21.4.12

'1 MAYIS KÜRTLER AÇISINDAN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR'

lahattin Demirtaş, Kürt halkının hem emek sömürüsüyle hem de kültür sömürüsüyle haklarının gasp edildiği bir halk olduğunu belirterek, " Bizler Newroz ruhu ile 1 Mayıs'a katılacağız. Newroz ile 1 Mayıs ruhu birleşmiş olacak ve bütün dünyaya AKP hükümetine de en net mesaj verilmiş olacak."dedi
BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, gündemdeki konuları DİHA'ya değerlendirdi. Demirtaş, konuşmasına 1 Mayıs kutlamalarına değinerek başladı.
Demirtaş, 1 Mayıs'ın Kürtler açısından Ortadoğu'da önemli siyasal gelişmelerin yaşandığı bir dönemde karşılandığını belirterek, Kürtlerin yaşadığı bütün bölgelerdeki siyasi gelişmelerin yakıcı olduğunu söyledi. Demirtaş, Kürtlerin siyasal taleplerinin alanlarda bastırılmaya ve yok edilmeye çalışıldığı bir dönemin yaşandığını ancak Kürtlerin tüm bunlara rağmen alanlarda olduğunu söyleyerek, "Böyle bir dönemde 1 Mayıs'ı karşılamaya çalışıyoruz. Newroz'da tabi ki halkımızın ortaya koyduğu görkemli tutum önemli siyasal sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Bir defa baskı politikasının, sindirme politikasının Kürt halkının nazarında karşılığının olmadığı, etki yaratmadığı Kürt halkında korkuya kaygıya geri adım atmaya yol açmadığı Newroz serhıldanıyla çok net bir şekilde ortaya çıktı" dedi.
'1 MAYIS KÜRTLER AÇISINDAN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR'
Özgürlük mücadelesinin kesintisiz olarak sürmesi gerektiğinin altını çizen Demirtaş, 1 Mayıs'ın emekçilerin ve ezilenlerin taleplerinin meydanlarda haykırıldığı önemli bir gün olduğunu belirtti. Demirtaş, Kürt halkının hem emek sömürüsüyle hem de kültür sömürüsüyle ulus olmaktan kaynaklı haklarının gasp edildiği bir halk olduğuna işaret ederek, "Dolayısıyla 1 Mayıs tam da Kürt halkının içinde bulunduğu durumu ifade etmek açısından, bütün dünyaya sesini duyurmak açısından çok büyük bir önem taşımaktadır. Yine bununla birlikte Türkiye'deki bütün emekçilerin ortak kimliği, eziliyor olmalarıdır. Dolayısıyla Türkiye emekçilerinin de Kürt emekçilerinin de emekçi olmaktan kaynaklı emeklerinin sömürülüyor olmalarından kaynaklı bütünleşebilecekleri, ortak mücadele yürütebileceklerinin bir zemindir 1 Mayıs" diye konuştu.
'NEWROZ RUHU İLE 1 MAYIS'A KATILACAĞIZ'
Demirtaş, yaşanan süreçten dolayı 1 Mayıs kutlamalarına her zamankinden daha görkemli bir şekilde katılmanın hazırlıklarını yaptıklarını belirterek, şunları kaydetti: "Biz halkımızı başta İstanbul Taksim olmak üzere, Türkiye'nin her yerinde, Kürdistan'ın her yerinde kutlanan 1 Mayıs'lara en coşkulu, en görkemli şekilde katılmaya çağırıyoruz. Ama istisnasız her yerde halkın örgütlü olduğu her yerde halk bayrağı ve rengiyle, sloganıyla, pankartıyla talepleriyle 1 Mayıs'a en güçlü şekilde katılmalıdır. Bizler Newroz ruhu ile 1 Mayıs'a katılacağız. Newroz ile 1 Mayıs ruhu birleşmiş olacak ve bütün dünyaya AKP hükümetine de en net mesaj verilmiş olacak. Halkımız Newroz'un kararlı kitlesel duruşunu 1 Mayıs'ta da sergilemelidir. Bir kez daha halkımızı 1 Mayıs'ta çocuğuyla yaşlısıyla meydanlara çağırıyoruz, biz de 1 Mayıs günü alanlarda olacağız."
'HÜKÜMETİN İÇİŞLERİ BAKANI PROBLEMLİ'
Newroz kutlamaları öncesinde yapılan "Provokasyon olacak" açıklamalarının 1 Mayıs kutlamaları öncesinde de yapılmaya başlandığına dikkat çeken Demirtaş, "Hükümetin problemli bir İçişleri Bakanı var. Bu problemli Bakan AKP'nin politikasının en somut halidir. AKP'nin gerçek politikasını anlamak için İçişleri Bakanı'na bakmak yeterlidir. Bu Bakan bütün kitlesel eylem ve etkinlikleri, sadece BDP'nin etkinliklerine değil bütün muhaliflerin eylem ve etkinliklerine 'terörist eylem' mantığıyla yaklaşmaktadır" dedi. AKP'nin temel politikasının önce yasaklama girişiminde bulunmak ardından ise yapılan eylemin kitlesel geçmesini engellemek olduğunu söyleyen Demirtaş, "Biliyorsunuz hükümetin de 1 Mayıs'la ilgili prokovatif bir yaklaşımı var. 1 Mayıs'la ilgili çeşitli duyumlar aldık şeklinde İstanbul Valiliği ve hükümet yetkilileri tarafından açıklamalar yapılıyor. Bundan anlaşılıyor ki 1 Mayıs'ı yasaklamayıp halkın gelmemesi için bir tutum oluşturulmaya çalışıyorlar. Ama sendikalar ve siyasi partiler kararlı olmalıdır hükümetin amacı bellidir. Amaç kitleyi bir araya getirmemek. Hükümetin görevi bellidir bunu yapmıyorsa asıl provokatör hükümetin kendisidir" diye kaydetti.
'BAŞBAKAN NİYETİNİ AÇIKÇA ORTAYA KOYMALIDIR'
Başbakan Erdoğan'ın Katar ziyareti sırasında söylediği "PKK silahları bırakırsa operasyonları durdururuz" sözünün yeni bir açıklama olmadığını ve Başbakan Erdoğan'ın niyetini açıkça ortaya koyması gerektiğini söyleyen Demirtaş, "Erdoğan'ın bu cümlesini tahlil edersek şu çıkıyor; PKK tümden silahları bıraksın ondan sonra biz askeri operasyonları durdururuz. Kendi içerisinde mantıklı bir yaklaşım değil bu. Zaten silahlarını bırakmış bir örgüte karşı operasyon yapma gibi bir durum olmaz ki. Yani Başbakan'ın silahlarını bıraktıktan sonra PKK'ye operasyon yapma ihtimali mi var? Dolayısıyla bu kendi içinde tutarlı bir söylem değil. Ama Başbakan şunu demek istiyorsa PKK ateşkes ilan etsin biz de askeri operasyonları durdururuz demek istiyorsa bunu daha net ve açık söylemelidir bizce" dedi. "PKK silahları bıraksın askeri operasyonları durduracağız" demenin mantığı olmadığının altını çizen Demirtaş, silah bırakmanın doğal sonucunun operasyonların durması olduğunu söyledi. Demirtaş, Başbakan Erdoğan'ın yaptığı bu açıklamanın ciddiye alınır bir açıklama olmadığına işaret ederek şunları kaydetti: "Erdoğan yeni bir şeyler yapıyormuş gibi yapmaya çalışıyor. Bu cümle Başbakan'ın sonuna kadar askeri operasyonlarda ısrar edeceğini gösteriyor" ifadesinde bulundu.
'ULUSAL KONFERASIN AMACI SİLAH BIRAK ÇAĞRISI DEĞİL'
Türkiye'nin Ulusal Kürt Konferansı'ndan PKK'ye silah bırakma çağrısı çıkartmayı arzuladığını söyleyen Demirtaş, bu yaklaşımın gerçekçi bir yaklaşım olmayacağının altını çizdi. Demirtaş, PKK'ye silah bırakma çağrısına endeksli bir konferansın gerçekleşmesinin zor olduğuna işaret ederek, "Çünkü Ulusal Kürt Konferansı'nın amacı PKK'ye silah bırakma çağrısı yapmak değildir. Kürt halkının ulusal birliğini ve temel ilkelerle birleştirmektir. Bu ulusal birlik sağlanırsa Kürt halkı, ortak talepler konusunda bütün dünyaya karşı büyük bir güç elde edecektir. Önemli olan burada Kürt halkının ortak çıkarlarıdır. 4 parça Kürdistan'da yaşayan halkın ortak çıkarlarıdır. Konferans da bunu hedeflemelidir" dedi.
'ABD'DE ÖNEMLİ TEMMASLARDA BULUNACAĞIZ'
ABD'nin Ortadoğu'da politikaların şekillenmesinde önemli bir aktör olduğunu söyleyen Demirtaş, ABD'nin Kürt sorununda tek taraflı enforme edildiğini, bundan dolayı ABD ziyaretlerinin önemli olduğunu belirtti. Demirtaş, ABD'de bulunan etkin kurumların Kürt sorununu bir de BDP'den dinlemelerini arzu ettiklerini vurgulayarak, "Partimizin Türkiye'deki sorunlara bakış açısını bölgesel sorunlara yaklaşımımızı birinci elden duymalarında büyük fayda görüyoruz. O nedenle biz önümüzdeki hafta içerisinde ABD'ye giderek, Dışişleri Bakanlığı nezdinde gerek oradaki düşünce kuruluşlarıyla çeşitli üniversitelerde konferanslarla, yine senatolarda yapacağımız görüşmelerde partimizin bu konudaki politikalarını ve yaklaşımını anlatacağız. Önemli olan Kürt sorununun tek yanlı bir bildirmeyle ABD, Avrupa ya da başka ülkelere anlatılmasına karşılık, bizim de kendi görüşümüzü doğrudan aktarabilmemizdir. Bizim bu konuda Washington temsilciliğimiz resmi olarak faaliyettedir. Hem temsilciliğimizin çalışmalarını güçlendirmek hem ABD'de değişik çevrelere birinci elden aktarma açısından bir gezi olacak" dedi.
YüksekovaHaber