Gazetecilere Özgürlük Platformu’nun (GÖP) çağrısıyla İstanbul Taksim’de bir araya gelen binlerce gazeteci, basın özgürlüğüne yönelik müdahaleleri kınadı, cezaevlerindeki tüm gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.
Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen binlerce gazeteci, ellerinde cezaevlerinde bulunan gazetecilerin resimleri ve “Cezaevinde gazeteci istemiyoruz”, “Gazetecilere özgürlük” dövizleri ile Taksim Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Gazeteciler, yürüyüş sırasında sık sık “Nedim Ahmet onurumuzdur”, “AKP elini medyadan çek”, “Çeteler dışarıda gazeteciler içeride”, “Dokunan yansa da dokunacağız”, “Hrant için adalet için” sloganları attı.
Yürüyüşe, tutuklu gazeteci yakınlarının yanı sıra çeşitli siyasi partiler ve Sıra Kimde İnisiyatifi de destek verdi. Taksim Meydanı’nda platform adına konuşan GÖP Dönem Başkanı Ercan İpekçi, gazeteciler olarak yargılanmaktan ve tutuklanmaktan korktukları için değil, halkın haber alma, bilgilenme için sokağa çıktıklarını söyledi.
‘BİLDİĞİNİZİ DEĞİL, BU UTANÇ TABLOSUNU OKUYUN!’
68 basın emekçisinin cezaevlerinde bulunduğuna dikkat çeken İpekçi, “Sadece 2009 yılından bugüne kadar 30 gazeteci cezaevlerinden tahliye edildi ancak haklarındaki davalar devam ediyor. Son dönemlerde en az 98 gazeteci cezaevi koşullarını görmüş durumda. Tutuksuz yargılanan en az 45 gazeteci hakkında verilmiş mahkûmiyet kararları var. Tüm bunlar dikkate alındığında 150’ye yakın gazeteci cezaevine gitme tehdidi altında bulunuyor” dedi. Çok sayıda gazeteci ve medya kuruluşu hakkında açılmış 2 binden fazla dava olduğunu da anımsatan İpekçi, “Bu durum bu ülkeyi yönetenlerin eseridir. Bildiğinizi okumayın, bu tabloyu iyi okuyun. Bu bir utanç tablosudur! Bu utanç, ne gazetecilere ne de bu ülkenin halkına aittir. Bu utanç, bu ülkeyi yönetenlere aittir” diye konuştu.
‘GAZETECİLERE TERÖRİST DEMEKTEN VAZGEÇİN!’
“Bu kanunlarla yargılanmak ve tutuklanmak gazeteciler için bir onurdur” diyen İpekçi , tutuklu gazeteci yakınlarının acı ve özlemlerini paylaştıklarını dile getirdi. İpekçi, şöyle devam etti:
“Ankara-İstanbul arasındaki tünel inşaatlarını ‘bizzat takip ettiklerini’ açıklayan devlet yöneticileri, ülkedeki bu utanç tablosunun sorumluluğunu üzerlerinden atamazlar. Ülkeyi yönetenlere sesleniyorum; gazeteciler cezaevlerine her girdiğinde tam 67 kere haykırdık. 67 gazetecinin yarattığı dalgalanmaya karşı sessiz kaldınız. Ama 68’inci dalga sabırları taşıran son darbeyi vurdu, bu tepkilere kulaklarınızı tıkayamazsınız. Halkınızın sesine kulak verin. Cezaevlerindeki tüm gazetecileri özgür bırakın. Ceza kanunlarını, ceza muhakemesi kanunlarını, telefon dinlemelerine olanak vererek haberleşme özgürlüğünü ortadan kaldıran kanunları, internet erişimini engellemeye gerekçe oluşturan kanunları acilen değiştirin. Gazetecileri terörist ve terör örgütü üyesi ilan etmekten vazgeçin.”
HEPİMİZ CEZAEVLERİNDEKİ 68’LERİZ!
İpekçi, son olarak şunları söyledi: “Cezaevlerinde, gözaltında, mahkemelerde demokrasi mücadelesi veren tüm meslektaşlarının onurlu direnişlerini saygıyla selamlıyoruz! Hepimiz cezaevlerindeki 68’leriz, hepimiz yargılanan binleriz! Yaşasın özgürlük mücadelemiz!”