13 yaşındayken gözaltına alınarak kaybedilen
ve şu an yapılan kazıda kemiklerine ulaşılmaya çalışılan Davut
Altınkaynak'a devlet "Gelir testine müracaat bildirim belgesi"
göndererek, sağlık sigortası kapsamına alınacağını bildirdi.Davut
Altınkaynak'ın babası Abdulaziz Altınkaynak, "Gelsinler çocuklarımızın
kemiklerini çıkarsınlar ben de SGK'ye gidip çocuğumun kemiğinin
sigortasını yaptıracağım" diyor.
KAYIP ÇOCUĞA SİGORTANI YAPTIR BELGESİ
18 yaşını doldurmuş ve okumayan gençler ile 25 yaşını bitirmiş üniversite öğrencilerinin adreslerine SGK Genel Müdür Vekili Mustafa Kuruca imzalı gönderilen, "Değerli Sağlık sigortalımız, 1/1/2012 tarihinden itibaren tüm yurttaşlar, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kanunu gereğince kurumumuz tarafından genel sağlık sigortası kapsamına alınacaktır. TC İçişleri Bakanlı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nden Adrese dayalı Nüfus Kayıt Sistemi ile Kurumumuz ve yeşil kart kayıtları dikkate alınarak MERNİS sorgulaması sonucunda herhangi bir sosyal güvenceniz olmadığı tespit edilmiştir. 1/1/2012 tarihi itibariyle genel sağlık sigortalılığı tesciliniz asgari ücret üzerinden re'sen yapılmış olup 5510 sayılı kanunun 60'ıncı maddesinin (g) bendi kapsamında yapılan tescilimize esas olmak üzere, aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarının belirlenmesi için sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına başvurarak, gelir testi işlemi yaptırmanız gerekmektedir" ibareli "Gelir testine müracaat bildirim belgesi"nin kayıp Altınkaynak'a da gönderildiği ortaya çıktı.
SGK 17 YILLIK KAYIP ALTINKAYNAK'I SİGORTALAYACAK!
Belgede, Altınkaynak'ın sağlık sigortası kapsamına alınacağı bildirilerek, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nde adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre taahhütlü olarak gönderdiği öğrenildi. Taahhütlü olan belge, 17 yıldır kendisinden haber alınamayan Davut Altınkaynak'ın ailesinin oturduğu Nusaybin Dicle Mahallesi'ndeki ev adreslerine gönderildi.
'BÜTÜN KURUMLAR TOPU BİRBİRİNE ATIYORDU'
Altınkaynak'ın 52 yaşındaki babası Abdulaziz Altınkaynak, 1993 yılında Dargeçit'e bağlı Çukurdere (Gelikur) köylerinden devletin zoru ile göç ettirildiklerini belirterek, bir yıl aradan sonra Bağözü Köyü'ne yerleştiklerini söyledi. Altınkaynak, yerleştikleri köyün de boşaltılması üzerine Dargeçit İlçesi'ne yerleştiklerini kaydederek, "Oğlum Davut çobanlık yapıyordu. Daha 13 yaşındaydı. Annesi 3-4 gün gözaltında kaldı. Sonra gelip oğlum Davut'u sordular. Ben de evde olmadığını amcasının evinde olduğunu söyledim. Korucular da askerlere 'biz evi biliyoruz sizi götürelim' dediler. Sonra gidip Davut'u evden çıkardılar. 2 Kasım 1995 tarihinden beri oğlum kayıp. Oğlumu birçok yere sordum ama herhangi bir cevap alamadım. Her defasında savcılık, tabura, tabur Mardin'deki kimi resmi adreslere yönlendiriyordu. Beni hep oyalıyorlardı. Bu şekilde oğlum Davut'u 6 arkadaşıyla birlikte kaybettiler" dedi.
'DEVLET ÇOCUĞUMUN KEMİKLERİNİ VERSİN SGK'YE GİDİP SİGORTALATACAĞIM!'
SGK'nin kayıp oğlu adına sağlık sigortası yaptırmak için belge göndermesine tepki gösteren baba Altınkaynak, "Devlete çağrı yapıyorum. 17 yıldır çocuğumun mezarının nerede olduğunu bilmiyorum, onu gömdünüz. Çocuğumu çıkartın ben de gidip onun sigortasını yapayım. Gelsinler çocuklarımızın kemiklerini çıkarsınlar ben de SGK'ye gidip çocuğumun kemiğinin sigortasını yaptıracağım. Devlet, kemiklerimizi bize vermiyor gelip bize sigortanızı yapın diyor. 17 yıldır oğlumun kemiklerini her yerde arıyorum, çocuğumun kemiklerini görme hasretindeyim. Gelip onların bize yaptığına bakın. Bunu bize yaşatanlara Allah da aynısını yaşatsın. 17 yıldır evlat acısı çekiyorum. Bize bunu yaşatanların başına da aynı şey gelsin ki acımızı anlasınlar" dedi.
Altınkaynak, "Devlet çocuklarımızın etini yedi, biz de diyoruz ki artık bize kemiklerini versinler. Artık kemikleri yenilmiyor, bari kemiklerini versinler" diyerek, diğer insanlar gibi onların mezarına gidip bir fatiha okumak için oğlunun kemiklerinin kendisine verilmesini istedi.
OLAYIN GEÇMİŞİ
Dargeçit İlçesi'nde 29 Ekim 1995'te 2 öğretmenin öldürülmesi üzerine Jandarma tarafından 2-6 Kasım 1995 tarihlerinde gözaltına alınan Süleyman Seyhan (57), Abdurahman Coşkun (21), Abdullah Olcay (20), Mehmet Emin Aslan (19), Nedim Akyön (16), Seyhan Doğan (14) ve Davut Altınkaynak'tan (13) bir daha haber alınamadı. Süleyman Seyhan'ın cesedi başı kesilmiş olarak 6 Mart 1996 yılında Bağözü köyü yakınlarındaki bir kuyuda bulunmuştu. Kayıplarla ilgili soruşturma dosyası, kayıp kişilerin PKK'ye katıldıkları iddiasıyla kapanmıştı, ancak dosya Ergenekon davası kapsamında ailelerin 2009 yılında mahkemeye başvurmasıyla tekrar açılmıştı.
Serkan Kurt-DİHA