Önceki gün DİHA, ETHA, ANF, AFP, Evrensel ve BirGün’de tek suçları
habercilik yapmak olan yaklaşık 40 gazeteci KCK operasyonu kapsamında
gözaltına alındı. Meslektaşlarına sahip çıkan yüzlerce gazeteci akşam
saatlerinde basın özgürlüğüne yönelik bu saldırıya isyan ederek,
İstanbul’da İstiklal Caddesi’ni Ankara’da Yüksel Caddesi’ni doldurarak
“Susma haykır! Özgür Basın haktır!” sloganlarını yükselttiler. Merkez
medya her zamanki gibi gazeteciliği unuttu. Yüzlerce gazetecinin
isyanını ya hiç görmedi, ya da kıyıda köşede minicik haberlerle verdi.
Yandaş medya ise yine ‘görevini’ yaptı ve gazetecileri terörist ilan
etti. İşte size Türkiye basınının, basın özgürlüğüyle imtihanından bir
kesit:STAR: GAZETECİ DEĞİL, PKK’LILAR
Yandaş medyanın gazetecileri terörist ilan etme azgınlığının en rezil örneklerinden birini Star gazetesi gösterdi. Dün Star’ın 16’ıncı sayfasında yayımlanan, “PKK’nın en büyük ayağı çökertildi” başlıklı haberde bakın tek suçu haber yapmak olan gazeteciler hangi ifadelerle damgalandı, daha haklarında bırakın iddianameyi, tutuklama kararı bile yokken bakın nasıl ‘azılı terörist’ ilan edildi:
KANDİL YALANI
Star’ın haberi daha baştan bir yalanla spottaki ‘zanlıların Kandil’de eğitim aldığı’ yalanıyla başlıyor. Star’ın bu iftirayı yazabilmek için elinde tek bir delili bile yok. BirGün olarak operasyonda gözaltına alınan iki muhabirimizin hayatları boyunca Kandil’in yakınından bile geçmediklerini çok iyi biliyoruz ama Star utanmadan yalanlarını sıralamayı sürdürüyor: “KCK soruşturması kapsamında, PKK’nın toplam gelirlerinin yüzde 65’ini aktardığı medya ayağına operasyon düzenlendi. 8 ildeki eş zamanlı operasyonla 40 kişi gözaltına alınırken, zanlıların Kandil’de eğitim aldığı belirtildi.” Star’ın haberinde bir de uydurma şemaya yer verildi ve özgür basın geleneğinden gelen gazetecilerin Murat Karayılan’a bağlı KCK İdeolojik Alan Merkezi’ne bağlı olarak çalıştığı öne sürüldü.
YENİ ŞAFAK’TAN TAM SAYFA MANİPÜLASYON
Aynı merkezden servis edildiği anlaşılan bir haber de Yeni Şafak gazetesinde yayımlandı. “KCK’nın medya ayağına 38 milyon euro kaynak” başlığını taşıyan haberde, Star’da yer alan dezenformasyonlar daha da abartılarak yer buldu. ‘Toplantıların üssü Kandil’ uydurmasının yer bulduğu Yeni Şafak’ta gazetemiz muhabiri Zeynep Kuray da “Sarp Kuray’ın kızı gözaltında” başlığıyla duyuruldu oysa Zeynep Kuray’ın Sarp Kuray’ın kızı olduğu için güç odaklarını rahatsız eden haberciliği nedeniyle bu baskılara uğradığını basın camiasındaki herkes biliyor.
AYNI ŞEMA ZAMAN’DA DA YAYIMLANDI
Polis tarafından yandaşlara servis edildiği anlaşılan aynı şema Zaman gazetesinde de yer buldu. Yeni Şafak ve Star’daki asılsız iddialar ek olarak Zaman gazetesinde, PKK’nin eylem talimatlarının Roj Tv’den altyazı yoluyla verildiğine dair 6 yaşında çocuğun bile inanmayacağı komik suçlamalara yer verildi.
YANDAŞ BASIN GÖREVİNİ YAPTI PEKİ YA DİĞERLERİ?
Yandaş basın yine yandaşlığını yaptı ve özgürce habercilik yapmaya çalışan gazetecileri ‘azılı terörist’ ilan etmek için elinden geleni ardına koymadı. Bu gazeteler elbette önceki akşam İstiklal ve Yüksel Cadde’lerini dolduran meslektaşlarının isyanına da gözlerini kapadı. Peki ya merkez medya adı verilen anaakım gazeteler… Onlar da operasyonu bir basın operasyonu değil, bir KCK operasyonu gibi lanse ettiler. Meslektaşlarının ‘terörist’ şüphesiyle sabaha karşı evlerinden, ofislerinden ve hatta görev yaptıkları deprem çadırlarından alınıp götürülmesine kendileri tepki göstermedikleri gibi buna tepki gösteren gazetecilerin eylemini de alabildiğine önemsizleştirmeye çalıştılar.
VATAN: BİZİM MUHABİRİMİZ SUÇSUZ
Basına yönelik operasyonu yandaşlardan çok farklı bir şekilde görmeyen ana-akım gazetelerdeki tek eksiklik, polisten servis alamadıklarından olsa gerek, yandaş basında yer alan şemaydı. Buraya kadarı beklenmedik değildi ancak ana akım medyada çalışan onlarca gazetecinin katıldığı eylemi iç sayfalarda minicik görmesi bu gazetelerin meseleye bakışını ortaya koydu. Milliyet, Hürriyet, HaberTürk vs. gibi gazeteler eylemi birkaç satırla geçiştirirken, operasyonlarla ilgili haberlerinde özgür basına yönelik saldırıyı hiçbir şekilde vurgulamadılar. Sadece Vatan gazetesi kendi muhabirleri Çağdaş Ulus’un da operasyonda gözaltına alınması üzerine, “KCK operasoynu bu kez gazetecileri vurdu” başlığını attı ve Mustafa Mutlu’nun “Çağdaş’a inanıyorum” başlıklı köşe yazısı aracılığıyla muhabirlerine sahip çıktı. Vatan’ın haberinin satır aralarında, ‘Çağdaş Ulus gazeteci ama diğerleri terörist de olabilir, kefil olamayız’ vurguları dikkat çekti.
YA SOSYALİST BASIN DA OLMASA
Özgür Basına yönelik polis terörüne tek net tepki her zamanki gibi sosyalist basından geldi. Gazetemiz BirGün, Van’da görev yaptığı deprem çadırında sabaha karşı gözaltına alınan DİHA muhabiri Evrim Kepenek’in kendisine “Artık her şey bitti” diyen polise verdiği yanıtı manşet yaptı: “Şimdi her şey yeniden başlıyor.” Diğer bir sosyalist gazete olan Evrensel de “Baskın Basın Özgürlüğüne” manşetiyle çıkarak operasyona tepkisini koydu. Basının tümüyle güdümlü hale geldiği Türkiye’de bu iki sosyalist gazetenin varlığının önemi bu olayla bir kez daha anlaşıldı.
Ahmet Meriç Şenyurt-birgün