Hava-İş Sendikası, grev hakkı istedikleri için 305
işçinin işten atılmasının ardından başlattığı direnişin 27. gününde pazar günü ,
sendikalarla birlikte Atatürk Havalimanı'nda basın açıklaması yaptı.
Basın açıklaması öncesi eyleme katılanlar tarafından yol bir süre trafiğe kapatıldı. Trafiğin aksaması üzerine polis ile özellikle SDP üyeleri arasında kısa süreli gerginlik yaşandı.
GREV YASAKLANMASAYDI 2 GÜN SONRA GREV KARARI ASILACAKTI
Daha sonra bir açıklama yapan Hava-İş Sendikası Teşkilatlanma Sekreteri Kaya Sayın, dünyanın hiçbir ülkesinde havacılık hizmetlerinde grev yasağı olmazken, AKP Hükümeti'nin grevi yasaklayan yasayı jet hızıyla Meclis'ten geçirdiğini ve Cumhurbaşkanı'nın onaylamasıyla yürürlüğe girdiğini söyledi. "Grev yasağı getirilmesiyle birlikte devam eden 23. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri hukuk dışı girişimlerle engellenmeye çalışılmıştır. Eğer grev yasağı 3 Haziran'da Resmi Gazete'de yayımlanmamış olsaydı 5 Haziran'da grev kararı asılmış olacaktı" diyen Sayın, grev yasağını kabul etmeyen 14 bin kişiden 305 kişinin işten atıldığını hatırlattı.
Sayın, grev yasağının; kuralsızlık, kazanılmış hakların ortadan kaldırılması, görev süresinin uzatılması ve uçuş güvenliği zafiyeti yaratacağını söyledi. Sayın, "Havacılıkta kabul edilmeyen tek konu uçuş güvenliğinin ortadan kaldırılmasıdır" diye konuştu.
İş yerlerinde çok önemli sıkıntılar olduğunu, en önemlisinin de uçuş güvenliği olduğunu belirten Kaya Sayın, THY yönetiminin kuralsızlıklarını, Ulaştırma Bakanı, Çalışma Bakanı, Sivil Havacılık Genel Müdürü'nün de görmezden geldiğini, denetleme yapmadığını kaydetti.
Uçuş testinin yapılmadığını, deneyimli işçilerin işten atılmasının yanı sıra pilotların istifa ettiğini ve bu pilotların yerine deneyimsiz işçilerin çalıştırıldığını açıklayan Sayın, bu durumu havacılık zafiyeti olarak değerlendirdi. Sayın, "Kuralsızlığı kural haline getiren THY, yakında uçak kazalarına neden olacak" uyarısında bulundu.
Kaya Sayın, 27 gündür direnen işçilerin, bu mücadelenin kazanımla sonuçlanacağını bildiğini ifade ederek, "Bu karşı duruş sadece Hava-İş'in karşı duruşu değildir. Bu karşı duruş Türkiye işçi sınıfının karşı duruşudur" dedi, AKP Hükümeti ve THY yönetimine "yanlışları düzeltin, atılan işçileri geri alın ve yasayı geri çekin" diye seslendi.
Hava-İş Sendikası Teşkilatlanma Sekreteri Kaya Sayın, yapacakları toplantıda yeni eylem kararları alacaklarını da bildirdi.
SGBP YENİ EYLEM KARARLARI ALACAK
TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk ise havayolu işçilerinin 27 gündür, Türkiye işçi sınıfı adına onurlu bir mücadele yürüttüğünü dile getirdi. Grev yasağını, "Türkiye'deki tüm emekçilere, tüm sendikal harakete karşı yapılmış bir saldırı" olarak değerlendiren Öztürk, "Bu direniş bizim için bir onur mücadelesidir. Bu mücadeleyi mutlaka kazanacağız" diye konuştu. Öztürk, grev yasağı geri çekilene ve atılan işçiler alınana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini belirtirken, Sendikal Güç Birliği'nin yarın bir toplantı yaparak, bundan sonraki sürece ilişkin kararlar alacağını bildirdi.
CHP Milletvekili Mahmut Tanal, sendikal özgürlüğün olmadığı bir ülkede demokratik hak ve özgürlüklerden bahsedilemeyeceğini söyledi. Tanal, grevi yasaklayan yasanın korsan bir şekilde TBMM Genel Kurulu'na getirildiğini belirterek, yasayı Anasaya Mahkemesi'ne götürdüklerini hatırlattı.
Dev Sağlık-İş Sendikası Başkanı Çerkezoğlu, "Sermaye ve onun hükümeti AKP bir yandan bizi insanlık dışı yaşam ve çalışma biçimlerine mahkum etmeye çalışırken, diğer yandan mücadele ile elde ettiğimiz sendikal haklarımızı ortadan kaldırıyor" dedi. Çerkezoğlu, grevi yasaklayan yasanın Başbakan'ın özel emri ile çıkarıldığını kaydetti. Çerkezoğlu, havayolu işçilerinin direnişinin tüm işçi sınıfının direnişi olduğunu ifade etti. Havayolu işçilerinin yanı sıra, Borusan, BEDAŞ, Hey Tekstil ve diğer işçi direnişlerini hatırlatan Çerkezoğlu, şöyle devam etti: "İşçilerin mücadelesi bugün Türkiye işçi sınıfının kurtuluş mücadelesinde çok önemli yapı taşları olarak yürütülüyor. İnsanca yaşam için yürütülen bu direnişler yan yana geldikçe bir birini büyüterek Türkiye işçi sınıfının kurtuluşunun yolunu açacaktır. Direnmek teslim olmamaktır. Direnmek başkaldırmaktır. Direnmek özgürlüktür."
Konuşmalardan sonra havayolu işçileri destek için gelenlerle birlikte havalimanı çıkışına kadar yürüyüş yaptı. Yürüyüş boyunca "Zafer direnen emekçinin olacak", "Ölmek var dönmek yok", "THY işçisi yalnız değildir", "Uçma uçtukça sıra sana gelecek" sloganları atıldı.ETHA