Şırnak
Uludere’de 38 sivil köylünün F-16 bombardımanıyla katledilmesi, Türkiye
basınında, insanlıktan uzak bir şekilde haberleştirildi. Kimi
gazeteler, öldürülen yoksul köylülerin ‘kaçakçı’ olmasını mazeret
göstermeye çalışırken, kimileri, “PKK köylüleri önden sürdü” yalanını
uydurdu. Belirli merkezlerden aldığı istihbaratlara göre habercilik
yaptığı bilinen, malum gazeteler, kimbilir hangi hesaplarla MİT’i tek
sorumlu gibi göstermeye çalıştı. Önceki gün, internet siteleri ve
televizyonlar katliam haberini saatlerce görmeyerek, sınıfta kalmıştı.
Dün de gazeteler, katliama, ‘katliam’ demeyerek Türkiye’de gazeteciliğin
iflasını ilan etmiş oldu. Özellikle, Zaman, Bugün, Sabah, Yeni Asya,
Vakit, Güneş ve Sözcü gazeteleri katliamı haberleştirme tarzlarıyla
kendilerinde sadece gazeteciliğin değil insanlığın da bittiğini ortaya
koydu. Bundan böyle bu yayın organlarına gazete demek, gazeteciliğin
meslek onuruna hakarete sayılacağından bu yayınları artık; İnsansız
Haber Aracı diye anıyor. Zira, nasıl ki İnsansız Hava Aracı İHA’lar,
sivil, PKK’li ayırt etmeden, tüm canlıları hedef diye gösteriyorsa,
İnsansız Haber Araçları da, doğru, yanlış ayırt etmeden, devletin
önlerine koyduğu her bilgiyi, ‘haber’ diye servis ediyor.
ZAMAN: PKK KÖYLÜLERİ YEM YAPTI
İmamın Medyası’nın amiral gemisi Zaman gazetesi, olayın katliam olduğunu perdelemekle kalmadı, Uludere Katliamı’nda hükümet ve TSK’nin rolünü saklayıp hedef saptırmak için elinden gelen dezenformasyonu yaptı. Katliamı ‘Ölümcül İstihbarat’ manşetiyle veren Zaman’da şu ifadeler yer aldı: “F-16’lar Kuzey Irak’ın Sinat-Haftanin bölgesinde terörist zannettikleri mazot kaçakçılarını vurdu. Genelkurmay, operasyonun sivil yerleşimin bulunmadığı bölgede yapıldığını açıkladı. İddialara göre, 35 vatandaşımızın öldüğü olaya bölgede PKK elebaşlarının toplandığına ilişkin yanıltıcı istihbarat neden oldu.” Zaman, manşetin hemen altında yer alan Aziz İstegün başlıklı haber analizde ise hangi somut bilgiye dayandığı anlaşılamayan “PKK köylüleri yem mi yaptı” sorusuna yer verildi. Analizde PKK’nin köylüleri önden sürerek TSK’yi yem yaptığı gibi hiçbir somut olguya dayanmayan bir iddia büyük gerçeklik payı varmış gibi sunularak dezenformasyonun kralı yapıldı.
BUGÜN: FEHMAN HÜSEYİN’LE YANILTTILAR
Kamuoyunda Fethullahçı medyanın ‘Posta’sı olarak bilinen Bugün 38 sivilin öldürüldüğü vahşi katliamı manşete bile taşımaya tenezzül etmedi. Haberi “İstihbarat faciası” başlığıyla veren Bugün, “Fehman Hüseyin’le yanılttılar” başlıklı kutu haberinde de ise yine somut kanıtları gösterilmeyen şu iddialara yer verdi: “İstihbarat notunda yer alan 'örgüt elebaşlarının bulunduğu' bilgisinin de TSK'yı çok hızlı karar verip hareket etmeye zorladığı ifade edildi. İstihbarat notunda yer alan örgüt elebaşının PKK'nın askeri kanat sorumlusu Fehman Hüseyin olduğu öne sürüldü. Hüseyin'e odaklanmış güvenlik birimlerinin bir şekilde yanıltılmış olabileceği belirtildi.” Bugün gazetesi haberinde “Ayrıca PKK'nın en önemli gelir kaynaklarından birinin de kaçakçılardan alınan vergiler olduğuna işaret edildi” şeklinde bir cümleyle, alttan alta ‘ölenler kaçakçıysa da fark etmez hepsi PKK’ye çalışıyor’ mesajını verdi ve insanlıkla hiçbir işinin kalmadığını ilan etmiş oldu.
SABAH: GEDİKTEPE SENDROMU
Katliama, ‘katliam’ demekten imtina eden gazetelerden, yandaş bayi satışı en yüksek gazetesi Sabah, haberi “Gediktepe sendromu kaçakçıyı vurdu” başlığıyla haberleştirdi. Sabah’ın manşetinde iki vurgu dikkat çekiciydi; 1- Gediktepe baskınına gönderme yapılarak katliama meşruiyet zemini aranıyor, 2- Ölenlerden ‘insan’ değil kaçakçı diye bahsederek kurbanlar kriminalize ediliyordu. Sabah gazetesi de bu manşetiyle sadece gazetecilikten değil insanlıktan da istifasını verenler arasındaki yerini aldı.
YENİ ASYA: PROVOKASYON GİBİ
Acımasızlığın ve dezenformasyonun dozunu yükselten gazetelerden biri de Nur Cemaati’ne yakınlığıyla bilinen Yeni Asya oldu. Katliam demeyen Yeni Asya haberi “Provokasyon gibi” manşetiyle duyururken, sürmanşetinde “Şırnak’ın Uludere İlçesi’nde öldürülen 35 kişi terörist mi, köylü mü?” diye sorarak, okurlarının kafasını karıştırmaya çalıştı. Oysa bombardımanla öldürülen 38 kişinin sivil köylü olduğu, dün erken saatlerde çeşitli yetkililerin açıklamalarıyla itiraf edilmişti. Buna rağmen Yeni Asya alt başlığında, “Gruptakilerin mazot kaçakçılığı yapan köylüler olduğu ileri sürüldü” yazarak apaçık bir gerçeği iddia düzeyine düşürdü.
YENİ AKİT: TERÖRİST Mİ, KAÇAKÇI MI?
Nefret dolu, saldırgan ve ırkçı diliyle tanınan Yeni Akit’te, katliamın sorumlularını değil çoluk çocuk üzerlerine bomba yağdırılan masum insanları suçlamaktan geri kalmadı. “Terörist mi kaçakçı mı” manşetini atan Akit haberinde neredeyse ‘hangisi olursa olsun bombardımanı hak ettiler’ imasında bulunarak, hiçbir zaman üyesi olamadığı insanlık ailesiyle son bağlarını da koparmış oldu. Akit’in haber spotlarında şu ifadeler yer aldı: “Şırnak’ta öldürülen 35 kişinin ‘köylüler’ olduğunu iddia eden çevrelere cevap veren Genelkurmay: ‘Olayın meydana geldiği yer sivil yerleşimin bulunmadığı Haftanin bölgesidir’ derken, öldürülenlerin akrabası olan köy muhtarı Haşim Öncü, ‘bombalanan yolun kaçakçılık için kullanıldığını’ ileri sürdü.”
Ulusalcılar geri durur mu?
TARİHSEL bir trajedi olan Uludere Katliamı karşısında yandaş basın bu tavrı alırken sözde hükümete muhalif olan ulusalcı gazeteler de ırkçı ve insanlık düşmanı bir dil kullanmaktan çekinmedi. Akşam grubunun ‘berber gazetesi’ olarak bilinen Güneş “Asker ne yapsın?” başlığıyla verdiği haberinde, itinayla TSK’nin olaydaki sorumluluğunu örtmeye çalıştı. Güneş, haberi şu spotla duyurdu: “İnsansız hava araçları, Irak’tan gelen kalabalık bir grubun sınıra doğru ilerlediğini belirledi. Jetler hedefi imha etti. Ancak öldürülen 35 kişi terörist değil kaçakçı çıktı.”
SÖZCÜ: SİLAH TAŞIYORLARDI
Türkiye basınında yaygın olan ‘berber faşizminin’ en çok satan temsilcisi olan Sözcü tüm gazeteler içinde hiç çekinmeden alenen yalan yazan ve bu yalanını da sürmanşetine taşıyan tek gazete oldu. Sözcü, dezenformasyonun bile bir adabı olduğunu bütünüyle unutarak, düpedüz uydurma bir sürmanşet attı: “Silah taşıyorlardı.” Bombalanan sivil köylülerin PKK’ye silah taşıdığını uyduracak kadar gazetecilikten uzaklaşmış bu gazete, Faşizmin insanlık düşmanı bir ideoloji olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Sözcü’nün spotunda Genelkurmay’ın önceki günkü açıklaması çarpıtılarak şöyle haberleştirildi: “TSK sivilleri vurdu diyenlere Genelkurmay’dan yanıt: PKK ağır silahları sınırdan katır sırtından geçiriyordu. TSK önceki gece aynı bölgede kalabalık bir gruba jetlerle operasyon yaptı.”