8.4.12

Alevilerden Başbakan’a ‘Kur’an’ yanıtı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan”ın Kuran-ı Kerim’in okullarda öğretilmesinin önünün açılmasının ardından Alevilerin seçmeli ders talebinde bulunmasını eleştirerek, “Ya Kuran sizin de kitabınız değil mi?” sözlerine Alevi kurumlarından yanıt gecikmedi. 

 

Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu, Başbakan Erdoğan’a verdiği yanıtta, Aleviler’in Kur’an anlayısı, algılayışı, yorumu ve uygulamasının, Sünni ve Şii İslam anlayışından farklı olduğunu kaydetti. Kenanoğlu,  “Alevilerin büyük bir çoğunluğu kendisini İslam olarak görür. Fakat bu İslam nasıl bir islamdır. Süniliğin ve Şiiliğin kabul ettiği islamla uzaktan yakından benzerliği yoktur” dedi.

Alevi ozanı Nesimi’nin “Biz bir Kur’an okuruz, bir Kur’an’a benzemez” sözlerini anımsatan Kenanoğlu, Alevi inancına ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Aleviler; Camiyi ve mescidi değil, Cemevi ve Dergâhları –Tekkeleri kendisine ait ibadethane olarak görmektedirler. Şekli anlamda bilinen ve Camilerde eda edilen Namazı değil, cem evlerinde ve dergâhlarında yaptığı cemi ibadet olarak kabul etmektedirler. Ramazan Orucunu değil, Hızır ve Muharrem Orucunu oruç olarak kabul etmektedirler. Kâbe’yi, kıbleyi insanın cemali olarak gören ve bu sebeple de İbadetinde yönünü İnsana dönen, yaradılıştan, ölüme kadar bütün yaşam ve uygulamalarında Sünni anlayışının belirlediği ve olmazsa olmazlarını ret eden bir toplumdur Aleviler.  Aleviler İslam’ ı Hak Muhammet Ali inancı olarak görmektedirler.”
BAŞBAKAN'IN MERAKINI GİDERDİĞİMİZ UMUT EDİYORUZ
“Başbakan’ın merakını giderdiğimizi umut ediyoruz” diyen Kenanoğlu, “Şimdi bu Kur’an dersleri bizim kur’an anlayışımıza göre mi verilecek, Sünni – şii anlayışa göre mi verilecek. Sünni şii anlayışa göre verilecekse bizim çocuklar asimilasyona uğramış olmayacaklar mı” sorularını yöneltti.
Başbakan’ın Alevi çocukları ve aileleri üzerinde bir idari baskı oluşturmak istediğini kaydeden Ali Kenanoğlu, taleplerinin ne Aleviliğin, ne Sünniliğin ne de Kuran’ın okullarda okutulması olduğunu vurguladı. Kenanoğlu, “Okulların bilim yuvası olması, Devletin, inanç ve ibadet organizasyonlarından elini çekmesidir. Dinin- inancın eğitiminin, öğretiminin ve organizasyonlarının üzerindeki yasakların kaldırılarak, tamamen sivil hayata bırakılmasıdır” dedi.
İSTANBUL/ EmekDunyasi.Net