtılması gerekirdi. Dernek halen yasal ve faaliyettedir. Son zamanlarda polis, Jandarma ve MİT'in evraklar üzerinde değişiklik yaptığı ortaya çıkmıştır. Emniyet Müdürlüğünden gelen yazı delil olarak kabul edilemez" dedi.
Mahkeme, mütalaaya karşı avukatların esas hakkındaki savunmalarını hazırlamalarına karar vererek, Fehat Tüzer ve Berna Yılmaz'ın kuvvetli suç şüphesini gösteren olguların bulunduğunu, suçun niteliği ve delil durumu gerekçesiyle tahliyelerini reddetti.
Duruşmada Ferhat Tüzer'in annesi ve babası ile Berna Yılmaz'ın ablası da hazır bulundu. Eğitim-Sen'de duruşma öncesi bir açıklama yaptı.
ELÇİN YILDIRAL