2.12.11

19 Aralık tanıkları konuştu: Operasyon biliniyordu


19 Aralık 2000 tarihinde 19 cezaevi ile birlikte operasyon yapılan ve 12 tutuklu ve hükümlünün yaşamını yitirdiği Bayrampaşa Cezaevi davası bugün görüldü. Mahkeme, operasyonun komutanlarından Yüzbaşı Zeki Bingöl'ün tanık olarak dinlenmesine karar verdi.

Bayrampaşa Cezaevi katliamı davasında konuşan Metin Bakkalcı ve Yücel Sayman, operasyonun önceden bilindiğini söyledi. Mahkeme, operasyonun komutanlarından Yüzbaşı Zeki Bingöl'ün tanık olarak dinlenmesine karar verdi.

Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın duruşmaya, tutuksuz yargılanan 39 erden hiçbiri katılmadı. 50 avukatın hazır bulunduğu duruşmada, operasyon öncesi Adalet Bakanlığı ve tutuklu ve hükümlülerle görüşen heyet üyeleri tanık olarak dinlendi.
Dönemin İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman, ölüm oruçlarının bitirilmesi ve F tipi cezaevlerinin tartışmaya açılması için Adalet Bakanlığı ve tutuklularla görüşmeler yaptıklarını ve operasyon yapılacağının önceden bilindiğini söyledi. Sayman, 18 Aralık günü sabah 08.00'dan akşam 16.00 ya da 20.00'ye kadar bakanlıklarla görüşmeler yürüttüklerini, toplantının sonunda yeni bir toplantı önerisinde bulunduklarını söyledi. Bu önerinin Bakanlık tarafından kabul edilmediğini dile getiren Yücel Sayman, "Eğer bu toplantı yapılsaydı belki de çözüme ulaşabilecektik. Görüşmeler bir anda Adalet Bakanlığı tarafından kesildi" dedi.
'OPERASYON BİLİNİYORDU'
Dönemin TTB 2. Başkanı Metin Bakkalcı da 2 Aralık 2000 tarihinden itibaren görüşmelere dahil olduğunu ve 8 Aralık 2000 tarihinde Bayrampaşa Cezaevi'nde tutukluların sözcüleri ile görüştüğünü anlatan Bakkalcı, bu görüşmelerde cezaevinde isyan olacağına dair herhangi bir gözlemi olmadığını, aksine cezaevi yönetiminin kontrolü altında olduğunu belirtti. 13-14 Aralık'ta Kaya Güvenç, Mehmet Bekaroğlu ve Yücel Sayman'ın katıldığı Adalet Bakanlığı'nda bir toplantı yapıldığını hatırlatan Bakkalcı, çözüme yakın olduklarını, bir güvence verildiğini, sorunun çözüleceği izleniminde olduğunu söyledi. 14 Aralık gecesi görüşmelerin bir anda bakanlık tarafından bitirildiğini belirten Bakkalcı, dönemin İçişleri Bakanı Saaddettin Tantan'ın daha sonra operasyon biliniyordu sözünü hatırlattı, kendisinin de aynı kanıyı taşıdığını söyledi. Bakkalcı, 14 Şubat 2000 tarihli Adli Tıp uzmanları tarafından hazırlanan olay yeri tutanağı ve 19 Ocak 2000 tarihli Eyüp Savcılığı tutanağını hatırlattı, bu tutanakların idari kısımdan tutukluların bulunduğu yere doğru atış yapıldığını gösterdiğini kaydetti. Bakkalcı ayrıca, olay yerinde bulunan kimyasal maddeleri de hatırlattı.
'YANMAKTAN TESADÜFEN KURTULDUK'
Operasyon sırasında Bayrampaşa Cezaevi C-11 Koğuşunda kalan Emin Gökdurna, siyasi tutuklu ve hükümlülerin temsilciliğini yaptığını belirterek, cezaevlerinde bir gerginlik, bir direniş ve ayaklanmanın olmadığını söyledi. Operasyondan önce cezaevinde kalanların basın aracılığıyla terörist ve koğuşlarında terör örgütlerinin eğitim yeri olduğu şeklinde kamuoyuna yansıtıldığını aktaran Gökdurna, "Böyle bir durum yoktu. Koğuşlar arandığında dahi bir direniş gösterilmiyordu" dedi.
Tek amaçlarının içeride olanlarla birlikte yaşamak olduğunu ifade eden Gökdurna, uyurken cezaevinin askerlerce işgal edildiğini söyledi. Gökdurna, "Cezaevi Savcısı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, Adalet Bakanı ile görüşmek istediğimizi söyledi. Ancak bize 'Cumhurbaşkanı bile gelse artık bir şey yapamaz, herkes devre dışı kalmıştır' denildi. Askerler bizlerin havalandırmaya çıkmamızı istiyorlardı, Bizi oradan alacaklarını söylüyorlardı. Ancak çıkanlara kurşun sıkılıyordu. Murat Ördekçi, bu şekilde yaralandı. Bacağından vurulmuştu, yarası ölümcül değildi. Arkadaşımıza müdahale etmek istedik, askerler bizi engelledi. Ördekçi, kan kaybından öldü" dedi. Koğuşlarında atılan gaz bombaları nedeniyle yangın çıktığını da anlatan Gökdurna, bir itfaiye erininin tesadüfen yangını görmesi sonucu, yanmaktan kurtulduklarını söyledi.
Duruşmada, Murat Ördekçi'nin annesi Fatma Ördekçi ve ağabeyi Mehmet Ördekçi müdahillik talebinde bulundu. Mağdurlar Emin Gökturna, Türker Kazak ve Mehmet Boztepe şikayetçi oldu. Mağdurlar aynı zamanda, sanıklarla yüzleşmek istediklerini dile getirdi.
BİBER GAZI ÖLDÜRMÜŞ!
Bu arada, mahkeme heyeti, yazışmalara ilişkin bilgi verdi. Buna göre mahkemenin talebi doğrultusunda Jandarma Genel Komutanlığı'ndan gelen cevabi yazıda, personel listesinin olmadığı belirtildi. Jandarma Genel Komutanlığı ayrıca, mahkemenin kimyasal gaz kullanılıp kullanılmadığı yönündeki sorusuna verdiği yanıtta, envanterde kimyasal silah bulunmadığını, sadece toplumsal olaylar ve cezaevi olaylarına müdahalede kullanılan göz yaşartıcı gaz ve hapşırma etkili biber gazı kullanıldığını iddia etti. Jandarma, operasyona katılan birliklerde G3 piyade tüfeği, G5 makineli tabanca, top ve kalkan bulunduğunu ileri sürdü.
KAYIT DIŞI OPERASYON
Jandarmadan gelen başka bir yazı ile tutanakta imzası bulunan iki kişinin aslında Bayrampaşa'da görevli olmadığı, üç tane sicil numarasının da sahte olduğu açığa çıktı.
Emniyet Genel Müdürlüğü'nden gelen yazıda ise olay anına ilişkin video kaydı olmadığı ileri sürüldü.
'DELİLLER GİZLENİYOR'
Avukatlar, jandarma ve emniyetin, personel listesi ile kamera kayıtlarını göndermeyerek mahkemeden delil sakladığını belirterek ilgili kurumlar hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi. Avukatlar ayırca, operasyonu yöneten komutanlardan Zeki Bingöl'ün dinlenmesini, diğer tanıkların ve mağdurların duruşma salonunda dinlenmesini istedi.
Müdahil avukat Gülizar Tuncer, operasyonun kamera görüntülerinin Jandarma Gnel Komutanlığından istendiğini iki kamera görüntüsünün olduğunu, fotoğrafların çekildiğini anlattı. Tuncer, "Bu görüntüler ve fotoğraflar yargı organlarından gizleniyor. Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet İstihbarat Dairesi hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istiyoruz" dedi. Avukatlar; operasyonun koordinatörü olarak bilenen ve operasyonla ilgili kitap yazan Zeki Bingöl, dönemin Cumhuriyet Başsavcısı Ferzan Çiftçi ve Fikret Ünalalanm'ın tanık olarak dinlenmesini istedi. Avukatların talebi üzerine Bingöl'ün NTV ve Cnn Turk'te operasyonla ilgili açıklamalarının yer aldığı görüntüler mahkemede izletildi.
ZEKİ BİNGÖL DİNLENECEK
Mahkeme heyeti, basına verdiği demeçlerde operasyona ilişkin önemli bilgiler veren Yüzbaşı Zeki Bingöl ile dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Ferzan Çitici ve Cezaevi Savcısı Fikret Ünalan'ın tanık olarak dinlenmesine karar verdi. Mahkeme heyeti, avukatların talebi doğrultusunda il jandarma komutanlıklarından görüntü istenmesine de karar vererek, duruşmayı 25 Mayıs 2012 tarihine erteledi.
 DİHA