Öncelikle size ve orada çalışan herkese sevgi ve selamlarımı gönderiyorum. 1,5 yıl oldu tutuklanalı. Bu 1,5 yılda sizlere sürekli mektup yazdım, sesimizi duyurmaya çalıştım. Yazmaya da devam edeceğim. Çünkü ortada çok büyük bir huzursuzluk var.
Bu ülkede parasız eğitim istemenin bedeli yıllara varan tutsaklık oluyor. Ferhat ve ben, en başta kendi hakkımızı, genelde de tüm öğrencilerin, ailelerin hakkını dile getirdiğimiz için 1,5 yıldır bedel ödüyoruz. 15 yılla yargılanıyoruz. Evet, parasız eğitim istemenin bedeli 15 yıl. Herkes duysun, bilsin ki; anayasada var olan bir hakkı yazmak kolay, istemek suç! İşte Ferhat ve ben bu ülkede, bu hakkı’ dile getirdiğimiz için suçlu ilan ediliyoruz. Hem de ‘kuvvetli bir suç’ bizimkisi. Nedir kuvvetli suç? Yoktur cevabı. Çünkü gerçekte ortada suç falan yoktur. Anayasada var olmasına rağmen gasp edilen bir hak vardır. Parası olamadığı için ölen binlerce öğrenci vardır. Ferhat ve ben, bu gerçekleri yaşayan, gören öğrenciler olarak ‘Parasız Eğitim istiyoruz, alacağız’ yazılı pankartı açtık. Açtığımız pankart bu ülkede yakıcı bir sorunu dile getirdi; Paralı eğitimi!
Paralı eğitim, yakıcı bir sorundur. Çünkü asgari ücretin 655 TL olduğu ülkemizde, halkımız ya çocuklarını okula göndermeyi tercih ediyor ya da kıt kanaat geçinerek okutabiliyor. Annemiz, babamız; sırf biz okuyalım diye insanlık onuruna yakışmayan işlerde, zor şartlar altında çalışıyor. Okulun halılarını yıkıyor örneğin. Hem de canını ortaya koyarak, sakat kalmayı göze alarak. Böyle bir ülkede parasız eğitim istemek suç değil bir haktır.
Mayıs ayında görülen 3. mahkememizde savcı; bu talebi dile getirmenin, kişi hak ve özgürlüğü olduğu söyleyerek beraatımızı istedi. Yani savcı diyor ki; ‘sizi aylardır içeride tutarak bir suç işledik. Bu bir haktır, serbest bırakılmasınız.’ Ama heyet kabul etmeyerek, tutukluluğa devam kararı verdi. Mahkeme 5 ay sonraya, 6 Ekim 2011’e ertelendi. Bu süre içersinde hızla Ferhat ve ben okuldan atıldık. Bize beraat kararı veren savcı ise sürgün edildi. Hukuksuzluğun biri bitiyor, diğeri başlıyor ve biz tüm bunların ortasında ısrarla ‘parasız eğitim’ talebini dile getirerek, binlerce öğrencinin umudu olmaya devam ediyoruz.
6 Ekim 2011’de Beşiktaş 10. Ağır Ceza mahkemesinde 4. kez hâkim karşısına çıkacağız. Bu mahkemede başta siz köşe yazarlarımız, tüm aydınları, öğrencileri ve ailelerimizi çağırıyorum. Gelin, hep birlikte haykıralı; ‘Parasız Eğitim istemek suç değil, haktır. ‘Bu hukuksuzluğa göz yummayalım. Hepinizi duyarlı olmaya, duyarlı olmanın ötesinde, mahkemenin önüne gelerek sesimize ses olmaya çağırıyorum. Bunu kendi hakkımız, geleceğimiz için yapalım.
6 Ekim günü daha güçlü bir şekilde dile getireli; ‘ Parasız Eğitim İstemek Suç Değildir.’
Şimdiden göstermiş olduğumuz ilgiden dolayı teşekkür ediyor, 6 Ekim günü bizim yanımızda olacağınıza inanıyorum. Sevgilerimle,
Berna YILMAZ
Kadın Kapalı Hapishanesi B-4 Bakırköy/İstanbul