lahattin Demirtaş, Kürt halkının hem emek sömürüsüyle
hem de kültür sömürüsüyle haklarının gasp edildiği bir halk olduğunu
belirterek, " Bizler Newroz ruhu ile 1 Mayıs'a katılacağız. Newroz ile 1
Mayıs ruhu birleşmiş olacak ve bütün dünyaya AKP hükümetine de en net
mesaj verilmiş olacak."dedi
BDP
Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, gündemdeki konuları DİHA'ya
değerlendirdi. Demirtaş, konuşmasına 1 Mayıs kutlamalarına değinerek
başladı.
Demirtaş, 1 Mayıs'ın Kürtler açısından Ortadoğu'da
önemli siyasal gelişmelerin yaşandığı bir dönemde karşılandığını
belirterek, Kürtlerin yaşadığı bütün bölgelerdeki siyasi gelişmelerin
yakıcı olduğunu söyledi. Demirtaş, Kürtlerin siyasal taleplerinin
alanlarda bastırılmaya ve yok edilmeye çalışıldığı bir dönemin
yaşandığını ancak Kürtlerin tüm bunlara rağmen alanlarda olduğunu
söyleyerek, "Böyle bir dönemde 1 Mayıs'ı karşılamaya çalışıyoruz.
Newroz'da tabi ki halkımızın ortaya koyduğu görkemli tutum önemli
siyasal sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Bir defa baskı politikasının,
sindirme politikasının Kürt halkının nazarında karşılığının olmadığı,
etki yaratmadığı Kürt halkında korkuya kaygıya geri adım atmaya yol
açmadığı Newroz serhıldanıyla çok net bir şekilde ortaya çıktı" dedi.
'1 MAYIS KÜRTLER AÇISINDAN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR'
Özgürlük mücadelesinin kesintisiz olarak sürmesi
gerektiğinin altını çizen Demirtaş, 1 Mayıs'ın emekçilerin ve
ezilenlerin taleplerinin meydanlarda haykırıldığı önemli bir gün
olduğunu belirtti. Demirtaş, Kürt halkının hem emek sömürüsüyle hem de
kültür sömürüsüyle ulus olmaktan kaynaklı haklarının gasp edildiği bir
halk olduğuna işaret ederek, "Dolayısıyla 1 Mayıs tam da Kürt halkının
içinde bulunduğu durumu ifade etmek açısından, bütün dünyaya sesini
duyurmak açısından çok büyük bir önem taşımaktadır. Yine bununla
birlikte Türkiye'deki bütün emekçilerin ortak kimliği, eziliyor
olmalarıdır. Dolayısıyla Türkiye emekçilerinin de Kürt emekçilerinin de
emekçi olmaktan kaynaklı emeklerinin sömürülüyor olmalarından kaynaklı
bütünleşebilecekleri, ortak mücadele yürütebileceklerinin bir zemindir 1
Mayıs" diye konuştu.
'NEWROZ RUHU İLE 1 MAYIS'A KATILACAĞIZ'
Demirtaş, yaşanan süreçten dolayı 1 Mayıs
kutlamalarına her zamankinden daha görkemli bir şekilde katılmanın
hazırlıklarını yaptıklarını belirterek, şunları kaydetti: "Biz halkımızı
başta İstanbul Taksim olmak üzere, Türkiye'nin her yerinde,
Kürdistan'ın her yerinde kutlanan 1 Mayıs'lara en coşkulu, en görkemli
şekilde katılmaya çağırıyoruz. Ama istisnasız her yerde halkın örgütlü
olduğu her yerde halk bayrağı ve rengiyle, sloganıyla, pankartıyla
talepleriyle 1 Mayıs'a en güçlü şekilde katılmalıdır. Bizler Newroz ruhu
ile 1 Mayıs'a katılacağız. Newroz ile 1 Mayıs ruhu birleşmiş olacak ve
bütün dünyaya AKP hükümetine de en net mesaj verilmiş olacak. Halkımız
Newroz'un kararlı kitlesel duruşunu 1 Mayıs'ta da sergilemelidir. Bir
kez daha halkımızı 1 Mayıs'ta çocuğuyla yaşlısıyla meydanlara
çağırıyoruz, biz de 1 Mayıs günü alanlarda olacağız."
'HÜKÜMETİN İÇİŞLERİ BAKANI PROBLEMLİ'
Newroz kutlamaları öncesinde yapılan "Provokasyon
olacak" açıklamalarının 1 Mayıs kutlamaları öncesinde de yapılmaya
başlandığına dikkat çeken Demirtaş, "Hükümetin problemli bir İçişleri
Bakanı var. Bu problemli Bakan AKP'nin politikasının en somut halidir.
AKP'nin gerçek politikasını anlamak için İçişleri Bakanı'na bakmak
yeterlidir. Bu Bakan bütün kitlesel eylem ve etkinlikleri, sadece
BDP'nin etkinliklerine değil bütün muhaliflerin eylem ve etkinliklerine
'terörist eylem' mantığıyla yaklaşmaktadır" dedi. AKP'nin temel
politikasının önce yasaklama girişiminde bulunmak ardından ise yapılan
eylemin kitlesel geçmesini engellemek olduğunu söyleyen Demirtaş,
"Biliyorsunuz hükümetin de 1 Mayıs'la ilgili prokovatif bir yaklaşımı
var. 1 Mayıs'la ilgili çeşitli duyumlar aldık şeklinde İstanbul Valiliği
ve hükümet yetkilileri tarafından açıklamalar yapılıyor. Bundan
anlaşılıyor ki 1 Mayıs'ı yasaklamayıp halkın gelmemesi için bir tutum
oluşturulmaya çalışıyorlar. Ama sendikalar ve siyasi partiler kararlı
olmalıdır hükümetin amacı bellidir. Amaç kitleyi bir araya getirmemek.
Hükümetin görevi bellidir bunu yapmıyorsa asıl provokatör hükümetin
kendisidir" diye kaydetti.
'BAŞBAKAN NİYETİNİ AÇIKÇA ORTAYA KOYMALIDIR'
Başbakan Erdoğan'ın Katar ziyareti sırasında
söylediği "PKK silahları bırakırsa operasyonları durdururuz" sözünün
yeni bir açıklama olmadığını ve Başbakan Erdoğan'ın niyetini açıkça
ortaya koyması gerektiğini söyleyen Demirtaş, "Erdoğan'ın bu cümlesini
tahlil edersek şu çıkıyor; PKK tümden silahları bıraksın ondan sonra biz
askeri operasyonları durdururuz. Kendi içerisinde mantıklı bir yaklaşım
değil bu. Zaten silahlarını bırakmış bir örgüte karşı operasyon yapma
gibi bir durum olmaz ki. Yani Başbakan'ın silahlarını bıraktıktan sonra
PKK'ye operasyon yapma ihtimali mi var? Dolayısıyla bu kendi içinde
tutarlı bir söylem değil. Ama Başbakan şunu demek istiyorsa PKK ateşkes
ilan etsin biz de askeri operasyonları durdururuz demek istiyorsa bunu
daha net ve açık söylemelidir bizce" dedi. "PKK silahları bıraksın
askeri operasyonları durduracağız" demenin mantığı olmadığının altını
çizen Demirtaş, silah bırakmanın doğal sonucunun operasyonların durması
olduğunu söyledi. Demirtaş, Başbakan Erdoğan'ın yaptığı bu açıklamanın
ciddiye alınır bir açıklama olmadığına işaret ederek şunları kaydetti:
"Erdoğan yeni bir şeyler yapıyormuş gibi yapmaya çalışıyor. Bu cümle
Başbakan'ın sonuna kadar askeri operasyonlarda ısrar edeceğini
gösteriyor" ifadesinde bulundu.
'ULUSAL KONFERASIN AMACI SİLAH BIRAK ÇAĞRISI DEĞİL'
Türkiye'nin Ulusal Kürt Konferansı'ndan PKK'ye
silah bırakma çağrısı çıkartmayı arzuladığını söyleyen Demirtaş, bu
yaklaşımın gerçekçi bir yaklaşım olmayacağının altını çizdi. Demirtaş,
PKK'ye silah bırakma çağrısına endeksli bir konferansın gerçekleşmesinin
zor olduğuna işaret ederek, "Çünkü Ulusal Kürt Konferansı'nın amacı
PKK'ye silah bırakma çağrısı yapmak değildir. Kürt halkının ulusal
birliğini ve temel ilkelerle birleştirmektir. Bu ulusal birlik
sağlanırsa Kürt halkı, ortak talepler konusunda bütün dünyaya karşı
büyük bir güç elde edecektir. Önemli olan burada Kürt halkının ortak
çıkarlarıdır. 4 parça Kürdistan'da yaşayan halkın ortak çıkarlarıdır.
Konferans da bunu hedeflemelidir" dedi.
'ABD'DE ÖNEMLİ TEMMASLARDA BULUNACAĞIZ'
ABD'nin Ortadoğu'da politikaların şekillenmesinde
önemli bir aktör olduğunu söyleyen Demirtaş, ABD'nin Kürt sorununda tek
taraflı enforme edildiğini, bundan dolayı ABD ziyaretlerinin önemli
olduğunu belirtti. Demirtaş, ABD'de bulunan etkin kurumların Kürt
sorununu bir de BDP'den dinlemelerini arzu ettiklerini vurgulayarak,
"Partimizin Türkiye'deki sorunlara bakış açısını bölgesel sorunlara
yaklaşımımızı birinci elden duymalarında büyük fayda görüyoruz. O
nedenle biz önümüzdeki hafta içerisinde ABD'ye giderek, Dışişleri
Bakanlığı nezdinde gerek oradaki düşünce kuruluşlarıyla çeşitli
üniversitelerde konferanslarla, yine senatolarda yapacağımız
görüşmelerde partimizin bu konudaki politikalarını ve yaklaşımını
anlatacağız. Önemli olan Kürt sorununun tek yanlı bir bildirmeyle ABD,
Avrupa ya da başka ülkelere anlatılmasına karşılık, bizim de kendi
görüşümüzü doğrudan aktarabilmemizdir. Bizim bu konuda Washington
temsilciliğimiz resmi olarak faaliyettedir. Hem temsilciliğimizin
çalışmalarını güçlendirmek hem ABD'de değişik çevrelere birinci elden
aktarma açısından bir gezi olacak" dedi.
YüksekovaHaber