Karşımdaki bu kadın, kocasını her hafta cezaevinde ziyaret eden... Her hafta cezaevi görevlileriyle usuller yüzünden tartışan, yine de o gülümsemesini yüzünden hiç eksik etmeyen herkesin yakından tanıdığı, bildiği ünlü bir oyuncu... Nur Sürer... O feryat etti, mailler kilitlendi... Onun gözleri doldu oğlundan bahsederken, benim ve nice annelerin tüyleri ürperdi! Nur Sürer "Korkuyorum" dediğinden beri aldığım mektubun ve mailin haddi hesabı yok! Üstelik, "Ne diyor bu kadın, bunca şehit varken, bunca ananın yüreği dağlanırken ne demek göndermemek!" tarzında mailler değil bunlar...
Türkiye aşmış bunları...
Ülke aşmadıysa da vicdanlar aşmış, yürekler aşmış, önce de anneler aşmış...
Oğlunu toprağa verenlerden de mektuplar aldım, "Yüreğim ağzımda kocamı, abimi, sevgilimi bekliyorum!" diyenlerden de...
Kadınlar başkaldırıyor bugün...
Bir süre önce şehit cenazelerine katılan Fatma Şahin'in gözlerini dolduran soruyu bu köşeye bu başlıkla taşımıştım! Şahin'e birkaç şehit annesi şöyle sormuştu: "Bakanım yüreğimiz yanıyor! Vatan sağ olsun olmasına da ya benim oğlan? Bak bir tane kaldı elimde, onun da askerlik çağı yaklaşıyor!"
Fatma Şahin gözleri dolarak, dudakları titreyerek anlatmıştı: "Ürperdim, boğazımda bir yumru, konuşamadım. Ne diyebilirim ki? Ne cevap verebilirim?"
Sahi ya, fabrika mı bu, yetiştir yetiştir yolla, tabutu gelsin...
Bu mudur yani? Kolay mı yetişiyor o çocuklar?
"Üzerine titrediğim, geceleri boyunca başında nöbet tuttuğum, kokusunu her an burnumda duyduğum oğlum o... Korkuyorum askere gitmesinden... "
Nur Sürer hissettiklerini cesurca söyleyebilenlerden...
Kolay değil bu memlekette "Oğlumu askere yollamak istemem" demek!
Yürek ister, duruş ister, gözü karalık ister! Ama bugünlerde bunları da istemiyor...
Duramıyor anneler çünkü... Konuşmadan duramıyorlar, "Yeter artık" demeden, "Kan istemiyoruz" diye bağırmadan... Dalga dalga geliyor üstelik, derinlerden bir yerlerden... Gönderilen mektuplar, mailler, hikâyeler inanın kitap olur... Öyle bir acı var ki... Sessizliğini, sağduyusunu, ağırbaşlılığını çoktan yitirmiş!
Üstelik bekleyecek, sabredecek halleri de yok artık!
Bıçak kemiğe dayanmış...
Balçiçek Pamir