***
Onlar, aralıksız son 10 yılın iktidar sahibi yeni
muhafazakârlar. Değerlerini muhafaza etmekten çok, kendi muhafaza
alanlarını ötekinin hayatına yapıştırmakla ilgilenenler; kollarını
kucaklamak için açık tutuyormuş gibi yaparken, kendinden olmayanı
tekmelemeye hazır olanlar; uyduları hep görmek istedikleri kanalı
çekenler; dillerine pelesenk ettikleri ahlâk sözcüğünü doğruluk,
dürüstlük yerine bacak arasında arayanlar, öyleydi böyleydi derken
konuyu yine kadın bedenine bağlamayı başardılar.
***
Bildiğiniz gibi AKP, demokrasilerde yeri olan
gösteri ve yürüyüş hakkını kullanan yurttaşının polis tarafından yediği
dayaktan önce, kadın mı kız mı olduğunu sorgulayan bir hükümet.
Kadınlara 3 çocuk şartı getirdikten sonra, kürtajı yasaklama hamlesi de
hep bu yüzyıla uygun gördükleri hizmetler arasında! CHP Ankara
Milletvekili Aylin Nazlıaka bu durumu “Başbakan vajina bekçiliğini
bıraksın” sözleriyle eleştirmişti. Aylar sonra öğrendik ki, Bülent
Arınç’ı çok utandırmış vajina. Yerin dibine girmiş duyunca. Bir evli
bayan, bir çocuğu olan vekil kendisiyle ilgili bir organı nasıl böyle
açıkça konuşabilir, nasıl bundan yüzü kızarmazmış, inanamamış, ölmüş
bitmiş mahcubiyetten.
***
Görülüyor ki, ahlâk gibi mahcubiyeti de yanlış
yerde arıyor Arınç. Çocuk gelin oranıyla Avrupa ikincisi olan; kadın
erkek eşitliği endeksinde 135 ülke içinde 122. sırada yer alan;
tecavüzde tahrik indirimi uygulayan bir hukuka sahip; kadın
cinayetlerinin son 10 yılda yüzde 1400 artış gösterdiği bir ülkenin
iktidar vekili olarak, yeteri kadar yüz kızartıcı meseleye sahip oysa.
Bunun yanında yolsuzluk, katliam, cinayet de cabası. Arınç ve onun gibi
düşünen diğer kabine üyelerine nacizane tavsiyem, Avrupa’da
ilkokullarda okutulup kütüphanelere kaldırılan cinsel bilgiler
ansiklopedisine göz atıp, vajinanın da kalp gibi, böbrek gibi, dalak
gibi bir organ olduğunu idrak etmeleri.
***
“Afedersiniz Rum, Ermeni; çok afedersiniz eşcinsel;
ay ne ayıp vajina”larla harcamasınlar özürlerini, utançlarını.
Toprağına sarılıp yatmak için çocuklarının kemiklerini arayan Cumartesi
Anneleri’ne; canlarından olmuş, malları çalınmış gayrimüslim
yurttaşlarına; cinsel kimliklerinden dolayı aşağılanan, öldürülenlere;
katil kocalardan, babalardan, kardeşlerden koruyamadığı kadınlara;
kocaman adamların altına sürülen küçücük kızlara; TSK bombalarının
paramparça ettiği çocuklarının kolunu bacağını elleriyle toplayan
ailelere; hergün ölen işçilere, onların yokluk içinde kıvranan
yakınlarına baksınlar. Aradıkları utancı vajinada değil, onların yüzünde
bulacaklar.
Gözde Bedeloğlu_Birgün