10.7.12

Katiller tahliye edildi !




3. Yargı Paketi kapsamında Bahçelievler Katliamı davasının hükümlülerinden Bünyamin Adanalı ve Ünal Osmanağaoğlu için infaz durdurma kararı verildi. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 3. Yargı Paketi olarak bilinen yasal düzenleme doğrultusunda, Bahçelievler Katliamı davasının hükümlülerinden kontrgerilla elemanları Bünyamin Adanalı ve Ünal Osmanağaoğlu hakkındaki cezanın infazının durdurulmasına karar verdi.
BAHÇELİEVLER KATLİAMI
Ankara'da 1978 yılında 7 TİP'linin öldürülmesi, tarihe Bahçelievler Katliamı olarak geçti. Katliam, 8 Ekim 1978 tarihinde kontrgerilla elemanları Abdullah Çatlı, Haluk Kırcı, Ünal Osmanağaoğlu, Bünyamin Adanalı, Ercüment Gedikli, Mahmut Korkmaz ve Kadri Kürşat Poyraz tarafından gerçekleştirildi.

8 Ekim akşamı İdi Amin kod adlı Haluk Kırcı, TİP'li öğrencilerin Bahçelievler 15. Sokaktaki 56 numaralı binanın 2. dairesinin önüne gelir ve gizlice dinler. Kırcı'nın içeride 2-3 kişinin olduğunu bildirmesi üzerine, Ercüment Gedikli, Dadaş Kahvehanesine giderek destek için adam ararken Ömer Özcan ve Duran Demirkıran'ı bulur. Kontrgerilla elemanları, gece saat 22.00'da harekete geçer. Duran Demirkıran sokakta, Ömer Özcan ise apartman girişinde gözcü olarak bırakılır. Abdullah Çatlı da sokağın sonunda arabanın içinde bekler. Haluk Kırcı, Ercüment Gedikli, Mahmut Korkmaz ve Kürşat Poyraz ise daireye girer. İçeride TİP üyesi 5 üniversite öğrencisi vardır. Kontrgerillacılar, Serdar Alten, Hürcan Gürses, Efraim Ezgin, Latif Can ve Osman Nuri Uzunlar'ın ellerini arkadan bağlayarak yüzükoyun yere yatırır.
Saldırganlar, evde beklediklerinden fazla kişi ile karşılaşınca durumu Abdullah Çatlı'ya haber verir. Çatlı, az sonra elinde eter ve pamukla gelir ve öğrencileri önce eterle bayıltır. Bu sırada eve gelen TİP'lilerin arkadaşları Faruk Erzan ve Salih Gevence de bayıltılır. Sonradan gelen iki öğrenci arabaya bindirilirken, Abdullah Çatlı arabayı Eskişehir yoluna doğru sürer. Üniversite öğrencileri Faruk Erzan ve Salih Gevence bir tarlada Haluk Kırcı ve Kürşat Poyraz tarafından kafalarına sıkılan üçer kurşunla öldürülür. Çatlı ve diğerleri yeniden Bahçelievler'e döner. Plana göre evde bayıltılmış olan gençler, ikişer ikişer Eskişehir yoluna götürülecektir. Uyanmaya başlayan Serdar Alten arabaya taşınırken, polis arabasının görülmesi üzerine Çatlı, "diğer öğrencilerin evde işlerinin bitirilmesi" talimatını verir. Bunun üzerine Haluk Kırcı, Osman Nuri Uzunlar'ı mutfağa alarak tel askıyla boğmaya çalışır, başarılı olamayınca yüzüne havluyla bastırarak boğar. Sonra odaya girerek yerde yüzükoyun elleri bağlı yatan gençlerin üzerine tabancasını boşaltır. Serdar Alten karın ve bağırsaklarından 3 kurşunla, Hürcan Gürses kalp ve böbreklerinden 3 kurşunla, Efraim Ezgin başından 4 kurşunla, Latif Can akciğerlerinden 2 kurşunla vurulur. Hayatta kalan Serdar Alten, saldırganları ayrıntılı şekilde tarif ederek, ülkücülerin saldırısına uğradıklarını, kendisine "Reis" diye hitap edilen birisinin varlığını anlatır, 34 PD plakalı bir araca bindirildiğini söyler. Alten, 8 günlük yaşam mücadelesini 17 Ekim'de kaybeder. Polis, Alten'in söylediği aracı "bulamaz." Ancak Nevşehir-Avanos yolundaki Kozaklı Petrol İstasyonunda mavi Amerikan bir araç şüpheli olarak polise bildirilince aracın 34 PD 137 olan plakasının 34 yazan kısmının kartonla yazıldığı anlaşılır ve kartonun altında 06 sayısı görülür. 06 PD 137 plakalı araç araştırıldığında, aracın ülkücü Mustafa Mit'e ait olduğu anlaşılır. Gözaltına alınan Mustafa Mit, aracın örgüt için alındığını, Ali Şerit tarafından sürüldüğünü, sürekli Muhsin Yazıcıoğlu ve Abdullah Çatlı'nın emrinde olduğu belirtilir. Mustafa Mit, Bahçelievler Katliamının yapıldığı gün aracı Abdullah Çatlı'nın kullandığını öğrendiğini bildirir.
Mustafa Mit, katliamla ilgili ise Şevkat Çetin'in "Bizim Çatlı'nın işi" dediğini anlatır.
ÇATLI YAKALANIR, GAYRETTEPE'DEN BIRAKILIR
Abdullah Çatlı 8 Kasım 1978'de Adapazarı'nda yakalanır ve aracın Sivas'da cezaevinden salıverilen Muhsin Yazıcıoğlu'nu almak için kullanıldığını söyler. Bu açıklamaya inanan devlet yetkilileri Çatlı'yı Ankara yerine İstanbul Emniyetine götürür. Çatlı, kısa süre sonra Gayrettepe'den salıverilir. O dönemde İstanbul Emniyet Müdürü, sonrasında uzun yıllar OHAL Valiliği yapan Hayri Kocakçıoğlu'dur.
TANSU ÇİLLER'İN 'ŞEREFLİ' TETİKÇİSİ
Bahçelievler Katilamı, ülkücü Duran Demirkıran'ın 18 Aralık'ta yakalanması ile çözüldü. Ancak Abdullah Çatlı, 1996 yılına kadar "yakalanmadı." Eski Başbakanlardan Tansu Çiller'in "devlet için kurşun atan da, yiyen de şereflidir" dediği Çatlı, 1996 yılında devlet-mafya-kontrgerilla ilişkilerinin açığa çıktığı Susurluk'taki trafik kazasında öldü.
Haluk Kırcı ise katliam davasında idama mahkum edildi, iki kez "yanlışlıkla" tahliye edildi. 2005 yılında Kartal Cezaevine giren Kırcı, 28 Mayıs 2010 tarihinde tahliye oldu. DİSK'in kurucu Genel Başkanı Kemal Türkler suikastının tetikçiliğini de yapan Ünal Osmanağaoğlu ise önce yurt dışına kaçtı, sonra gizlice Türkiye'ye döndü. 1999 yılında Kuşadası'nda yakalandı ve 7 kez idam cezasına çarptırıldı. Kemal Türkler davasının zaman aşımıyla düşmesi sonucu 1 Aralık 2010 tarihinde serbest bırakıldı. Bünyamin Adanalı, 1999 yılında Pendik'de yakalandı ve 7 kez idam cezasına çarptırıldı. Adanalı, bugüne kadar cezaevindeydi.
1980'de yakalanan ve idam cezası müebbete çevrilen Ercüment Gedikli, 1991 yılındaki afla salıverildi. Mahmut Korkmaz ve Kadri Kürşat Poyraz ise "yakalanamadı."
ETHA