İstanbul'da 20 Şubat 2010 akşamı yüzleri puşili bir grubun boş bir
markete molotofkokteyli atması üzerine gözaltına alınan ve olay yerine
yakın bir yerde puşi taktığı gerekçesiyle gözaltına alınıp, gizli tanık
ifadesiyle 20 aydır tutuklu bulunan Galatasaray Üniversitesi Endüstri
Mühendisliği 3.sınıf öğrencisi Cihan Kırmızıgül dün beşinci kez çıktığı
hakim karşısında yine tahliye edilmedi. Savcı, Cihan Kırmızıgül hakkında
tahliye ve beraat isterken, mahkeme oy birliği ile verdiği kararla
Kırmızıgül hakkındaki mevcut şuç şüphesinin devam ettiği belirti ve
talebi red etti. SAVCI ‘ŞÜPHE KALMADI’ DEDİ
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanık Cihan Kırmızıgül ile avukatları hazır bulundu. Duruşmada soruşturmayı geliştirecek başkaca husus olmadığından savcının görüşü soruldu. Savcı Mustafa Çavuşoğlu duruşmada açıkladığı görüşünde, tutuklu yargılanan Kırmızıgül’ün, “Silahlı terör örgütüne üye olmak”, “patlayıcı madde bulundurmak”, “Kaygı, korku ve panik yaratmak amacıyla patlayıcı madde atmak suçundan” tutuklu yargılandığını hatırlattı. Savcı sanığın yargılanmasına neden olan gizli tanığın beyanlarının çelişkili olduğunu, örgüt üyesi olduğu iddia edilen Cihan Kırmızıgül ile ilgili çelişkili anlatımlarına dikkat çekerek ‘şüpheden sanık faydalanır” kuralı çerçevesinde mahkum edilmesi için yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğini anlattı. Savcı sanığın tahliyesini ve beraati yönünde karar verilmesini istedi.
"POLİSLER BENİ YERE YATIRIP EZDİ"
Savcı’nın mütalaasının ardından söz alan Cihan Kırmızıgül ise, "Ben tutanakla ilgili konuşmak istiyorum. Olay günü polis araçtan inip beni yakalayıp yere yatırdı ve ellerimi kelepçelediler. Orada kanal yoktu. Sadece küçük bir çukur gibi bir şey vardı. Onun içine attılar ve sonra arabaya bindirdiler. Doblo marka arabanın zeminine yatırdılar. Araçtaki polisler de ayaklarıyla üzerime bastılar. Daha sonra da beni Çağlayan Karakolu’na götürdüler. Burada da polisler bana vurdu. Ben daha sonra Adli Tıpa götürüldüm. Orada polisler bana sorduğunda kapı çarptı vs.. şeklinde ifade vermemi söylediler. Tutanağı şişirme sebepleri de bundan dolayıdır" diye konuştu.
DURUŞMA 16 KASIM'A ERTELENDİ
Savunmanın ardından ara kararın açıklayan mahkeme oy birliğiyle Cihan Kırmızıgül hakkındaki kuvvetli suç şüphesinin devam ettiğini belirterek savcının talebini red etti ve tutuklu olarak yargılanmasına karar verdi. Ayrıca mahkeme sanığın gizli tanık tarafından teşhis edildiği yönündeki evrakı düzenleyen İstanbul Emniyet Müdürlüğü"nde görevli polislerin duruşmada hazır edilmesi için yazı yazılmasını isteyerek, duruşmayı 16 Kasım 2011 tarihine erteledi.
DURUŞMAYI SADECE AİLESİ İZLEYEBİLDİ
20 aydır tutuklu bulunan Cihan Kırmızıgül'e destek için gelen okul arkadaşları, akademisyenler ve müdahil olmayan avukatlar mahkeme başkanının talimatıyla duruşma salonuna alınmadı. Avukatlar davada gizlilik kararı olmadığını hatırlatarak, mahkeme başkanına itirazda bulundu. Ancak kamuya açık olan duruşmayı sadece ailesi ve basın mensupları izleyebildi. Duruşma sonunda ise salona alınmayan avukatlar baroya mahkemenin kararını şikayet etmek için tutanak tuttu.
"CİHAN'IN DURUMU MÜNFERİT DEĞİL"
Beşiktaş Adliyesi'ne destek için gelen Cihan Kırmızıgül'ün ailesi, okul arkadaşları ve akademisyenler yaptıkları basın açıklamasında, Kırmızıgül'ün 18 aydır bir puşi nedeniyle okulundan ve geleceğinden mahrum bırakıldığına dikkat çekti. Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma Platformu adına basın açıklamasını yapan Cihan Kırmızıgül'ün kardeşi Serhat Kırmızıgül ise, "Bugün Cihan, beşinci defa, tutuksuz kalmak ümidiyle duruşma salonunda olacak. Ancak Cihan'ın durumu münferit bir vaka değildir. Sadece İstanbul'da 100'den fazla öğrenci, böyle zorlama delillerle cezaevlerinde tutulmakta ve keyfi uygulamalara maruz bırakılmaktadır" dedi.
"TUTUKLAMALAR FİİLİ CEZAYA DÖNÜŞÜYOR"
Son yıllarda tutuklamaların fiili cezalara dönüştüğüne de değinen Serhat Kırmızıgül, "Bu uyguluma Cihan örneğindeki gibi geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açmaktadır. Mahkemeler, puşi gibi kerameti kendinden menkul delillerle yargıladığı insanlar hakkında karar verirken gerekçe hazırlamakla bile uğraşmayıp, 'kopyala-yapıştır' yöntemini kullanmaktadır" diye konuştu.
Ayrıca davaya BDP İstanbul Millietvekili Sırrı Süreyya Önder, Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Gazeteci-Yazar Özgür Mumcu 'da katılımlarıyla destek verdi.