Hakkari'de Seyfullah Turan adlı çocuğun kafasına öldüresiye
dipçiklerle vuran ve tepkilere neden olan özel harekat polisi Bahadır
Turan'a ceza yerine ödül verildi.
Hakkari'de DTP'nin kapatılmasının protesto edildiği eylemde polisin kitleye müdahalesi sonrasında Seyfullah Turan adlı çocuğun kafasına öldüresiye dipçiklerle vuran ve tepkilere neden olan özel harekat polisi Bahadır Turan'a ceza yerine ödül verildi. Mahkeme polis Turan'ın cezasında taksirle (istemeden) yaraladığı gerekçesiyle indirim üstüne indirim yaptıktan sonra verdiği 6 ay 7 günlük cezayı da erteledi.
Hakkâri'de 23 Nisan 2009'da kapatılan DTP'nin eyleminde çıkan olaylarda Özel Harekat Polisi Bahadır Turan'ın kafasını dipçikle ezdiği çocuğun görüntüleri büyük tepki çekmişti. Kafatasında kırık ve çatlaklar oluşan, hayati tehlike yaşayan Seyfullah Turan, yoğun bakımda 4 gün kalmış, doktorların yoğun çabası ile kurtarılmıştı. Olayın ardından, polis Turan hakkında, mağdur avukatlarının "kasten öldürmeye teşebbüs ve işkence" suçlarından dava açılmasını talep etmelerine rağmen, "kasten yaralama" suçundan dava açıldı.
Dava, güvenlik gerekçesiyle Hakkâri'de görülmeyerek Isparta'ya alındı. Davanın karar duruşması, önceki gün yapıldı. Duruşmada, sanık avukatı çocuğun sadece 4 gün hastanede kaldığı iddia edilirken, fiziki ve psikolojik arazının bulunmadığı da savunuldu. Avukat, olayın meşru müdafaa olarak nitelendirilmesini istedi. Savcılık ise esas hakkındaki mütalaasında, özel harekât polisinin, "kasten yaralama" suçundan 5 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılmasını talep etti.
Polis meşru müdafaa yapmış!
Savcının talebine karşın, mahkeme ise polisin meşru müdafaa halinde ve psikolojisinin bozuk olduğu, zor kullanma yetkisini kullandığı gibi savunmaları dikkate alarak, polis memuruna, genellikle trafik kazaları ve benzeri istemeden yaralamaya sebep olma hallerinde uygulanan "taksirle yaralama" suçundan ceza verdi. Mahkeme, bu suçtan 6 ay hapse mahkum ettiği polisin cezasını önce vücutta kemik kırılması meydana geldiği için 9 aya çıkarttı, daha sonra ise zor kullanma sınırının kasıt olmadan aşılması halinde cezanın indirileceği hükmünü dikkate alarak, 7 ay 15 güne indirdi. Heyet, polis memuru Turan'ın mahkemeye karşı "saygılı" tutumu ve pişmanlığını gerekçe göstererek, iyi hal indirimi de yaptı. 6 ay 7 gün olarak belirlenen ceza, polisin iyi hali gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kapsamına da alındı.
5 yıl boyunca suç işlenmemesi halinde cezanın bütünüyle ortadan kalkmasını öngören uygulama süresince, polisin herhangi bir adli denetime alınmasına da gerek görülmedi. İyi hali nedeniyle polisin cezasında hem indirim yapan hem de hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı veren mahkemenin, bu kanıya tek duruşmada ulaştığı da anlaşıldı.
Seyfullah Turan’ın babası: İnsanın vicdanını sızlatan bir karar
Hakkari’de DTP’nin kapatılmasının protesto edildiği eylemde polisin kitleye müdahalesi sonrasında Seyfullah Turan adlı çocuğun kafasına öldüresiye dipçiklerle vuran özel harekat polisi Bahadır Turan’a ödül gibi ceza verilmesine aile isyan etti. Kararın vicdanları sızlattığını dile getiren Turan ailesi, karara itiraz edeceklerini dile getirdi.
Hakkari’de 23 Nisan 2009’da DTP’nin kapatılmasının protesto edildiği eylemde polisin kitleye müdahalesi sonrasında Seyfullah Turan adlı çocuğun kafasına öldüresiye dipçiklerle vuran özel harekat polisi Bahadır Turan’a verilen ödül gibi cezaya Turan ailesi isyan etti. Seyfullah Turan’ın babası Mehmet Turan Isparta’da sonuçlanan mahkeme kararının vicdanları sızlattığını belirterek, karara itiraz edeceklerini dile getirdi. Oğlunun olaydan sonra halen kendisine gelemediği ve tedavi gördüğünü belirten baba Turan, oğluna polisin yaralamak için değil öldürmek amacıyla vurduğunu dile getirdi. Turan, “Mahalledeki olaylarda oğlumun başına dipçikle vurulmasının ardından defalarca doktora gittim. 2 defa İstanbul Adli Tıp Kurumu’na, bir defa Diyarbakır’a ve onlarca sefer Van’a doktora gittik. Her seferinde doktorlardan rapor istedik. Ama nedense bize hiçbir zaman bir rapor vermediler. Dava öyle hazırlandı ve sonuçlandırıldı” diye konuşu.
‘Dava Isparta’ya alındığında sonuç belli olmuştu’
Davanın sonucunun kabul edilemez olduğunu dile getiren baba Turan, şöyle devam etti: “Zaten davayı buradan Isparta’ya aldıklarına böyle bir sonucun çıkacağı belliydi. Onlar kendi polislerini korumak ve serbest bırakmak için davayı oraya aldılar. O gün oğluma öldürmek için vurulmuştu. Ama Allah almadı ve oğlumu bize bağışladı. Ama oğlum o günden beridir, konuşmada zorluk çekiyor ve havaların ısınması ile birlikte dengesini kaybederek baygınlık geçiriyor. Bu 3 yıldır böyle devam ediyor. Olaydan sonra oğlum aşırı bir şekilde asabileşti ve psikolojisi bozuldu. Oğlumu bilerek ve isteyerek öldürmek istercesine kafasına dipçikle vuran polisin iyi halinden ceza indirimine gitmesi ve tutuklanmasına dahi gerek duyulmayacak bir ceza verildi. Bu insanın vicdanını sızlatan bir karardır. Karara itiraz edeceğiz. Kamuoyundan da bu konuda destek istiyoruz” diye konuştu.
Hakkari'de DTP'nin kapatılmasının protesto edildiği eylemde polisin kitleye müdahalesi sonrasında Seyfullah Turan adlı çocuğun kafasına öldüresiye dipçiklerle vuran ve tepkilere neden olan özel harekat polisi Bahadır Turan'a ceza yerine ödül verildi. Mahkeme polis Turan'ın cezasında taksirle (istemeden) yaraladığı gerekçesiyle indirim üstüne indirim yaptıktan sonra verdiği 6 ay 7 günlük cezayı da erteledi.
Hakkâri'de 23 Nisan 2009'da kapatılan DTP'nin eyleminde çıkan olaylarda Özel Harekat Polisi Bahadır Turan'ın kafasını dipçikle ezdiği çocuğun görüntüleri büyük tepki çekmişti. Kafatasında kırık ve çatlaklar oluşan, hayati tehlike yaşayan Seyfullah Turan, yoğun bakımda 4 gün kalmış, doktorların yoğun çabası ile kurtarılmıştı. Olayın ardından, polis Turan hakkında, mağdur avukatlarının "kasten öldürmeye teşebbüs ve işkence" suçlarından dava açılmasını talep etmelerine rağmen, "kasten yaralama" suçundan dava açıldı.
Dava, güvenlik gerekçesiyle Hakkâri'de görülmeyerek Isparta'ya alındı. Davanın karar duruşması, önceki gün yapıldı. Duruşmada, sanık avukatı çocuğun sadece 4 gün hastanede kaldığı iddia edilirken, fiziki ve psikolojik arazının bulunmadığı da savunuldu. Avukat, olayın meşru müdafaa olarak nitelendirilmesini istedi. Savcılık ise esas hakkındaki mütalaasında, özel harekât polisinin, "kasten yaralama" suçundan 5 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılmasını talep etti.
Polis meşru müdafaa yapmış!
Savcının talebine karşın, mahkeme ise polisin meşru müdafaa halinde ve psikolojisinin bozuk olduğu, zor kullanma yetkisini kullandığı gibi savunmaları dikkate alarak, polis memuruna, genellikle trafik kazaları ve benzeri istemeden yaralamaya sebep olma hallerinde uygulanan "taksirle yaralama" suçundan ceza verdi. Mahkeme, bu suçtan 6 ay hapse mahkum ettiği polisin cezasını önce vücutta kemik kırılması meydana geldiği için 9 aya çıkarttı, daha sonra ise zor kullanma sınırının kasıt olmadan aşılması halinde cezanın indirileceği hükmünü dikkate alarak, 7 ay 15 güne indirdi. Heyet, polis memuru Turan'ın mahkemeye karşı "saygılı" tutumu ve pişmanlığını gerekçe göstererek, iyi hal indirimi de yaptı. 6 ay 7 gün olarak belirlenen ceza, polisin iyi hali gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kapsamına da alındı.
5 yıl boyunca suç işlenmemesi halinde cezanın bütünüyle ortadan kalkmasını öngören uygulama süresince, polisin herhangi bir adli denetime alınmasına da gerek görülmedi. İyi hali nedeniyle polisin cezasında hem indirim yapan hem de hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı veren mahkemenin, bu kanıya tek duruşmada ulaştığı da anlaşıldı.
Seyfullah Turan’ın babası: İnsanın vicdanını sızlatan bir karar
Hakkari’de DTP’nin kapatılmasının protesto edildiği eylemde polisin kitleye müdahalesi sonrasında Seyfullah Turan adlı çocuğun kafasına öldüresiye dipçiklerle vuran özel harekat polisi Bahadır Turan’a ödül gibi ceza verilmesine aile isyan etti. Kararın vicdanları sızlattığını dile getiren Turan ailesi, karara itiraz edeceklerini dile getirdi.
Hakkari’de 23 Nisan 2009’da DTP’nin kapatılmasının protesto edildiği eylemde polisin kitleye müdahalesi sonrasında Seyfullah Turan adlı çocuğun kafasına öldüresiye dipçiklerle vuran özel harekat polisi Bahadır Turan’a verilen ödül gibi cezaya Turan ailesi isyan etti. Seyfullah Turan’ın babası Mehmet Turan Isparta’da sonuçlanan mahkeme kararının vicdanları sızlattığını belirterek, karara itiraz edeceklerini dile getirdi. Oğlunun olaydan sonra halen kendisine gelemediği ve tedavi gördüğünü belirten baba Turan, oğluna polisin yaralamak için değil öldürmek amacıyla vurduğunu dile getirdi. Turan, “Mahalledeki olaylarda oğlumun başına dipçikle vurulmasının ardından defalarca doktora gittim. 2 defa İstanbul Adli Tıp Kurumu’na, bir defa Diyarbakır’a ve onlarca sefer Van’a doktora gittik. Her seferinde doktorlardan rapor istedik. Ama nedense bize hiçbir zaman bir rapor vermediler. Dava öyle hazırlandı ve sonuçlandırıldı” diye konuşu.
‘Dava Isparta’ya alındığında sonuç belli olmuştu’
Davanın sonucunun kabul edilemez olduğunu dile getiren baba Turan, şöyle devam etti: “Zaten davayı buradan Isparta’ya aldıklarına böyle bir sonucun çıkacağı belliydi. Onlar kendi polislerini korumak ve serbest bırakmak için davayı oraya aldılar. O gün oğluma öldürmek için vurulmuştu. Ama Allah almadı ve oğlumu bize bağışladı. Ama oğlum o günden beridir, konuşmada zorluk çekiyor ve havaların ısınması ile birlikte dengesini kaybederek baygınlık geçiriyor. Bu 3 yıldır böyle devam ediyor. Olaydan sonra oğlum aşırı bir şekilde asabileşti ve psikolojisi bozuldu. Oğlumu bilerek ve isteyerek öldürmek istercesine kafasına dipçikle vuran polisin iyi halinden ceza indirimine gitmesi ve tutuklanmasına dahi gerek duyulmayacak bir ceza verildi. Bu insanın vicdanını sızlatan bir karardır. Karara itiraz edeceğiz. Kamuoyundan da bu konuda destek istiyoruz” diye konuştu.