29.2.12

Adıyaman'da Alevilerin evleri işaretleniyor


CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün tarafından Facebook hesabında ortaya atılan ve Adıyaman'da Alevilerin yaşadığı 45 civarında evin işaretlendiği iddiası işaretli evlerin fotoğraflarının yayınlanmasıyla doğrulanırken, mahallelilerin olayla ilgili suç duyurusunda bulunduğu açıklandı. Bu olanlar tesadüf olabilir mi?
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün tarafından bugün Facebook hesabından ortaya atılan Adıyaman'da Alevilerin yaşadığı 45 civarında evin işaretlendiği ve işaretlerin yanı sıra bir takım Arapça yazıların yer aldığı iddiası işaretli evlerin fotoğraflarının  yayınlanmasıyla doğrulanırken, mahallelilerin olayla ilgili suç duyurusunda bulunduğu açıklandı.
VALİLİK VE EMNİYET HAREKETE GEÇTİ
Konuyu gündeme taşıyan Hüseyin Aygün ise facebook hesabında şunları yazdı: "Adıyaman'da Alevi mahallesindeki evlerin kapısının işaretlendiği yönünde haberler alıyoruz, Hükümetin görevi "dindar nesil" yetiştirmek, yurttaşlar arasına kin ve nefret tohumları eken projeler üretmek değil, çoğulcu ve demokratik bir toplumsal düzen tesis etmektir, meydana gelmesi olası saldırıların sorumlusu "Suriye'de Alevi askerler cinayet işliyor" şeklinde konuşan hükümet olacaktır.."
MARAŞ KATLİAMI ÖNCESİ GİBİ
Evlerinin işaretlenmesi üzerine mahalleliler olayla ilgili suç duyurusunda bulunurken, yaşananların Maraş Katliamı öncesinde yaşananlara benzemesi tedirginlik yarattı.
Çocukların tedirgin olduğu mahallede, mahalle sakinleri Maraş katliamı öncesinde yaşananların akıllara geldiğini ifade etti. Evrensel'e konuşan Karapınar Mahalle Muhtarı Hamit Gürsu, 45 civarında evin kapısının işaretlendiğini ifade etti. Kapıların işaretlenmesine karşın evleri işaretlerinin imzasını alan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Azikanlılar Derneği ve Alevi Kültür Derneği yöneticileri topladıkları imzalarla savcılığa suç duyurusunda bulundu. Yapılan suç duyurusunda olayın araştırılarak, faillerin ortaya çıkartılması talep edildi.
BU İLK DEĞİLMİŞ
Söz konusu vahim olayın ilk yaşandığı zaman emniyet güçlerinin "olayı halledeceklerini" söylemesi üzerine ilk işaretlenmeler yaşandığında mahalle sakinleri sessizliğini korudu. Sonrasında işaretlenmelerinin devam etmesi üzerine mahalle sakinleri yaşananları kamuoyu ile paylaşmak için basına haber verdi.
AKILLARA MARAŞ KATLİAMI GELDİ
19 Aralık ile 26 Aralık 1978 tarihleri arasında Kahramanmaraş'ta yaşanan katliam öncesini getirdi. Resmi verilere göre 100'ü aşkın insanın katledildiğini katliamda öncesi Alevi ve solcuların yaşadığı evler işaretlenmişti
YAŞANANLAR TESADÜF MÜ?
Tüm bu yaşananların AKP'nin 12 Haziran seçimlerinden önce yoğunlaştırarak sürdürdüğü Alevi karşıtı propagandanın bir sonucu olduğu ifade edilirken, bir başka açıdan konuyu bugünkü Özgür Gündem Gazetesinde gündeme taşıyan gazeteci-yazar Veysi Sarısözen AKP'nin ve Fethullah Gülen cemaatinin sonuçları çok tehlikeli olacak olan bir mezhep kışkırtması yürüttüğünü ifade etti.
VEYSİ SARISÖZEN: CEMAAT MEHMET BARANSU ELİYLE ALEVİLERİ HEDEF GÖSTERİYOR
Özellikle son MİT-Emniyet krizi esnasında ve sonrasında Taraf Gazetesi yazarı ve cemaate yakınlığıyla bilinen Mehmet Baransu'nun yazılarına dikkat çeken Veysi Sarısözen, Mehmet Baransu tarafından yazılan bir yazıya atıfta bulunarak, Baransu'nun söz konusu yazıda ordudaki "yapılanmalarla" ilgili açıklamalar yaptıktan sonra şöyle dediğini aktardı: "Askerin yanı sıra harekete geçen bir kurum daha vardı; MİT. Benzer bir çalışma orada da yürütülüyordu. Ordu ve Yargı içerisine çöreklenmiş 'mezhepsel' yapılanmanın benzeri, başta dindarları olmak üzere, milliyetçileri ve ülkenin 'ötekilerini' raporluyor, hazırlanan raporlar tek elde toplanıyordu."
Bu tutumun, yaşananların hem Türkiye içi iktidar kavgasıyla ilgili, hem de İran-Suriye sorunu şahsında Ortadoğu'da yaklaşan "mezhep savaşlarıyla" ilgili olduğunu gösterdiğini belirten Sarısözen şöyle devam etti:
"Belli oluyor ki, Cemaat Türkiye'yi Irak'ta süren, Suriye'de artık kanlı bir kavgaya dönüşen "mezhep kavgasına" hazırlıyor. Bu kavganın bölgede ABD yanlısı Sünni çoğunluklu devletlerle İran arasındaki savaşların arifesi olduğunu da unutmamak gerekiyor. Ajan mıdır, meczup mudur, provokatör müdür yoksa fanatik midir bilinmeyen bir takım adamların "mektuplarından" ve "konuşmalarından" yararlanarak, bir takım resmi kurumlardaki Alevi bürokratlara karşı yapılan bu kışkırtma, Ortadoğu'da gelişmekte olan "mezhep savaşları"na Türkiye'nin karışmasından önce Cemaat'in "cephe gerisini" Alevilerden temizleme adımları attığını gösteriyor. Böylece Gülen'in Aleviliğe karşı önyargıları, şimdi iktidar kavgasında ve "mezhepler savaşında" ölümcül bir silaha dönüşüyor.
"MİLYONLARCA SÜNNİYLE MİLYONLARCA ALEVİYİ KARŞI KARŞIYA GETİRECEK TEHLİKELİ BİR OYUN"
Devlet bürokrasisinde farklı kanatların birbirlerini temizlemesi devlet olmanın gereğidir. Çok geçici taktik önemlerine karşılık, esasında böyle boğuşmalar stratejik açıdan önemsizdir. Ama boğuşma bu kurumlarda "mezhep savaşları" halini alırsa, o zaman iş bürokrasi içi bir iş olmaktan  olmaktan çıkar, milyonlarca Sünniyle, milyonlarca Aleviyi karşı karşıya getirecek tehlikeli bir oyuna dönüşür."
POLİS MARAŞ KATLİAMI ANMASINA DA İZİN VERMEMİŞTİ
Maraş Katliamının geçtiğimiz yıl yapılması planlanan anmasında önceki yıllara nazaran çok daha saldırgan bir tutum alan polis, binlerce kişinin Maraş'a girmesine izin vermemiş ve gaz bombalı, coplu saldırıyla pek çok alevi vatandaşın yaralanmasına sebep olmuş, çok sayıda kişiyi de göz altına almıştı.