ROSARİO'DA DÜNYAYA GELEN ÇOCUK
Arjantin'in Rosario kentinde dünyaya gelen Che, İrlanda ve İspanyol asıllı bir ailenin çocuğudur. Ailenin geçmiş serüveni İrlanda ile başlar, İspanya ile devam eder, Arjantin'le noktalanır. Sol görüşlere sahip olan aile, çevresinde radikal olarak anılır. Che de ailesinin etkisiyle sol görüşlerle çocukluğunda tanışır. Ailesinin aydın özelliklere sahip olması yetişmesinde etkili olur. Ciddi astım hastası olmasına karşın iyi bir atlet olur. Babasından satranç öğrenir ve küçük yaşlardan itibaren turnuvalara katılır. Şiire ilgi duyar. Pablo Neruda'dan etkilenir ve yaşamı boyunca şiir yazar. Farklı konularla ilgili okur, araştırmalar yapar. Fotoğraf çekme onun bir başka ilgi alanıdır. 1948 yılında Buenos Aires Üniversitesi'ne girer ve 1953'te tıp öğrenimini tamamlamış olarak okuldan mezun olur.DEVRİM AŞKI YOLCULUKTA BAŞLAR
Che'nin yolculukları öğrencilik döneminde başlar. Latin Amerika onun ilk gezi haritasıdır. Arkadaşı Alberto Granado ile 1951 yılında Güney Amerika gezisine çıkar. Bunun için bir yıl eğitimine ara verir. Bu yolculuğu, halkın yaşam mücadelesini, yoksulluğu, sefaleti daha yakından görmesini sağlar. Che bu dönemde kurtuluşun tek yolunun 'devrim' olduğu sonucuna varır. Kıta çapında bir devrim stratejisi, gerçekleştirmek istediği hayali olur. Che yolculuklarına devam edebilmek için okulu bir an önce bitirmek ister. Okuldan mezun olur olmaz Bolivya, Peru, Ekvador, Panama, Kosta Rika, Nikaragua, Honduras ve El Salvador topraklarını geçip birkaç ay sonra Guatemala'ya ulaşır. Gittiği her yerde sosyalistlerle bağlantılar kurmaya çalışan Che, Kosta Rika'da Kübalı devrimcilerle bağlantıya geçer. Guatemala'da da ilk işi sosyalistlerle ilişkiye geçmek olur. Amerikan Popüler Devrimciler İttifakı'nın (APRA) yöneticileriyle ilişki kurar. Daha çok tıbbi çalışmalarda bulunan Che Guevara, kısa bir süreliğine komünist gençlik örgütü tarafından kurulan silahlı milis çalışmalarında da yer alır.KÜBA NE TARAFA DÜŞER USTA
Guatemala hükümetinin başında bulunan Jacobo Arbenz Guzman, popülist reformcu değişiklikler yaptığı için ABD'nin hedefi haline gelir ve CIA operasyonu bir darbeyle düşürülür. Birçok sosyalist tutuklanır. Che önce Arjantin Konsolonsluğu'nda saklanır ve ardından Meksika yolunu tutar.Eylül 1954'te Meksika'ya geçen Che, orada Kübalı devrimcilerle ilişki kurar. 8 Temmuz 1955'te Raul Castro aracılığıyla Fidel Castro ile tanışır. Bütün gece Castro ile tartışma yapan Che, sonuçta ikna olur ve Küba devriminde yer almaya karar verir. Che'nin adı artık Castro'nun başında yer aldığı "26 Temmuz Hareketi" ile birlikte anılır. Bu Che için bir dönüm noktasıdır aynı zamanda. Che'nin enternasyonal efsaneye dönüşmesinin tarihe düşen köşe taşı.
GRANMA GEMİSİNDEN MAESTRA DAĞLARINA
Castro'nun da içinde yer aldığı Kübalı devrimciler Meksika'daki hazırlıklarını tamamladıktan sonra devrimi örgütlemek için kiraladıkları Granma gemisiyle yola çıkarlar. Che hala "doktor"dur. ABD işbirlikçisi Batista'nın kuvvetleri geminin gelişini haber alır ve pusu kurar. Kübalı devrimciler karaya çıkar çıkmaz saldırıya uğrar. Devrimcilerin çoğu orada ya da yakalandıktan sonra katledilir. Sierra Maestra Dağları'na çıkmayı başarıp Batista diktatörlüğüyle savaşmayı başarabilen sadece 12 kişidir. Che çatışma sırasında düşürülen bir cephane çantasını alır ve ağırlık oluşturmasın diye tıbbi malzeme çantasını bırakır. Kendi deyimiyle bu, onun "doktordan savaşçıya dönüştüğü an" olur.Küba devriminin hızı önderlerine de hız kazandırmıştır, ya da tersi. Başka türlü devrimi başarıya ulaştırmak mümkün olamazdı. Che en hızlı öğrenen ve uygulayan bir devrimci olarak, öğrencilikten komutanlığa sıçrama yaptı. Cesareti, akıl gücünü pratikle bütünleştiren yeteneği ona itilim kazandırdı ve öne çıkmasını sağladı. Savaş boyunca en tehlikeli işleri üstlenmekten çekinmedi ve kısa sürede büyük bir saygınlık yarattı.
DEVRİM VE CHE
Sierra Maestra dağlarını mesken tutan gerilla birliklerinin komutanlarından biri olarak Che, devrimin başarısında büyük bir paya sahiptir. 1958 Aralık ayı Batista güçlerine son darbelerin vurulduğu bir aydır. Devrimin en önemli vuruşları o dönemde yapılmaktaydı. Santa Clara'ya giren vurucu birliğin başında Che vardır. Bu, diğer birliklerin Havana'ya girişini sağlayacak ve bir bakıma "intihar" çıkışı olacaktır.Aralık ayının bu son baskınlarıyla, Batista, 1 Ocak 1959 tarihinde ülkeyi terk ederek Dominik Cumhuriyeti'ne sığındı. Devrim zaferini gecikmeden aynı gün ilan etti.
Ernesto Che Guevara devrimden sonda Küba'da kaldığı dönemlerde önemli sorumluluklar aldı. Batista rejiminin suçlularının yargılanması görevinden başlayarak, Ulusal Toprak Reformu Enstitüsü'nde sorumluluklar aldı. Küba Merkez Bankası'nın Başkanlığı'nı yaptı.
DİĞER ÜLKE DEVRİMLERİYLE DAYANIŞMA
Che'nin en öne çıkan özelliği, onun lokal düzeydeki devrimciliğin ötesine taşan ve pratiğiyle ortaya koyduğu enternasyonal devrimci kimliğiydi. Küba'da olduğu dönemde Panama'dan Dominik Cumhuriyeti'ne, Kongo'ya, Cezayir'e kadar birçok ülke devrimcilerine yardımlarda bulundu.Che'nin devrimi yayma stratejisinde son durak Bolivya olur. Az sayıda gerilla ile devrim kıvılcımını tutuşturmaya çalışan Che, daha önce görüşüp anlaştığı Bolivya'daki sosyalist çevrelerin ihanetine uğrar ve onlardan bir destek alamaz. Başında bulunduğu Bolivya Ulusal Bağımsızlık Ordusu (ELN) ise elli kişiden oluşuyordu.
Çok zor koşullarda yürütülen bu mücadele kentlerde gerekli lojistik desteği alamayınca tecrit kalır. CIA destekli Bolivya Özel Harekat Birlikleri Che'nin Bolivya'da faaliyet yürüttüğünü öğrenir ve peşine düşer. Özel birliklerle karşılaşan ve çatışmaya giren Che, yaralı olarak ele geçer ve 9 Ekim 1967 günü katledilir.
Che, Küba Devrimi'nin kalbinde doğmuş enternasyonal bir devrimci önder olarak tek başına ismiyle bile dünya halklarına ilham veren bir kimlik oldu. O devrimciliğe adımını attığı andan itibaren bütün yaşamı boyunca farklı alanlarda hep üretti. Yeni bir toplum, yeni bir insan peşinde koşan Che, ekonomiden kültüre, felsefeden askeri sorunlara, devrimi yayma stratejisinden sosyalizmin teorik sorunlarına hemen hemen bütün alanlarla ilgilendi. İdeolojik sorunlara ağırlık verdi. Yeni insan yaratma ve yeni bir toplum örgütlemede kültürel dönüşümün önemine dikkat çekti. Sosyalist planlamanın üzerinde durdu ve Sovyetler Birliği'ndeki kimi uygulamaları eleştirdi.
Che yaptıkları ve bütün dünyada bıraktığı etkiyle enternasyonal bir devrimci olarak insanlığın yüreğinde yanan bir meşale olmayı sürdürüyor.etha