26.4.12

TOPLUM YAPIMIZ





Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın toplum yapısı araştırması dün yayımlandı. Araştırma bulgularının, bakanlıkların ve sivil toplum örgütlerinin politikalarını yeniden gözden geçirmelerine vesile olacağını sanıyorum.
Sonuçları gazetemizde okumuş olacaksınız. Bu yazımda bazı bulguları değerlendirerek politika önerilerimi yazmak istiyorum.
Araştırmanın birçok sonucu, toplum davranışlarını izleyenlerin gözlemlerine uygundur: Çoğunluğun sahip olduğu bir evde oturmakta oluşu, evlilik yaşının yükselmesi, görücü evliliğin azalması, akraba evliliğinin azalması, kadınların ve erkeklerin hakim olduğu kararlar, yaşlılık planları bunlardan bir kaçıdır. Bu verilerin çoğu günlük hayatımızdan anladığımız eğilimlerdir.
Adı üstünde araştırmalar bize doğru bilgiler üretmemize yarayacak veriler kazandırır. Son çalışmada, toplumun yaşam tarzı ve davranış biçimleri hakkında haberde yazılanlardan çok daha fazla veri elde edilmiştir. Rapor yayımlandığında, her çevre bu verilerden yeni bilgiler üretebilecektir.
Biz de Konda olarak, hemen hemen her araştırmada benzer bazı soruları sorup, elimizdeki veri tablolarını zenginleştirmeye çalışmaktayız.
Televizyon dinleme, internet kullananlar, gece hayatı, evlilik kararı gibi konularda elimizdeki veriler, bakanlık araştırmasının verilerine yakındır.

Farklı sonuçlar
Bizim araştırmalarımızla, bakanlık araştırması verilerinin farklı olanlarına da değinmek istiyorum:
Bakanlık alkol içmeyenlerin oranını yüzde 80 bulmuş; Konda’nın bulgusu bu oranın 6-8 arasında altındadır. Mutluluk algısının ölçümünde de fark vardır: Bakanlık araştırmasında deneklerin yüzde 60’ı mutlu olduklarını söylemektedirler. Konda’nın oranı bakanlık oranından, mertebe olarak aynı değerde azdır.
Hiç kitap okumayanların yüzdesi bakanlık araştırmasında yüze 44 iken Konda araştırmalarında yüzde 70’e yakındır.
Biraz da politika önerilerine değineyim:
Toplumun yüzde 70’e yakını hiç spor yapmadığını söylemektedir. Bu veri sağlık bakanlığına, sigara tiryakiliği ve şişmanlık hastalıklarıyla başlatılan mücadele benzeri yeni bir çaba alanı açmaktadır. Gerçekte bazı toplum kesimlerimiz, spor alışkanlığının yaygınlaştırılması politikalarına uyum sağlamaya çalışmayacaktır. Mamafih araştırma sonuçlarının ayrıntıları incelenerek yeni politikalar tasarlanabilir.

Evlilik yapısı
Boşanma nedenleri arasında, çalışan annelerin etkisinin arttığı bilinmektedir. Çocukların yetiştirilmesi ve evlilik yapısını güçlendirilmesi için, özellikle çalışan kadınların boşanma nedenleri ayrıntılı olarak incelenmeli; gelişen topluma uygun politikalar belirlenmelidir.
Evliliğin korunması ile kadınların çalışması birbirine karşıt iki etkendir. Evliliği bozmadan çalışan kadınları arttırmanın yollarını bulabilirsek, geleneksel toplumdan, çağdaş topluma gerçekten adım atmış oluruz. Son araştırma, bu sorunun varlığına işaret ediyor.
Diğer yandan, az da olsa azalma eğiliminde olan aile başına çocuk sayısı, ortalama 3.2 gibi görünüyor. Sayın Erdoğan’ın “en az 3 çocuk” dileği, azalmayı durdurabilir mi? Başbakanın halktan isteği, azalma eğilimini artıya döndürmese de, grafikte artma yönünde azıcık değişiklik yapmasını bekleyebiliriz.
Hane başına çocuk sayısı, başka deyişle kadının doğurma sayısı ile yaşlı nüfusun artmakta oluşu birlikte düşünülürse, gelecek yıllar için yeni nüfus politikaları belirleme sorunuyla karşılaşacağımız görülecektir!
Araştırmanın işaret ettiği bir başka alan da, yerleşme konularıdır. Konut politikalarının gözden geçirilmesi için de, son araştırma kaynak olarak kullanılabilir. Araştırmanın bulgularının, son yıllardaki hızlı ve rastgele yapılaşmanın yaratacağı sorunlara dikkat çekeceğini umut ediyorum.
Araştırma, diğer sorunlar gibi, barınma, yerleşme ve göç sorunlarının birlikte düşünülmesini sağlayarak, sorumluları uyaracaktır!
 "TARHAN ERDEM"