3.5.11

Türkiye'de basın özgürlüğü = Tutsaklık


  • Dünya 3 Mayıs Basın Özgürlüğü Günü’nü kutlarken, Türkiye bugünü basına yönelik yoğun hak ihlalleri tutuklama ve davalarla karşılıyor. Basın özgürlüğü konusunda yapılan eleştirilere -seçim nedeniyle istifa eden- İçişleri Bakanı Beşir Atalay: “Türkiye’deki basın özgürlüğü ABD’den bile ileri” diyerek cevap vermişti. Ancak istatistikler Atalay’ı bir kez daha yalanlıyor. Gazetecilere Özgürlük Platformunun verilerine göre Türkiye’de 67 gazeteci tutuklu bulunuyor. Gazeteci Hüseyin Aykol’un yaptığı çalışmada da tutuklu bulunan gazetecilerden 35’ini Kürt basın çalışanı 23’ünü sosyalist basın çalışanları oluşturuyor. BİA’nın “Medya Gözlem Raporu”na göre de son 3 ayda sadece Kürt sorununu tartıştıkları için 13 kişiye toplam 21 yıl 10  ay hapis cezası, 67 bin TL para cezası verildi.
    Öte yandan 2010 yılı “Uluslararası Basın Özgürlükleri” raporunu açıklayan Freedom House’a göre, Türkiye kısmen basın özgürlüğü olan ülkeler arasında yer aldı. Türkiye’nin, geçtiğimiz yıl 51 olan basın özgürlüğü ceza puanı üç puan arttırılarak 54’e yükseldi. Türkiye basın özgürlükleri sıralamasında 112’nci sırayı Bangladeş, Kongo, Kenya, Senegal ve Uganda ile birlikte paylaştı. Raporda ayrıca Türkiye’de 301 ve 216 sayılı yasalarla gazetecilerin tutuklandığı, gazeteciler için terörle mücadele yasasının devreye sokulduğu ve gazeteciler, editörler ve medya sahiplerine baskı uygulandığı bir çok gazetecinin otosansür uyguladığı kaydedildi.
    Konuyla ilgili açıklama yapan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nün, bu yıl Türkiye’de daha çarpıcı anlamlar içerdiğini söyleyerek, “Türkiye’de ifade özgürlüğünden söz etme olanağı ne yazık ki yok” dedi.
    Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Ahmet Abakay ise haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunan gazeteci ve yazarları ‘terörist’, kitapları ‘bomba’ gören bir yönetim anlayışının Türkiye’yi geri demokrasiye mahkum ettiğini ifade ederek, “Türkiye’ye layık görülen bu sürecin utancı gazetecilere değil, demokrasiyi teğet geçen iktidara aittir” dedi.
    2 BİN GAZETECİ YARGILANIYOR
    Tutuklu bulunan gazeteciler arasında Ergenekon davasından tutuklu Ahmet Şık, Nedim Şener, Mustafa Balbay gibi isimlerin yanı sıra, KCK davasından tutuklu bulunan Ahmet Birsin, DİHA Muhabirleri Erdoğan Altan, Kadri Kaya, Emine Altınkaya, Ali Buluş, Hamdiye Çiftçi, Sinan Aygün, Azadiya Welat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Vedat Kurşun, Aram Yayınevlerinin Sahibi Bedri Adanır gibi isimler de bulunuyor. Ayrıca istatistiklere göre yazdıklarından dolayı 2 bin gazeteci yargılanıyor ve bu tablo ile Dünya Basın Özgürlüğü sıralamasında da önceki yıl 127. sırada bulunan Türkiye, 138. sıraya geriledi.
    KÜRT BASINININ EN BÜYÜK BÜROSU CEZAEVLERİ
    Basın özgürlüğünün tartışma konusu olduğu Türkiye’de Başbakan Erdoğan’ın “Kimse basın faaliyetlerinden dolayı içeride bulunmuyor” açıklamasına rağmen, en son DİHA Diyarbakır Temsilcisi Kadri Kaya ve Batman muhabiri Erdoğan Altan, bir radyo programına canlı telefon bağlantısı yaparak, haber aktardıkları ve bu haberde de, “propaganda yaptıkları” gerekçesiyle tutuklandı. Türkiye’de gazetecilerin tutukluluk hallerine yönelik kabarık dosyanın en önemli boyutunu Kürt gazeteciler oluşturuyor.
    Türkiye’deki basın özgürlüğüne yönelik kısıtlama da Batı’nın gündeminde. Bu amaçla, AB Komisyonu, 6 Mayıs tarihinde “Türkiye ve Batı Balkanlarda Düşünce Özgürlüğü” konulu bir açık oturum düzenliyor. Konuya ilişkin bilgi vermek amacıyla Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Ahmet Abakay da davet edildi.