19.5.10

Bir hüzünlü devrim hikayesinde son bölüm



Almanya yeniden RAF’ı tartışmaya başladı, bu belki de son tartışma. Çünkü, Almanya Cumhurbaşkanı ömür boyu hapis cezasına çarptırılan hapisteki son Kızıl Ordu Fraksiyonu (RAF) militanı Birgit Hogefeld’in erken tahliye isteğini dün geri çevirdi.







Almanya yeniden RAF’ı tartışmaya başladı, bu belki de son tartışma. Çünkü, Almanya Cumhurbaşkanı ömür boyu hapis cezasına çarptırılan hapisteki son Kızıl Ordu Fraksiyonu (RAF) militanı Birgit Hogefeld’in erken tahliye isteğini dün geri çevirdi. Devrimci şehir gerillası haraketi RAF’ın son dönem liderlerinden 53 yaşındaki Birgit Hogefeld 1993 yılından bu yana tutuklu bulunuyor. Aldığı ömür boyu hapis cezasının son bölümünü Frankfurt hapishanesinde çeken Birgit Hogefeld, mahkeme kararı gereği bu cezanıın en az 18 yılını içerde geçirmek zorunda. 17 yıldır hapiste bulunan Hogefeld, bir terslik olmasa gelecek yıl Haziran ayında tahliye edilecek.


Birgit Hogefeld, 1993 yılında Mecklenburg eyaleti Bad Kleinen şehrinde bir silahlı çatışmada yakalandı. Çatışmada Almanya’nın anti törör eylemleri için özel yetiştirilmiş bir GSG-9 polis memuru ile yine RAF yöneticisi ve Hogefeld’in arkadaşı Wolfgang Grams hayatını kaybetti. Birgit Hogefeld yakalandığında, Frankfurt ABD askeri hava üssünün 1985’te bombalanması eyleminden aranıyordu.

Birgit Hogefeld, RAF’ın içerdeki son temsilcisi olmanın yanında, RAF’ın yaklaşık 20 kişi olduğu tahmin edilen 3. ve son jenerasyonunun yakalanan tek kişisi. Almanya’da RAF’ın üçüncü jenerasyonunun hüküm sürdüğü yaklaşık 1982 – 1992 yılları arasında onlarca silahlı ve bombalı eylem gerçekleştirilmiş ve 10 kişi öldürülmüştü. Bütün bu eylemlerle ilgili bir tek Birgit Hogefeld ve Wolfgang Grams ismi polisçe biliniyor ve eylemlerin biri hariç hiçbirinin failleri konusunda hala ortalıkta bir bilgi yok. Bu yıllar arasında gerçekleştirilen eylemler ve öldürülen kişiler ise bir hayli iddialı ve dikkat çekici. Büyük bazı eylemler şunlar:




1 Şubat 1985: Silah ve Savunma Sanayi Şirketi MTU’nun şefi Ernst Zimmermann’ın öldürülmesi. Kimse arananlar listesine bile alınamadı.

8. 9 Ağustos 1985: Frankfurt yakınlarındaki ABD askeri üssüne baskın. İlk gece asker Edward Pimental öldürüldü ve üsse giriş kartı alındı. İkinci gece üsse bombalı saldırı yapıldı. Bir asker bir sivil öldü. 11 kişi yaralandı. Üstte büyük maddi zarar meydana geldi. Mahkeme askeri Birgit Hogefeld veya Eva Haule’nin öldürmüş olabileceğine karar verdi. Olay aydınlanmadı. Her ikisi de eylemden ceza aldı.

9 Temmuz 1986: Siemens Yönetim Kurulu Üyesi Karl Heinz Beckurts ve şoförü Eckhard Groppler bombalı saldırı sonucu öldürüldü. Kimse bulunamadı ancak yıllar sonra 1999’da Viyana’da polis tarafından öldürülen Horst Ludwig Meyer’ın bu olayın faillerinden biri olduğu açıklandı.

10 Ekim 1986: Dışişleri Bakanlığı diplomatlarından Gerold von Braunmühl, Bonn-Ippendorf’ta evinin önünde iki kişinin saldırısı sonucu öldürüldü. Kimse ortaya çıkmadı.

30 Kasım 1989: Deutsche Bank Başkanı Alfred Herrhausen evine giderken Bad Homburg’ta bombalı bir saldırı sonucu öldürüldü, şoförü hafif yaralandı. Failler bulunamadı.

1 Nisan 1991: Doğu Almanya’yı özelleştirme idaresi başkanı Detlev Karsten Rohwedder’in öldürülmesi. Burada da kimse yakalanmadı. Ancak 10 yıl sonra Wolfgang Grams’ın saç telinin olay yerinde bulunduğu açıklandı.

27 Mart 1993: Weiterstadt cezaevi inşaatının 200 kilo dinamitle bombalanması. İnşaat tamamen yıkıldı. Zamanın parasıyla 120 milyon mark zarar ortaya çıktı. Burada da kimse yakalanmadı ama Wolfgang Grams ve Birgit Hogefeld’in işte parmağı olduğu açıklandı.

HATIRLATMA

Rote Armee Fraktion (RAF), 1970 yılında Andreas Baader, Gudrun Ensslin, Horst Mahler, Ulrike Meinhof tarafından kuruldu. Daha sonra Holger Meins, Jan Carl Raspe, Irmgard Moeller, Brigitte Mohnhaupt, Christian Klar gibi isimler de öne çıktı. Marksisit – Leninist Grup kendini komünist ve antiemperyalist görüyor, Uruguay’daki şehir gerillası Tupamaro’yu örnek alıyordu. İdeolojik metinlerinde yeni marksizm, Frankfurt Okulu ve Maoizmden de etkilenen ve 1970 – 1998 yılları arasında faaliyet gösteren örgüt 34 öldürme, çok sayıda banka soygunu ve bombalamadan sorumlu tutuldu. Bu zaman içinde örgütün 27 militanı veya sempatizanı çatışmada, açlık grevinde ve hapiste hastalıktan hayatını yitirdi.

KENDİNİ FESHETME

RAF, 20 Nisan 1998'de haber ajanslarına sekiz sayfalık bir mektup gönderdi. Broşör şeklindeki mektup RAF'ın logosuyla imzalanmıştı ve şöyle başlıyordu:
“Yaklaşık 28 yıl önce 14 Mayıs 1970'te bir kurtuluş hareketi olarak başlayan RAF projesini sona erdiriyoruz. Bir şehir gerillası haraketi olan RAF artık tarih olmuştur...” RAF, uzun mektupta siahlı mücadelenin başarısızlığa uğradığını anlatıyor ancak, genel olarak projenin ‘yenilgi’ye reğmen doğru olduğunu belirtiyordu. Çeşitli ülkelerdeki yoldaşlara, RAF’a emek vermiş herkese teşekkür ediliyor, ölen yoldaşlar saygıyla anılıyor ve bundan sonra devrimci mücadele yürüteçeklere başarılar dileniyordu.

Bu tarihten sonra, hem Alman devleti hem de RAF’ın hapisketi militanları arasında RAF’a dair tutum farklılıkları başladı. Bir grup RAF militanı ömür boyu hapis cezası alsalar bile artık RAF ‘tehlikesi’ kalmadığına göre, 20 – 25 yıl hapisten sonra serbest bırakılmasını istedi. Buna hak veren politikacı ve devlet yöneticileri oldu. Bazı RAF militanları uzun hapislikten sonra serbest kaldı. Zaten devlet 1990’dan itibaren RAF’a sırtını çeviren militanları affedeceğini açıklamıştı.

AF MI ERKEN TAHLİYE Mİ?

Tekrar Hogefeld’in affedilmemesi olayına dönersek, Hogefeld, Cumhurbaşkanı’ndan affını isteyenlerden biriydi. Ancak bu af isteme, ‘pişmanlık’tan yararlanma değil, yasal bir hakkın kullanılmasıydı. Bu yasal hakkını dahi kullanmayan RAF militanlarının da olduğunu belirtmek lazım. Örneğin RAF’ın en militan döneminin şefi Brigitte Mohnhaupt, bu haktan yararlanmaya karşı çıktı ve 24 yıl kesintisiz hapis yattıktan sonra serbest kaldı. Ömür boyu hapse mahkum RAFlılardan Christian Klar ise, erken tahliye istediği halde, 26 yıl hapiste tutulduktan sonra Aralık 2008’de serbest bırakıldı.


Eğer Cumhurbaşkanı affetseydi ya da erken tahliyesine karar verseydi Birgit Hogefeld ile birlikte son RAF militanı da hapisten çıkmış olacaktı. Ancak özellikle iki yıl önce bırakılan Christian Klar’ın cezaevinden çıkmadan önce söylediği, “Şimdi devlete ve kapitalizme karşı savaşmanın tam zamanı” türü bir cümle sağcı basının ve kamuoyunan oldukça tepkisini çekmişti. Cumhurbaşkanı Köhler’in özellikle bu tepkiden çekinerek erken tahliyeye izin vermediği sanılıyor.

RAF, teorisyeni ve kurucusu ünlü kadın gazeteci Ulrike Meinhof’tan (ana sayfadaki fotoğraf) bu yana hep kadınların domine ettiği bir örgüt oldu. Gudrun Ensslin, Brigitte Mohnhaupt, Irene Goergens, Ingrid Schubert, Brigitte Asdonk, Monika Berberich, Irmgard Möller, Susanne Albrecht, Birgit Hogefeld, Eva Haule gibi isimler yıllarca Almanya’da hem solun hem de sağın çok iyi bildikleri isimler oldu. Yıllarca arandılar, çatıştılar, çatışmada yakalandılar, çatışmada ya da hapiste öldüler vs vs.

Birgit Hogefeld’in gelecek yıl serbest bırakılmasından sonra bu kadınlarn ismi büyük bir olasılıkla bir daha yalnızca tarih kitaplarında ve tarih tartışmalarında gündeme gelecek. Çünkü bir kısmı hayatta değil, bir kısmı başka işle meşgul, bir kısmı ise hiç konuşmuyor. Hatta Brigitte Mohnhaupt gibi bir zamanların efsane isminin nerede olduğu, ne yaptığı bile bilinmiyor. 26 yıl boyunca da hiç konuşmayan Brigitte Mohnhaupt, hapisten çıktığı gün kendisini bekleyen gazeteci ordusuna “Beni rahat bırakın” deyip, gazetecileri itip, sessizce çekip gitmişti.

Evet, RAF ile ilgili son haberi Birgit Hogefeld 2011 Haziran’ında serbest bırakıldığında duyacağız. Böylelikle bir dönem gerçekten kapanmış olacak... / Birgün.net